E-Ticarette Sepeti Terk Etme Oranı Nasıl Düşürülür? (2026)

Sepet terkini “oran” diye okumak yetmez: asıl mesele drop-off’ın nerede ve neden oluştuğunu bulmaktır. Bu rehberde GA4 funnel ile kırılımı çıkarıyor, checkout sürtünmesini azaltıyor, güven sinyallerini görünür kılıyor ve terk edilmiş sepetleri spam’e kaçmadan sistemli şekilde geri kazanmayı anlatıyoruz. Trafik var ama satış yok diyorsanız, önce “hangi adım para yakıyor?” sorusuyla başlayın.
E-Ticarette Sepeti Terk Etme Oranı Nasıl Düşürülür (2026)

Sepet terk etme oranı “normal” bir metrik değildir. Yıllardır yüksek seyretmesi, bunun kader olduğu anlamına gelmez. Aksine, çoğu e-ticaret sitesinde sepet terk; ölçülmeyen sürtünmelerin ve görünür kılınmamış güvensizliklerin doğal sonucudur. Sorun oranın kendisi değil, kaybın tam olarak nerede ve neden yaşandığının bilinmemesidir. Bu yüzden birçok e-ticaret ekibinde karşılaşılan tablo şudur: trafik vardır, ama satış yoktur.

Bugün ister Shopify, ister ikas ya da IdeaSoft altyapısı kullanılsın; teknik olarak sepete ürün eklemek artık zor değil. Asıl fark, kullanıcının checkout’a girdiği anda yaşanır. Sürpriz kargo ücretleri, mobilde takılan ödeme adımları, belirsiz teslimat süreleri ya da yeterince görünür olmayan iade politikaları… Kullanıcı aslında almak isterken, risk algısı ağır basar ve siteyi terk eder.

Bu yüzden doğru soru “Sepet terk oranım kaç?” değildir. Doğru soru şudur: Hangi kullanıcı, hangi adımda, hangi sebeple vazgeçiyor? Bu rehber, sepet terkini tek bir oran olarak değil; niyet, sürtünme ve güven katmanlarıyla ele alır. Çünkü sepet terkini düşürmek, bir ayar meselesi değil; teşhis, ölçüm ve test sürecidir.

Sepet Terk Etme Oranı Nedir?

(Ama Asıl Önemli Olan: Hangi Tür Terk?)

Sepet terk etme oranı, bir kullanıcının sepete ürün eklemesine rağmen satın alma işlemini tamamlamadan siteyi terk etmesiyle oluşan kaybı ifade eder. Klasik tanımıyla bu oran; sepete ekleme ile satın alma arasındaki düşüşü ölçer ve genellikle e-ticaret performansının “problemli” alanlarından biri olarak ele alınır. Ancak tek başına bu oran, ne olduğunu söyler; neden olduğunu söylemez.

Ajans perspektifinden bakıldığında asıl kritik hata, tüm sepet terklerini aynı sepete atmaktır. Çünkü her terk, kayıp anlamına gelmez. Bazı kullanıcılar satın alma niyetiyle değil, araştırma refleksiyle sepete ürün ekler. Bazıları ise gerçekten almak üzereyken, checkout sürecinde karşılaştığı bir engel yüzünden vazgeçer. Bu iki davranışı ayırmadan yapılan her optimizasyon, yanlış probleme çözüm üretir.

Bu yüzden sepet terkini iki ana kategoriye ayırmak gerekir: normal davranış olan araştırma sepeti ve müdahale edilebilir kayıp sepet.

Araştırma Sepeti (Normal Davranış)

Araştırma sepeti, kullanıcının satın alma kararını henüz vermediği ama ürünleri karşılaştırmak, toplam maliyeti görmek ya da ileride dönmek üzere listelemek amacıyla sepete ekleme yaptığı durumdur. Bu davranış özellikle fiyat hassasiyeti yüksek kategorilerde ve mobil trafikte oldukça yaygındır.

Bu tür sepetlerde kullanıcı genellikle:

  • Farklı sitelerde fiyat ve kargo koşullarını karşılaştırır
  • Kampanya veya indirim bekler
  • Sepeti bir “geçici liste” gibi kullanır

Bu noktada sepetin terk edilmesi, teknik bir problem ya da güven açığı anlamına gelmez. Aksine, bu kullanıcılar doğru zamanda ve doğru mesajla geri kazanılabilecek potansiyel talep havuzudur. Bu yüzden araştırma sepetlerini “düşürmeye çalışmak” yerine, ayrı bir segment olarak okumak gerekir.

