Bugün “web sitesi yaptırma” aratın. İlk sayfada üç ayrı fiyat sayfası çıkıyor ve verdikleri aralıklar şöyle: 10.000–20.000 TL, 10.000–50.000 TL, 3.500–111.110 TL.
Aynı cümleyi arayan kişiye otuz kat fark söyleniyor.
Bu bir pazarlık payı değil. Farkı yaratan şey, siz daha teklif almadan önce verilmiş olması gereken kararlardır: sitenin hangi işi yapacağı, hangi altyapıda kurulacağı, içeriği kimin yazacağı ve teslim günü neyin size ait olacağı. Bu kararlar netleşmeden alınan tekliflerin her biri farklı bir işin fiyatıdır — bu yüzden karşılaştırılamaz.
Aşağıdaki yedi karar, teklif istemeden önce verilmesi gerekenler. Sıraları da tesadüfi değil: birincisi verilmeden diğerleri havada kalır.
İçindekiler
Toggle- Karar 1: Bu site hangi işi yapacak?
- Karar 2: Kim yapacak?
- Karar 3: Hangi altyapı üzerine kurulacak?
- Karar 4: İçeriği kim yazacak?
- Karar 5: Teslim günü neye sahip olacaksınız?
- Karar 6: Alan adı kimin adına kayıtlı olacak?
- Karar 7: Yayından sonra siteye kim dokunacak?
- Yedi Karar Verildikten Sonra: Teklifler Nasıl Karşılaştırılır?
- Sonuç: Pahalı Olan Site Değil, Verilmemiş Karardır
- Web Sitesi Yaptırma ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
- Web sitesi yaptırmak ne kadar sürer?
- Alan adını kim almalı, ben mi firma mı?
- com.tr almak için vergi levhası veya marka tescili gerekiyor mu?
- Hazır platform mu, özel geliştirme mi daha mantıklı?
- Teslimde firmadan neleri istemeliyim?
- Web sitesi fiyatları neden bu kadar farklı?
- Siteyi yaptıran firma dışında kimse güncelleyebilir mi?
Karar 1: Bu site hangi işi yapacak?
“Kurumsal bir sitemiz olsun” bir hedef değil, bir istektir. Hedef, sitenin hangi ölçülebilir işi yapacağıdır.
Pratikte üç ana iş var ve üçü farklı site kurar:
- Talep toplamak. Ziyaretçi form dolduracak, arayacak ya da WhatsApp’tan yazacak. Site kısa, iletişim her ekranda, kanıt (referans, vaka, yorum) görünür olmalı.
- Satış yapmak. Ödeme, kargo, iade ve stok akışı var. Bu artık bir site değil, bir operasyon; kararların yarısı tasarımla değil altyapıyla ilgili. Bu tarafta hangi kriterlerin bağlayıcı olduğunu e-ticaret altyapısı seçimi yazımızda ayrıca ele aldık.
- İtibar sağlamak. Kimse siteden satın almayacak ama bakacak. Yatırımcı, aday çalışan, ihale komisyonu. Burada içerik derinliği tasarımdan önemlidir.
Bu üçü aynı anda istenebilir ama aynı anda önceliklendirilemez. Hangisinin birinci olduğu belli değilse, tasarımcı da geliştirici de kendi varsayımıyla çalışır ve teslimde ortaya beklediğinizden başka bir şey çıkar.
Test basit: siteniz yayına girdikten üç ay sonra “işe yaradı” demek için hangi rakama bakacaksınız? Cevap veremiyorsanız birinci karar henüz verilmemiştir.
Karar 2: Kim yapacak?
Dört seçenek var ve hiçbiri diğerinden mutlak üstün değil. Seçimi belirleyen şey bütçe değil, sizin ne kadar karar vereceğiniz.
Kendiniz (site kurucu platformlar). En hızlı ve en ucuz yol. Tek kişilik işletmeler, yeni başlayanlar ve “önce ortada bir şey olsun” diyenler için mantıklı. Sınırı şurada: platform büyüdüğünüzde size ayak uydurmaz, siz platforma uyarsınız.
Freelancer. Tek bir kişiyle çalışırsınız, iletişim kısadır, maliyet ajanstan düşüktür. Riski de aynı yerde: tek kişi. Hastalanır, işi bırakır ya da başka projeye geçerse süreç durur. Devamlılığı sözleşmeye bağlamadan girmeyin.
Ajans. Tasarım, geliştirme, içerik ve SEO aynı masada olur; teslim sonrası sorumluluk tanımlıdır. Maliyeti yüksektir ve küçük işler için ağır kalabilir.
Kurum içi ekip. Sürekli değişen, çok sayfalı, sürekli kampanya yayınlayan yapılarda anlamlıdır. Tek seferlik bir site için pahalıdır.
