Bir yorumla markalar batmıyor.
Markalar sessiz kalarak batıyor.
Bugün sosyal medyada kriz dediğimiz şey, eskisi gibi “olağanüstü bir durum” değil. Aksine, görünür olan her marka için kaçınılmaz bir temas noktası. Algoritmalar yorumu öne çıkarıyor, kullanıcılar tepkiyi izliyor, potansiyel müşteriler ise tek bir şeye bakıyor:
“Bu marka zor bir anda nasıl davranıyor?”
Sorun genellikle olumsuz yorumun kendisi değil.
Asıl sorun;
- cevapsız bırakılan mesajlar,
- savunmacı refleksler,
- silinen yorumlar,
- ya da herkese aynı otomatik metni atan markalar.
Çünkü sosyal medyada krizler hata yüzünden değil, hataya verilen tepki yüzünden büyür.
Bu yazıda klasik tanımlarla vakit kaybetmeyeceğiz. “Kriz nedir?” demek yerine, kriz anında ne yapılması gerektiğini netleştireceğiz. Okuduklarını yarın sabah doğrudan uygulayabileceğin bir çerçeveyle ilerleyeceğiz.
Bu içerikte şunları öğreneceksin:
- Sosyal medyada karşılaşılan kriz türleri ve neden hızla yayıldıkları
- Onur Air ve Domino’s gibi markaların yaşadığı gerçek kriz örnekleri
- Olumsuz yorumları bastırmak yerine fırsata çeviren uygulanabilir cevap modelleri
Biz Brandaft’ta krizi bastırmayı değil, doğru yöneterek güvene dönüştürmeyi merkeze alan bir yaklaşım benimsiyoruz; bu yüzden Brandaft’ı yalnızca içerik üreten değil, markaların zor anlarda doğru refleksi geliştirmesine yardımcı olan bir sosyal medya ajansı olarak konumlandırıyoruz.
İçindekiler
Toggle- Sosyal Medya Krizi Nedir?
- Sosyal Medya Krizleri Neden Büyür?
- Kriz Durumunda Sosyal Medya Yönetimi Nasıl Olmalı?
- Sosyal Medyada Kurumsal Kriz Yönetimi Örnekleri
- Sosyal Medya Kriz Yönetimi Örnekleri (Mini Vaka Kutuları)
- Olumsuz Yorumlar Nasıl Fırsata Dönüşür?
- Sosyal Medyada Kriz Yönetimi İçin Altın Kurallar
- Sosyal Medyada Kriz Olmadan Önce Yapılması Gerekenler
- Özet
- Sosyal Medya Kriz Yönetimi ile İlgili Sık Sorulan Sorular
- Sosyal medya kriz yönetimi nedir?
- Kriz durumunda sosyal medya yönetimi nasıl yapılmalıdır?
- Sosyal medya krizleri örnekleri neden önemlidir?
- Sosyal medyada kurumsal kriz yönetimi neden farklıdır?
- Onur Air sosyal medya krizi neden büyüdü?
- Domino’s Pizza sosyal medya krizi nasıl yönetildi?
- Olumsuz yorumlar gerçekten fırsata dönüşebilir mi?
Sosyal Medya Krizi Nedir?
Sosyal medya krizi; bir marka hakkında yapılan olumsuz yorumların, şikâyetlerin veya hassas bir gündeme dair beklentilerin kısa sürede geniş kitlelerce görünür hâle gelmesi ve markanın buna verdiği tepkinin algıyı doğrudan etkilemesi durumudur. Buradaki kritik nokta, krizin “varlığı” değil, yönetim biçimidir. Aynı olay, doğru yönetildiğinde güveni artırabilir; yanlış yönetildiğinde ise kalıcı itibar kaybına yol açabilir.
Sosyal medya krizlerini geleneksel krizlerden ayıran iki temel fark vardır: hız ve görünürlük. Geleneksel krizlerde zaman kazanmak mümkündür; sosyal medyada ise ilk dakikalar algıyı belirler. Tepkiler kamuya açıktır, ekran görüntüsü alınır, yayılır ve silinemez. Bu yüzden “bekleyelim, geçer” refleksi sosyal medyada neredeyse her zaman krizi büyütür.