Kayıp Sepet 

Kayıp sepet ise kullanıcının satın alma niyeti varken, checkout sürecinde karşılaştığı bir engel nedeniyle vazgeçtiği durumdur. Bu tür terkler, doğrudan gelir kaybı yaratır ve çoğu zaman ölçülebilir sinyallerle kendini belli eder.

En sık görülen nedenler şunlardır:

  • Sepet veya checkout aşamasında ortaya çıkan sürpriz maliyetler
  • Yavaş yüklenen ya da fazla adımlı ödeme akışı
  • Güven unsurlarının (iade, teslimat, iletişim) yeterince görünür olmaması
  • Ödeme yöntemlerinin sınırlı olması veya hata vermesi
  • Mobil cihazlarda form, klavye veya 3D doğrulama kaynaklı kırılımlar

Bu tip sepet terkleri “normal” değildir. Çünkü kullanıcı aslında almak isterken, risk algısı veya sürtünme satın alma kararını bastırır. Ajans işi tam olarak burada başlar: bu kayıpları tespit etmek, hangi adımda yaşandığını netleştirmek ve test edilebilir şekilde ortadan kaldırmak.

Özetle; sepet terk oranını düşürmek için önce şu ayrımı yapmak gerekir:
Hangisi niyet, hangisi problemdir?
Bu ayrım yapılmadan optimize edilen her checkout, yanlış yere müdahaledir.

Sepet Terk Etme Oranı Nasıl Hesaplanır?

Sepet terk etme oranı, en basit haliyle sepete ekleme yapan kullanıcılarla satın alma yapan kullanıcılar arasındaki farkı gösterir. Ancak bu oranı doğru okumak için formül kadar, hangi veriye dayandığı da kritiktir.

Klasik hesaplama şu şekildedir:

  • Sepet Terk Etme Oranı (%) =
    (Sepeteeklemeyapankullanıcısayısı−Satınalmayapankullanıcısayısı) / Sepeteeklemeyapankullanıcısayısı (Sepete ekleme yapan kullanıcı sayısı − Satın alma yapan kullanıcı sayısı) / Sepete ekleme yapan kullanıcı sayısı (Sepeteeklemeyapankullanıcısayısı−Satınalmayapankullanıcısayısı) / Sepeteeklemeyapankullanıcısayısı × 100

Mini bir örnekle düşünelim: Bir dönemde 1.000 kullanıcı ürünü sepete ekliyor, 300 kullanıcı satın almayı tamamlıyorsa; 700 kullanıcı sepeti terk etmiş olur ve sepet terk etme oranı %70’tir.

Burada kritik bir uyarı var: “Sepete ekleme”yi yanlış ölçersen, çıkan oran gerçeği yansıtmaz. Yanlış tetiklenen event’ler, eksik ölçülen checkout adımları ya da mobil/desktop farklarının göz ardı edilmesi; sepet terk oranını “yüksek” ya da “düşük” gösterir ama nedenini asla söylemez. Bu yüzden oran, tek başına KPI değil; yalnızca bir başlangıç sinyalidir.

GA4’te Minimum Doğru Event Seti

Sağlıklı bir sepet terk analizi için Google Analytics 4 (GA4) tarafında, aşağıdaki event setinin doğru ve tutarlı şekilde çalışması gerekir. Bunlar Google’ın da önerdiği standart e-ticaret event’leridir:

  • view_item → Kullanıcı ürün detay sayfasını görüntüler
  • add_to_cart → Ürün sepete eklenir
  • begin_checkout → Kullanıcı checkout akışına girer
  • purchase → Satın alma tamamlanır

Bu event’ler doğru kurulduğunda, GA4’te add_to_cart → begin_checkout → purchase akışı net biçimde izlenebilir. Asıl değer ise burada başlar:

Hangi adımda kırılım var?
Mobilde mi, masaüstünde mi?
Belirli bir trafik kaynağı mı daha fazla düşüyor?

Özetle; sepet terk etme oranı hesaplamak matematik işi, doğru okumak ise ajans işidir. Yanlış event’lerle hesaplanan oranlar, problemi çözmez; sadece yanlış yere bakmanıza neden olur.