Kararı verirken kime soracağınızdan çok ne soracağınız önemli. Google’ın kendi dokümanı, bir ajansla çalışmadan önce sorulacak soruları açıkça sayıyor: önceki çalışmalardan örnek ve başarı öyküleri, Google Arama Yönergeleri’ne uyulup uyulmadığı, sonuçların ne kadar sürede beklendiği ve başarının nasıl ölçüldüğü, sektör ve bölge deneyimi, iletişimin nasıl kurulacağı (Google Search Central).
Siteniz yayında, ama performans üretiyor mu?
SEO, hız ve dönüşümü aynı sistemin parçası olarak kuruyoruz. Ziyaretçiyi müşteriye çeviren bir site yapalım.
TASARIM TEKLİFİ ALAynı doküman uyarı işaretlerini de sayıyor: birinci sıra garantisi verenler, Google ile “özel ilişkisi” olduğunu söyleyenler, yöntemini açıklamaktan kaçınan şirketler. Erişim konusunda da net bir tavsiyesi var: denetim aşamasında Search Console’a yalnızca okuma erişimi verin, yazma erişimi vermeyin.

Karar 3: Hangi altyapı üzerine kurulacak?
Bu karar teknik görünür ama aslında ticari bir karardır: siteyi ilerde kim değiştirebilecek? Hazır bir kurulumla özel tasarım arasındaki farkı hazır web sitesi mi özel tasarım mı yazımızda üç ayrımda topladık.
Üç yol var. Hazır platformlar (site kurucular) hızlıdır, aylık abonelikle çalışır ve teknik bilgi istemez; buna karşılık yapabilecekleriniz platformun izin verdiğiyle sınırlıdır ve veriyi başka yere taşımak çoğu zaman zordur. İçerik yönetim sistemleri ortadadır: kurulum bir kez yapılır, sonrasında içeriği kendiniz yönetirsiniz, geliştirici piyasası geniştir. Özel yazılım en esnek ve en pahalı olandır; ancak standart dışı bir iş akışınız yoksa çoğu işletme için gereksizdir.
Kararı verirken sorulacak soru şu: iki yıl sonra bu siteyi kim güncelleyecek? Cevap “biz kendimiz” ise, seçtiğiniz altyapının yönetim ekranını teslimden önce görün. Cevap “yapan firma” ise, o firmaya bağımlılık tasarım kararı değil, iş riskidir.
Karar 4: İçeriği kim yazacak?
Web sitesi projelerinde en çok gecikme yaratan kalem tasarım değil, metindir. Sahada gördüğümüz tablo neredeyse hep aynı: tasarım iki haftada biter, proje “içerik bekleniyor” diye üç ay askıda kalır.
Üç seçenek var ve her birinin gizli maliyeti farklıdır:
- Siz yazarsınız. Maliyeti sıfır görünür; gerçek maliyeti zamandır ve genellikle proje burada durur.
- Yapan taraf yazar. Hızlıdır ama metin çoğu zaman sektör klişesiyle dolar. Ayrıca teslim sonrası o metinlerin kime ait olduğu sorusu doğar (bkz. Karar 5).
- Ayrı bir içerik tarafı yazar. En kaliteli sonucu verir, bütçeye ayrı kalem ekler.
Hangisini seçerseniz seçin, teklif almadan önce sayfa listesini çıkarın. Kaç sayfa yazılacağı bilinmeden verilen içerik fiyatı tahminden ibarettir; sonradan çıkan her sayfa ek maliyettir.
Karar 5: Teslim günü neye sahip olacaksınız?
Bu, listenin en çok atlanan ve en pahalıya mal olan kararı.
Devraldığımız projelerde en sık karşılaştığımız tablo şu: site çalışıyor, tasarım güzel, ama alan adı yapan firmanın hesabında, hosting onların panelinde, Search Console mülkü onların e-postasında, kaynak koda erişim yok. İşletme kendi sitesinin sahibi değil, kiracısıdır. Ve bu, ayrılmak istediği güne kadar fark edilmez.
Teslimde elinizde şunlar olmalı:

Bu beş maddeyi sözleşmeye yazmak, proje bittikten sonra pazarlık etmekten çok daha kolaydır. Özellikle ölçüm hesapları: Analytics mülkü yapan firmanın hesabında açıldıysa, ayrıldığınız gün geçmiş verinizi kaybedersiniz. Reklam tarafında aynı sorunun nasıl çözüldüğünü Google Ads hesap devri yazımızda ele almıştık; mantık web sitesi tarafında da aynıdır.
Siteyi kimin yaptığı bir tedarik kararıdır. Siteye kimin sahip olduğu bir varlık kararıdır.
Karar 6: Alan adı kimin adına kayıtlı olacak?
Ayrı bir başlık hak ediyor, çünkü Türkiye’de bu konuda yaygın bir yanlış bilgi dolaşıyor.