Bu noktada içeriğin omurgasını oluşturan kritik ayrım devreye girer: proaktif vs reaktif kriz yönetimi. Araştırmalar, krizden önce hazırlıklı olan ve net bir iletişim çerçevesi bulunan markaların, kriz anında güven kaybetmediğini; geç, sessiz veya tutarsız kalan markaların ise ciddi bir itibar erozyonu yaşadığını gösteriyor. Yani farkı yaratan şey iyi niyet değil, hazırlık seviyesi.
Bunu en net gösteren örneklerden biri Starbucks Türkiye vakasıdır.
Aynı marka, iki farklı kriz, iki farklı sonuç:
- Deprem süreci (reaktif yaklaşım):
Günlerce sessizlik, net bir mesajın olmaması ve geç gelen empati dili sosyal medyada boykot çağrılarını büyüttü. - Filistin krizi (proaktif yaklaşım):
Sessizlik yerine hızlı ve net bir pozisyon alındı. Şeffaf, kategorize edilmiş açıklamalarla iletişim sürdürüldü ve kriz çok daha kontrollü ilerledi.
Aynı marka, aynı kamuoyu hassasiyeti. Sonucu değiştiren şey “ne yaşandığı” değil, krize nasıl hazır olunduğuydu. Bu ayrım, sosyal medya kriz yönetimini basit bir “yorum cevaplama” işi olmaktan çıkarıp, stratejik bir güven yönetimi alanına taşır.
Sosyal Medya Krizleri Neden Büyür?
Krizler artık yalnızca sosyal medyada yönetilmiyor.
Çoğu zaman orada başlıyor, orada büyüyor ve orada çözülüyor.
Araştırmalar, krizlerin sadece sosyal medya üzerinden yayılmadığını; bizzat sosyal medya dinamikleri tarafından tetiklendiğini gösteriyor. Yani sosyal medya, krizin yalnızca sahnesi değil — kaynağı ve aynı anda çözüm aracıdır. Bu yüzden kriz anında yapılan küçük iletişim hataları, dakikalar içinde büyük itibar kayıplarına dönüşebiliyor.
Sosyal medya krizlerini büyüten temel nedenler ise genellikle şunlar:
- Sessizlik
Kriz anında bilgi talebi artar. Marka konuşmazsa boşluğu başkaları doldurur. Sessizlik tarafsızlık değildir; kontrolü kaybetmektir. Susan markalar, hikâyenin başkaları tarafından yazılmasına izin verir. - Otomatik cevaplar
“Talebiniz alınmıştır” gibi kopyala-yapıştır yanıtlar, kullanıcıyı sakinleştirmez; aksine krizin ciddiye alınmadığı hissini yaratır. Otomasyon, empati yerine geçtiği anda krizi hızlandırır. - Savunmacı dil
Haklı olsanız bile savunmaya geçmek algıyı tersine çevirir. Sosyal medyada kullanıcılar “kimin haklı olduğuna” değil, kimin daha insani davrandığına bakar. Savunma refleksi, güveni zedeler. - Yorum silme
Yorum silmek krizi bitirmez, görünmez kılar — ve bu genellikle daha büyük bir tepki doğurur. Silinen her yorum, ekran görüntüsüyle geri döner ve marka şeffaflığını sorgulatır. - Kurum diliyle konuşmak
Resmî, soğuk ve mesafeli açıklamalar kriz anında çalışmaz. Kullanıcılar karşılarında “kurum” değil, insan görmek ister. Kurum dili, empatiyi değil mesafeyi büyütür.
Buradaki kritik nokta şu:
Sosyal medya krizi çıkarır diye susmak, yangını görmezden gelmektir.
Oysa doğru kullanıldığında sosyal medya; yanlış bilgiyi çürüten, gerçeği kanıtlayan ve güveni yeniden inşa eden en güçlü araçtır.
Bu yüzden kriz yönetimi tek bir paylaşım ya da tek bir cevap değildir.
Platforma göre değişen, bilinçli bir iletişim mimarisi gerektirir.
Twitter (X) hız ister, Instagram görsel kanıt ister, Facebook topluluk yönetimi ister. Hepsini aynı refleksle yönetmek, krizi küçültmez — büyütür.
Kriz Durumunda Sosyal Medya Yönetimi Nasıl Olmalı?