Brandaft Yöntemi: Sepet Terkini 4 Katmanda Teşhis Et

Sepet terk etme oranı yükseldiğinde yapılan en büyük hata, doğrudan checkout ekranına odaklanmaktır. Oysa sepet terk, tek bir nedene bağlı değildir; üst üste binen sinyallerin sonucudur. Kullanıcının niyeti, karşılaştığı sürtünmeler, hissettiği güven ve ödediği bedelin algılanan değeri… Bu katmanlardan yalnızca birini iyileştirmek çoğu zaman yeterli olmaz.

Brandaft olarak sepet terkini tek bir oran ya da tek bir ekran üzerinden değil, dört ayrı katmanda ele alırız. Çünkü gerçek kayıp, bu katmanlardan hangisinin kırıldığını görmeden anlaşılamaz. Doğru teşhis yapılmadan atılan her adım, sorunu çözmek yerine sadece yerini değiştirir.

Bu bölümde sepet terkini şu dört temel katmanda inceleyeceğiz:

  • Trafik & Niyet Katmanı: Siteye gelen kullanıcı gerçekten doğru kitle mi, yoksa satın alma niyeti zayıf bir trafik mi?
  • Friction Katmanı: Checkout sürecinde kullanıcıyı yavaşlatan, zorlayan veya hata yaptıran sürtünmeler nerede oluşuyor?
  • Trust Katmanı: Kullanıcı ödeme aşamasında kendini yeterince güvende hissediyor mu, risk algısı nerede yükseliyor?
  • Teklif Ekonomisi: Fiyat, kargo, teslimat ve ödeme seçenekleri, kullanıcının zihnindeki değeri gerçekten destekliyor mu?

Bir sonraki alt başlıklarda bu dört katmanı tek tek açacağız. Amaç “her şeyi düzeltmek” değil; hangi katmanın para yaktığını net biçimde bulmak. Çünkü sepet terkini düşüren markalar, en çok işi yapanlar değil; en doğru yere dokunanlardır.

1) Trafik & Niyet Katmanı

(Yanlış kitle doğru ürünü alamaz)

Sepet terkini düşürmek istiyorsanız ilk bakmanız gereken yer checkout değil, trafiğin kendisidir. Çünkü satın alma niyeti olmayan ya da yanlış beklentiyle gelen kullanıcı, kusursuz bir checkout’ta bile satın almaz. Bu noktada sorun UX değil, niyet uyumsuzluğudur.

İlk adımda trafik kaynak/medium kırılımı net şekilde incelenmelidir. Organik aramadan gelen, ürün odaklı sorgularla siteye ulaşan kullanıcıyla; indirim kreatifiyle gelen kampanya trafiğinin davranışı aynı değildir. Sepete ekleme olabilir, ama satın alma niyeti baştan farklıdır. Bu fark görülmeden yapılan optimizasyon, düşük niyetli trafiği “zorla” satın almaya ikna etmeye çalışır ki bu genellikle sonuç vermez.

Özellikle kampanya ve performans reklamlarında sık karşılaşılan bir segment vardır: indirim avcıları. Bu kullanıcılar sepete ürün ekler, toplam fiyatı görür, rakip siteleri kontrol eder ve çoğu zaman satın almadan çıkar. Buradaki terk, teknik bir kayıp değil; beklenen davranıştır. Bu segmenti genel sepet terk oranına dahil edip paniklemek, yanlış teşhise yol açar.

Brandaft veri analitiği yaklaşımı burada şudur:

Hangi trafik kaynağı gerçekten satın alma potansiyeli taşıyor, hangisi sadece “bakıyor”?
Sepet terkini düşürmek için önce niyetli trafiği ayırmak, ardından optimizasyonu bu kitle üzerinden yapmak gerekir. Aksi halde checkout’ta yapılan her iyileştirme, yanlış kitle üzerinde test edilmiş olur ve “hiçbir şey işe yaramıyor” hissi doğar.

2) Friction Katmanı

(Checkout sürtünmesi)

Friction katmanı, kullanıcının satın alma niyeti olmasına rağmen checkout sürecinde yorulduğu, takıldığı ya da hata yaptığı tüm noktaları kapsar. Bu aşamada yaşanan sepet terkleri, genellikle “kararsızlık” değil; fazla efor ve gereksiz engellerin sonucudur. Kullanıcı almak ister, ama süreç onu vazgeçirir.