Uzun yıllar .com.tr almak için ticaret sicil belgesi, marka tescili ya da benzeri bir evrak gerekiyordu. Bu şart kalktı. TRABİS’in faaliyete geçmesiyle birlikte “com.tr”, “org.tr” ve “net.tr” uzantılı alan adları belgesiz biçimde, “ilk gelen ilk alır” kuralına göre tahsis ediliyor (TRABİS). Bu değişiklik 14 Eylül 2022’de yürürlüğe girdi.
Pratik sonucu iki tane. Birincisi: artık evrak beklemeden alan adınızı hemen alabilirsiniz — ve almalısınız. İkincisi, daha önemlisi: belge şartı kalktığı için alan adını sizin yerinize başkasının alması da kolaylaştı. Kaydın kimin adına yapıldığı, sözleşmede yazan her şeyden daha belirleyicidir.
Kural basit: alan adını siz alın, sonra kullanım yetkisini verin. Tersi değil.

Karar 7: Yayından sonra siteye kim dokunacak?
Çoğu teklif teslim gününde biter. Oysa bir web sitesinin ömrü teslimde başlar.
Karara bağlanması gereken üç şey var: içerik güncellemesini kim yapacak, teknik bakımı kim üstlenecek ve bir arıza durumunda kime, ne kadar sürede ulaşılacak.
“Teknik bakım” da kendi başına muğlak bir kelime. Kapsamı yazıya dökülmezse taraflar farklı şey anlar. Netleştirilmesi gerekenler şunlar:
- Altyapı ve eklenti güncellemeleri kimin sorumluluğunda, hangi sıklıkta yapılacak
- Yedek ne sıklıkta alınacak, nerede duracak ve geri dönmenin denenip denenmediği
- Güvenlik sertifikasının yenilenmesi ve alan adı süresinin takibi kimde
- Site erişilemez olduğunda ilk cevap süresi ne kadar
- Küçük içerik değişiklikleri (bir telefon numarası, bir fiyat) ücretli mi, dahil mi
Bunların hiçbiri “sonra hallederiz” ile geçiştirilecek konu değil; çünkü sorun çıktığı gün elinizde ya yazılı bir cevap olur ya da kimse. Özellikle yedek maddesine dikkat: alınmış ama hiç geri dönülmemiş bir yedek, yedek sayılmaz.
Bu kararın bir de görünmez tarafı var: siteyi kendiniz güncelleyecekseniz, teslimde eğitim isteyin. Yarım saatlik bir ekran paylaşımı, sonraki iki yılda onlarca küçük talebi ortadan kaldırır.
Yedi Karar Verildikten Sonra: Teklifler Nasıl Karşılaştırılır?
Baştaki otuz kat farka geri dönelim. O farkın büyük kısmı kötü niyetten değil, kapsamın tanımsız olmasından doğuyor. 3.500 TL’lik teklif de, 111.000 TL’lik teklif de kendi tanımladığı işin fiyatı.
Peki iki uç arasındaki mesafeyi pratikte hangi kalemler dolduruyor? Altı tane:
- Sayfa sayısı. Beş sayfalık bir tanıtım sitesiyle kırk sayfalık bir kurumsal site arasındaki fark tasarımda değil, üretim hacmindedir.
- Tasarımın hazır mı özel mi olduğu. Hazır bir şablonun uyarlanmasıyla sıfırdan arayüz tasarımı aynı kalem değildir.
- Metnin kime yazdırıldığı. Metni siz veriyorsanız fiyat düşer; yazdırıyorsanız sayfa başına bir üretim maliyeti eklenir.
- Özel işlevler. Üyelik, randevu, hesaplama aracı, ödeme, entegrasyon. Her biri ayrı bir geliştirme kalemidir ve teklifte tek satırda geçiştirilirse sonradan “kapsam dışı” çıkar.
- Çok dillilik. İkinci dil, sayfa sayısını ikiye katlamakla kalmaz; çeviri, dil yönlendirmesi ve arama motoru tarafında ayrı kurulum ister.
- Teslim sonrası destek. Üç aylık destekle bir yıllık bakım anlaşması arasındaki fark, toplam fiyatın azımsanmayacak bir kısmıdır.
Bir teklifi değerlendirirken bu altı kalemin hangisinin içeride, hangisinin dışarıda olduğunu sorun. Cevap net değilse fiyat da net değildir.
Yedi karar verildiğinde teklif isteme biçiminiz de değişir. Artık “web sitesi kaç para?” diye sormazsınız. Şunu sorarsınız: şu amaca hizmet edecek, şu altyapıda kurulacak, şu kadar sayfa içerik yazılacak, şu hesaplar bizim adımıza açılacak, teslimden sonra şu kapsamda destek verilecek bir iş kaç para?