Bu bölüm “iyi niyetli öneriler” değil, operasyonel bir kriz refleksi anlatır. Çünkü sosyal medyada kriz anında yapılan hataların büyük kısmı bilgisizlikten değil, neye hangi sırayla tepki verileceğinin bilinmemesinden kaynaklanır.
İlk 30 Dakika: Krizin Kaderi Burada Yazılır
Sosyal medya krizlerinde ilk yarım saat, genellikle krizin büyüyüp büyümeyeceğini belirler. Bu sürede amaç “mükemmel cevap” vermek değil, kontrolü kaybetmediğini göstermektir.
İlk yapılması gerekenler:
- Yorumu / paylaşımı silmeden görünür şekilde dinlemek
- Konunun gerçekliğini hızlıca iç ekipte doğrulamak
- Kim konuşacak, hangi kanaldan konuşulacak kararını netleştirmek
- Sessiz kalmamaya ama acele savunmaya da girmemeye dikkat etmek
Bu aşamada atılan küçük bir adım —örneğin “Konuyu inceliyoruz, kısa süre içinde net bir açıklama yapacağız” gibi— markanın krizi sahiplendiğini gösterir ve tansiyonu düşürür.
İlk Cevap Neden Kritiktir?
İlk cevap, krizi çözmez ama çerçevesini çizer.
Kullanıcılar bu cevaptan şunu okumaya çalışır:
- Bu marka beni ciddiye alıyor mu?
- Hata ihtimalini kabul ediyor mu?
- Şeffaf mı, yoksa savunmada mı?
Savunmacı, muğlak veya otomatik ilk cevaplar krizi başlatan kıvılcımı büyütür. Buna karşılık empati içeren, net ve sakin bir dil; krizin daha başında algıyı markanın lehine çevirir. Unutulmaması gereken şey şu:
İlk cevap, son sözü söylemez ama hikâyenin tonunu belirler.
Özel Mesaj mı, Herkese Açık mı?
Bu soru kriz yönetiminde en sık yanlış yapılan alanlardan biridir.
- Kamuya açık başlayan bir şikâyet, ilk etapta kamuya açık yanıtlanmalıdır. Aksi hâlde “kaçıyorlar” algısı oluşur.
- Kişisel bilgi, sipariş detayı veya özel çözüm gerektiren noktalar açıkça belirtilerek DM’ye taşınabilir.
- “DM attık” deyip ortadan kaybolmak yerine, sürecin ilerlediği herkese açık şekilde gösterilmelidir.
Doğru denge şudur:
Empati ve sahiplenme herkese açık, çözüm detayları gerekiyorsa özelde.
Kriz Anı İçin Mini Operasyon Checklist’i
Bu adımlar teorik değil; sahada çalışan reflekslerdir:
- Dinle : Tepki vermeden önce ne söylendiğini gerçekten anla. Yorumun arkasındaki beklentiyi oku.
- Sakinleş : Kriz anında yazılan her kelime kalıcıdır. Duygusal değil, kontrollü bir dil kullan.
- Tek merkezden konuş : Farklı hesaplardan, farklı tonlarda verilen cevaplar krizi büyütür. Tek ses, tek mesaj.
- Özür + çözüm : Gerekliyse özür dilemek zayıflık değil, güven inşasıdır. Özür tek başına yetmez; çözüm yolu mutlaka görünür olmalı.
- Süreci görünür kıl : “İlgileniyoruz” demek yetmez. İlgilenildiğini adım adım göstermek gerekir.
Bu yaklaşımın temel amacı krizi “kapatmak” değil, kontrol altına almak ve güveni korumaktır.
Kriz Yönetimi Refleksleri – Doğru / Yanlış Karşılaştırması
Aşağıdaki tablo, kriz anında en sık karşılaşılan refleksleri net şekilde ayırır:
| Durum | Yanlış Refleks | Doğru Yaklaşım |
|---|---|---|
| İlk yorum geldi | Sessiz kalmak | Hızlı ve sakin bir ilk yanıt vermek |
| Olumsuz ton | Savunmaya geçmek | Empati kurup durumu sahiplenmek |
| Şikâyet büyüyor | Yorum silmek | Şeffaf şekilde yanıtlamak |
| Çözüm süreci | DM’ye alıp kaybolmak | Süreci herkese açık şekilde göstermek |
| İletişim tonu | Kurum dili | İnsan dili |
Bu tabloyu uygulayan markalar için kriz, bir tehdit olmaktan çıkar; doğru yönetildiğinde güven üreten bir temas noktasına dönüşür.
Sosyal Medyada Kurumsal Kriz Yönetimi Örnekleri
Kriz yönetimi teoride herkes için nettir: “hızlı olun, empati kurun, şeffaf olun.” Ancak pratikte markalar aynı krizde bile çok farklı sonuçlar yaşar. Bunun nedeni yaşanan olayın büyüklüğü değil, kriz anında verilen ilk reflekslerdir.
Sosyal medyada kurumsal krizleri ayıran temel çizgi şudur: Marka krizi savunulacak bir hata olarak mı görür,
yoksa yönetilmesi gereken bir algı süreci olarak mı ele alır?
Aşağıdaki iki örnek, bu ayrımı net biçimde gösteriyor. Aynı mecra, benzer görünürlük, benzer baskı… Ama sonuçlar tamamen farklı. Çünkü farkı yaratan şey “ne olduğu” değil, nasıl iletişim kurulduğu.
Onur Air Sosyal Medya Krizi
Kriz nasıl başladı?
- Uçuş iptali ve mağduriyet yaşayan bir yolcunun paylaşımı
- Konu teknik bir sorunken, iletişim eksikliğiyle görünür hâle geldi
Kullanıcı ne bekliyordu?
- Empati
- Net açıklama
- Somut çözüm (iade / alternatif uçuş)
Marka ne yaptı?
- Resmî ve mesafeli cevaplar
- Savunmacı dil
- Kullanıcıyı hatalı gösteren yaklaşım
Neden kriz büyüdü?
- Sessizlik ve geç yanıt
- Tek merkezden konuşulmaması
- Empati yerine prosedür anlatılması
Ne yapılmalıydı?
- İlk mesajda sahiplenme ve empati
- Açık alanda “çözüm süreci” çerçevesi
- Detaylar için DM’ye yönlendirme ama süreci görünür kılma
Ana ders: Haklı olmak, sosyal medyada krizi bitirmez. Empati kurmamak krizi büyütür.
Domino’s Pizza Sosyal Medya Krizi
Krizin tetikleyicisi
- Marka algısını zedeleyen görsel ve iddiaların hızla yayılması
- Konu duygusal ve görsel olduğu için etkileşim çok hızlı arttı
Markanın refleksi
- Krizi inkâr etmedi
- Üst düzeyden hızlı açıklama yaptı
- Süreci şeffaf şekilde anlattı
Neden işe yaradı?
- Hata kabul edildi
- İnsan dili kullanıldı
- Mizah ve samimiyetle ton yumuşatıldı
Kriz sonrası algı
- Marka “kaçan” değil, sahiplenen olarak konumlandı
- Güven yeniden inşa edildi
- Kriz, uzun vadede pozitif anlatıya dönüştü
Ana ders: Hız + şeffaflık + doğru ton, krizi itibar kaybı değil güven kazanımı hâline getirebilir.
Kısa Özet
- Krizi büyüten olaylar değil, iletişim refleksleridir
- Savunma = algı kaybı
- Sahiplenme = güven artışı
Aynı marka, aynı platform, benzer baskı.
Farkı yaratan tek şey: kriz iletişimine ne kadar hazırlıklı olunduğu.
Bir sonraki bölümde bu refleksleri mikro düzeyde, yani tek bir yorumun nasıl fırsata çevrileceğini net örneklerle göstereceğiz.
Sosyal Medya Kriz Yönetimi Örnekleri (Mini Vaka Kutuları)
Sosyal medyada krizler çoğu zaman büyük hatalardan değil, küçük iletişim kırılmalarından doğar. Aşağıdaki örnekler, en sık karşılaşılan kriz türlerini ve tek bir doğru hamlenin algıyı nasıl değiştirebileceğini gösterir.
- Yanlış kampanya dili
Ne oldu? Gündemle çakışan veya hassas bir dönemde yayınlanan kampanya tepki topladı.
Hata neydi? Zamanlama ve bağlam okunmadı.