Bu soruya gelen üç teklif karşılaştırılabilir. Diğerleri sadece birbirine benzemeyen rakamlardır.
Fiyatın hangi kalemlerden oluştuğunu web tasarım fiyatları yazımızda kalem kalem ayırdık; kurumsal bir sitenin taşıması gereken yapıyı ise kurumsal web sitesi nasıl olmalı yazımızda ele aldık.
Sonuç: Pahalı Olan Site Değil, Verilmemiş Karardır
Bir web sitesi projesinin bütçesini şişiren şey genellikle tasarım ya da geliştirme değildir. Proje ortasında değişen kapsam, gecikmiş içerik ve teslimde çıkan sahiplik sorunudur.
Bu yedi kararı teklif almadan önce vermek, projenin toplam maliyetini düşürür — çünkü sonradan düzeltilen her karar, yeniden yapılan iş demektir.
Siteniz var ama beklediğiniz işi yapmıyorsa sorun çoğu zaman tasarımda değil, en baştaki birinci kararda olur. Ücretsiz teşhis raporumuzla sitenizin hangi işi yaptığını ve nerede kaybettirdiğini birlikte çıkaralım.
Web Sitesi Yaptırma ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Web sitesi yaptırmak ne kadar sürer?
Kapsama bağlı, ama gecikmenin kaynağı genellikle tasarım değil içeriktir. Sayfa listesi ve metinler hazırsa tanıtım sitesi birkaç haftada yayına girebilir. İçerik teslimde beklenirse aynı proje aylara yayılır. Süreyi kısaltmanın en etkili yolu, teklif aşamasında sayfa listesini ve metni kimin yazacağını netleştirmektir.
Alan adını kim almalı, ben mi firma mı?
Siz almalısınız. Alan adı kaydı kimin adınaysa alan adı onundur; sözleşmede ne yazdığı ikinci sıradadır. Kaydı kendi adınıza yapıp kullanım yetkisini yapan tarafa verin. TRABİS’in faaliyete geçmesiyle birlikte “com.tr”, “org.tr” ve “net.tr” için belge şartı kalktı ve bu uzantılar “ilk gelen ilk alır” kuralıyla tahsis ediliyor; yani beklemek için bir sebep yok.
com.tr almak için vergi levhası veya marka tescili gerekiyor mu?
Gerekmiyor. Yirmi yıldan uzun süre belge ibraz edilerek alınan “com.tr”, “org.tr” ve “net.tr” uzantıları, TRABİS’in 14 Eylül 2022’de faaliyete geçmesiyle belgesiz olarak “ilk gelen ilk alır” kuralına göre tahsis ediliyor. Belge istenen uzantılar ise “av.tr”, “dr.tr”, “edu.tr”, “gov.tr” gibi özel kategorilerdir.
Hazır platform mu, özel geliştirme mi daha mantıklı?
Sitenin ne kadar değişeceğine bağlı. Tek kişilik işletmeler ve “önce ortada bir şey olsun” diyenler için hazır platform hızlı ve ucuzdur. Büyüyen, özel bir iş akışı olan ya da veriyi ilerde başka yere taşıması gerekebilecek işletmeler için içerik yönetim sistemi daha güvenlidir. Özel yazılım, standart dışı bir akışınız yoksa çoğu işletme için gereksizdir.
Teslimde firmadan neleri istemeliyim?
Beş şey: alan adının sizin adınıza kaydı ve panel erişimi, hosting hesabının sizin adınıza olması, kaynak kod ve veritabanı yedeği, Analytics ile Search Console mülkünün sizin hesabınızda açılmış olması, ve metin ile görsellerin kullanım hakkının yazılı olması. Bu beş madde sözleşmeye baştan yazıldığında sorun çıkmaz; proje bittikten sonra konuşulduğunda pazarlığa döner.
Web sitesi fiyatları neden bu kadar farklı?
Çünkü teklifler farklı işleri fiyatlıyor. Sayfa sayısı, içeriğin kim tarafından yazılacağı, altyapı, özel geliştirme ihtiyacı, çok dillilik ve teslim sonrası destek kapsamı fiyatı belirleyen asıl kalemler. Bu kalemler tanımlanmadan alınan teklifler karşılaştırılabilir değildir; aynı başlık altında bambaşka işler anlatırlar.
Siteyi yaptıran firma dışında kimse güncelleyebilir mi?
Seçtiğiniz altyapıya bağlı. Yaygın bir içerik yönetim sistemi kullanıldıysa geliştirici piyasası geniştir ve devir kolaydır. Kapalı bir platform ya da tamamen özel bir yazılım kullanıldıysa seçenekleriniz daralır. Bu yüzden altyapı kararı teknik değil ticari bir karardır: ilerde kime bağımlı kalacağınızı belirler.