Doğru hamle: Paylaşımı durdurup bağlamı kabul eden kısa ve net bir açıklama yapmak. - Çalışan paylaşımı
Ne oldu? Bir çalışanın kişisel paylaşımı markaya mal edildi.
Hata neydi? Sosyal medya sınırları ve kriz senaryosu net değildi.
Doğru hamle: Kişiyi hedef almadan, markanın duruşunu sakin ve açık şekilde ortaya koymak. - Influencer krizi
Ne oldu? İş birliği yapılan influencer’ın geçmişi gündeme geldi.
Hata neydi? Ön kontrol ve kriz planı yoktu.
Doğru hamle: İş birliğini askıya alıp süreci şeffaf biçimde duyurmak. - Stok / teslimat krizi
Ne oldu? Geciken teslimatlar sosyal medyada zincir şikâyete dönüştü.
Hata neydi? Sessizlik ve otomatik cevaplar.
Doğru hamle: Açık bilgilendirme, net takvim ve telafi önerisi.
Bu örneklerin tamamında kriz, yaşanan sorundan değil; iletişim refleksinden büyüdü. Sosyal medyada doğru hamle mükemmel çözüm değil, kontrolün sende olduğunu göstermektir.
Olumsuz Yorumlar Nasıl Fırsata Dönüşür?
Olumsuz yorumlar çoğu marka için bir “kriz sinyali” gibi algılanır. Oysa doğru bakıldığında, her şikâyet ücretsiz ve filtresiz bir kullanıcı araştırmasıdır. Kullanıcı neyin çalışmadığını, nerede hayal kırıklığı yaşadığını ve markadan tam olarak ne beklediğini kendi cümleleriyle söyler. Bu veriyi bastırmak değil, okumak ve kullanmak gerekir.
Açık ve doğru şekilde çözülen krizler, markaya üç net kazanım sağlar. Birincisi güven artışıdır. Kullanıcılar kusursuz markalara değil, hata yaptığında bunu kabul eden markalara güvenir. İkincisi savunucu müşteri etkisidir. Sorunu çözülen kullanıcı, markayı eleştiren değil; çoğu zaman onu savunan tarafa geçer. Üçüncüsü ise algıdır: “Hata yaptık” diyebilen markalar, sosyal medyada daha olgun, daha insani ve daha güvenilir algılanır.
Burada farkı yaratan şey uzun açıklamalar değil, cevabın tonu ve yapısıdır. Aynı yoruma verilen üç farklı cevap, algıyı tamamen değiştirebilir:
Kötü cevap:
“İlgili birimlere iletildi. Geri dönüş sağlanacaktır.”
Bu cevap krizi bitirmez; kullanıcıya geçiştirildiği hissini verir.
İyi cevap:
“Yaşadığınız durum için üzgünüz. Konuyu inceliyoruz ve size dönüş yapacağız.”
Empati vardır ama belirsizlik devam eder.
Mükemmel cevap:
“Bu deneyimi yaşatmış olmamızdan dolayı üzgünüz. Sorunun kaynağını kontrol ediyoruz. Bugün içinde çözümle birlikte tekrar yazacağız.”
Burada empati, sahiplenme ve süreç şeffaflığı aynı anda sunulur.
Olumsuz yorumları fırsata çeviren markalar, kusursuz oldukları için değil; sorunu saklamadıkları ve çözümü görünür kıldıkları için kazanır. Sosyal medyada güven, hatasızlıktan değil; doğru tepki verme becerisinden doğar.
Sosyal Medyada Kriz Yönetimi İçin Altın Kurallar
Kriz anında yapılan hataların büyük kısmı “ne yapacağını bilmemekten” değil, neden yaptığını düşünmemekten kaynaklanır. Aşağıdaki kurallar yalnızca ne yapılacağınıdeğil, neden yapılması gerektiğini ve hedeflenen faydayı da netleştirir.
- Silme, cevapla
Neden? Yorum silmek kullanıcıyı susturmaz; görünmez kılar ve tepkiyi büyütür.
Hedef / Fayda: Markanın kaçmadığını, sahada olduğunu göstermek ve kontrolü elinde tutmak. - Özür dilenmesi gereken yerde savunma yapma
Neden? Savunma, “haklıyım” mesajı verir; empatiyi boğar.
Hedef / Fayda: Suçu değil sorumluluğu almak ve güveni yeniden inşa etmek. - Tek ses
Neden? Farklı tonlarda verilen cevaplar, markanın dağınık ve hazırlıksız olduğu algısını yaratır.
Hedef / Fayda: Tutarlılık sağlayarak krizin kontrol altında olduğu hissini vermek. - İnsan dili
Neden? Kurum dili kriz anında soğuk ve mesafeli algılanır.
Hedef / Fayda: Kullanıcıyla duygusal bağ kurmak ve tansiyonu düşürmek. - Krizi kapattığını duyur
Neden? Çözüm görünür olmazsa kriz algısı yaşamaya devam eder.
Hedef / Fayda: Süreci tamamladığını göstermek ve güven döngüsünü kapatmak.
Sosyal medyada kriz yönetimi, mükemmel cevaplar vermek değil; doğru refleksleri doğru sırayla uygulamaktır. Bu kuralları bilen markalar krizi bastırmaz, yönetir. Ve iyi yönetilen krizler, markayı zayıflatmaz — güçlendirir.
Sosyal Medyada Kriz Olmadan Önce Yapılması Gerekenler
Kriz yönetimi, kriz çıktığında başlanan bir süreç değildir. Asıl farkı yaratan şey, kriz çıkmadan önce kurulan sistemdir. Çünkü sosyal medyada riskler mesai saatinde başlamaz, hafta sonu beklemez ve “sonra bakarız” dediğinizde büyür.
Brandaft yaklaşımında bu yüzden kriz yönetimini bir refleks değil, 7/24 çalışan bir kontrol sistemi olarak ele alıyoruz. Uyguladığımız başlıklar piyasada herkesin bildiği maddeler gibi görünür; farkı yaratan bunların nasıl birbirine bağlandığı ve sürekli çalışır hâlde tutulmasıdır.
- Sosyal dinleme araçları
Markaya, ürüne, yöneticilere ve hassas kelimelere dair tüm konuşmalar sürekli izlenir. Biz bunu klasik dashboard’larla sınırlamıyoruz. Internal olarak geliştirdiğimiz bir uygulama, AI destekli tarama ile potansiyel riskli yorumları anında tespit eder. - Anlık uyarı (push notification) sistemi
Riskli bir yorum, paylaşım ya da etkileşim oluştuğu anda ekip ve ilgili karar vericilerin telefonlarına push notification gider. Amaç “raporlamak” değil, ilk 30 dakikayı kaçırmamaktır. - Cevap şablonları (ama ezbere değil)
Marka dili ve kriz senaryolarına göre eğitilmiş AI modellerimiz, anında taslak cevap üretebilir. Ancak bu cevaplar otomatik olarak paylaşılmaz. AI burada hız kazandırır; son karar her zaman insandadır. - Yetki matrisi
Kim, hangi krizde, hangi platformda konuşur net değildirseniz kriz büyür. Bizde her senaryo için “kim onaylar, kim cevaplar, kim susar” önceden tanımlıdır. - Kriz senaryoları
Çalışan paylaşımı, influencer krizi, teslimat sorunu, gündemle çakışan kampanya… Hepsi önceden yazılmış ve test edilmiştir. Kriz anında düşünülmez, uygulanır. - Haftalık risk değerlendirmesi
Sosyal medyada konuşulanlar, tekrar eden şikâyetler ve potansiyel tetikleyiciler haftalık olarak gözden geçirilir. Amaç krizi yönetmek değil, krizin çıkmasını engellemektir.
Bu sistemin en kritik noktası şudur:
AI hız sağlar, ama ilk 30 dakika içinde mutlaka manuel müdahale gelir. Çünkü kriz yönetimi sadece doğru kelimeleri değil, doğru tonu ve bağlamı gerektirir.
Krizler sosyal medyada aniden patlamaz; çoğu zaman sinyal verir. O sinyali duyan, doğru zamanda doğru refleksi gösteren markalar kriz yaşamaz — güçlenir. Brandaft’ta kriz yönetimi tam olarak bu yüzden bir hizmet değil, sürekli çalışan bir sistem olarak kurgulanır.
Özet
Sosyal medyada kriz kaçınılmazdır. Görünür olan her marka, er ya da geç eleştirilir, sorgulanır ve test edilir. Bu durum bir zayıflık değil, oyunun doğal bir parçasıdır.
Kötü yönetilen krizler; sessizlik, savunma ve tutarsızlıkla birleştiğinde itibar kaybına dönüşür. Sorun yaşanan olay değil, o olaya verilen tepkidir. Sosyal medyada algı, gerçeklikten daha hızlı yayılır.
İyi yönetilen krizler ise markayı zayıflatmaz; büyütür. Şeffaf, insani ve kontrollü bir iletişim; güven yaratır, sadakat oluşturur ve markayı benzerlerinden ayırır.
Sosyal medyada yaşanan her kriz aynı değildir.
Markaya, sektöre ve hedef kitleye göre değişen refleksler gerekir.
İsterseniz markanız için olası kriz senaryolarını ve doğru cevap dilini birlikte çıkarabiliriz.
Sosyal Medya Kriz Yönetimi ile İlgili Sık Sorulan Sorular
Sosyal medya kriz yönetimi nedir?
Sosyal medya kriz yönetimi, markayla ilgili olumsuz yorumların, şikâyetlerin veya yanlış bilgilerin kontrolsüz şekilde büyümesini önlemek için yürütülen iletişim ve müdahale sürecidir. Amaç krizi bastırmak değil, doğru yöneterek itibar kaybını önlemek ve güveni korumaktır. İyi yönetilen bir kriz, markaya uzun vadede avantaj sağlayabilir.
Kriz durumunda sosyal medya yönetimi nasıl yapılmalıdır?
Kriz anında sosyal medya yönetimi hızlı, şeffaf ve sakin bir iletişim gerektirir. İlk adım krizi görmezden gelmemek ve sessiz kalmamaktır. Ardından net bir dil ile kamuoyuna açık bir yanıt verilmeli, gerekiyorsa özel kanallardan çözüm sunulmalıdır. Savunmacı veya otomatik cevaplar krizi büyütebilir.
Sosyal medya krizleri örnekleri neden önemlidir?
Sosyal medya krizleri örnekleri, markaların hangi hatalar nedeniyle kriz yaşadığını ve bu krizlerin nasıl yönetildiğini göstermesi açısından önemlidir. Onur Air ve Domino’s Pizza gibi örnekler, yanlış iletişimin krizi nasıl büyüttüğünü ya da doğru reflekslerin algıyı nasıl tersine çevirdiğini net şekilde ortaya koyar.
Sosyal medyada kurumsal kriz yönetimi neden farklıdır?
Sosyal medyada kurumsal kriz yönetimi, bireysel hesaplardan farklı olarak markanın tüm paydaşlarını etkiler. Kurum dili, karar alma hızı ve mesaj tutarlılığı büyük önem taşır. Yanlış bir açıklama sadece krizi büyütmekle kalmaz, markanın uzun vadeli itibarına da zarar verebilir.
Onur Air sosyal medya krizi neden büyüdü?
Onur Air sosyal medya krizi, kullanıcı şikâyetlerine karşı verilen savunmacı ve kopuk yanıtlar nedeniyle büyümüştür. Marka, kullanıcı beklentisini doğru okuyamamış ve empati kurmak yerine resmi bir dil tercih etmiştir. Bu durum krizin viral hâle gelmesine ve itibar kaybına yol açmıştır.
Domino’s Pizza sosyal medya krizi nasıl yönetildi?
Domino’s Pizza sosyal medya krizinde hızlı aksiyon alarak şeffaf bir iletişim kurmuştur. Marka, hatayı kabul etmiş, özür dilemiş ve çözüm sürecini açık şekilde paylaşmıştır. Bu yaklaşım krizin büyümesini engellediği gibi, markanın güven algısını da güçlendirmiştir.
Olumsuz yorumlar gerçekten fırsata dönüşebilir mi?
Evet, doğru yönetilen olumsuz yorumlar markalar için ciddi bir fırsat yaratabilir. Şeffaf, çözüm odaklı ve insani bir yaklaşım, kullanıcıların markaya olan güvenini artırır. Birçok tüketici, markanın hataya verdiği tepkiye bakarak satın alma kararını şekillendirir.