En sık karşılaşılan problem, gereğinden uzun checkout akışlarıdır. Fazla adım, çok sayıda form alanı ve net olmayan hata mesajları; özellikle mobilde satın alma isteğini hızla törpüler. Kullanıcı nerede hata yaptığını anlamazsa, geri dönmek yerine çıkmayı tercih eder. Bu yüzden sürtünme çoğu zaman teknik bir sorun değil, iletişim sorunudur.

Bir diğer kritik kırılım noktası misafir ödeme konusudur. Zorunlu üyelik, özellikle ilk kez gelen kullanıcılar için güçlü bir bariyer yaratır. Satın alma kararı henüz tazeyken, kullanıcıdan hesap oluşturmasını istemek; niyeti bölmek anlamına gelir. Birçok projede yalnızca misafir ödeme seçeneğinin açılması bile, begin_checkout → purchase oranında anlamlı artış sağlar.

Adres ve SMS doğrulama adımları da sürtünmenin görünmeyen kaynaklarıdır. Otomatik adres tamamlama olmayan formlar, manuel yazım zorunluluğu ve mobilde klavye uyumsuzlukları; kullanıcıyı fark etmeden yavaşlatır. Özellikle yanlış input type kullanılan alanlarda, mobil klavyenin sayı yerine harf açılması gibi küçük detaylar bile terk oranını yukarı çeker.

Brandaft bakış açısında friction katmanı şu soruyla ele alınır: “Bu adımı gerçekten satın alma için mi istiyoruz, yoksa alışkanlıktan mı koyduk?”

Checkout’ta her ekstra alan, her doğrulama ve her tıklama; satın alma ihtimalinden küçük bir parça daha götürür. Bu yüzden sürtünmeyi azaltmak, tasarım değil; önceliklendirme işidir.

3) Trust Katmanı

(Güven görünür mü?)

Checkout aşaması, kullanıcının markayla en savunmasız kaldığı andır. Kredi kartı bilgisi girilir, kişisel veriler paylaşılır ve para ödenir. Bu noktada kullanıcıyı durduran şey çoğu zaman fiyat değil, risk algısıdır. Güven varsa satın alma olur; görünür değilse, sepet terk edilir.

En temel güven sinyali iade ve değişim politikasının netliğidir. “Kolay iade” ya da “14 gün içinde koşulsuz iade” gibi mesajlar footer’da saklandığında değil, checkout’a yakın konumlandığında anlam kazanır. Kullanıcı ödeme yapmadan hemen önce “geri dönüş yolu var mı?” sorusuna hızlı bir cevap görmek ister.

Benzer şekilde teslimat tarihi belirsizliği de güçlü bir güven kırıcıdır. “3–5 iş günü” gibi yuvarlak ifadeler, özellikle hızlı teslimata alışmış kullanıcılar için yeterli değildir. Tahmini teslimat tarihinin net ve görünür olması, satın alma riskini ciddi biçimde azaltır.

Ödeme tarafında ise güven, abartılı rozetlerden değil; netlikten gelir. Kullanıcının alışık olduğu ödeme sağlayıcısını görmek, 3D doğrulama sürecinin neden yapıldığını kısa bir mikro metinle açıklamak ve SSL gibi teknik detayları göz yormadan sunmak yeterlidir. Burada amaç ikna etmek değil, kafadaki soru işaretlerini sessizce kapatmaktır.

Son olarak sosyal kanıt, checkout’ta hâlâ en çok ihmal edilen ama en etkili araçlardan biridir. Ürün yorumları, puanlar ya da kısa kullanıcı geri bildirimleri; ürün sayfasında kalmak zorunda değildir. Checkout’a yakın, dozunda yerleştirilen sosyal kanıtlar; kullanıcının “yalnız değilim, başkaları da aldı” hissini güçlendirir.

Brandaft perspektifinden trust katmanı şu ilkeyle ele alınır:
Checkout bir ikna alanı değil, risk azaltma alanıdır.

Güven sinyalleri görünür değilse, kullanıcı satın almamak için bir sebep aramaz; zaten vazgeçer.

4) Teklif Ekonomisi

(Fiyat, teslimat ve opsiyonlar)

Sepet terklerinin önemli bir kısmı teknik ya da güven kaynaklı değildir; teklifin algılanan ekonomisiyle ilgilidir. Kullanıcı ürünü beğenmiştir, markaya güvenmiştir ve satın almaya yakındır. Ancak son aşamada karşısına çıkan toplam maliyet, teslimat süresi ya da ödeme esnekliği; kararın yönünü değiştirir.

En yaygın tetikleyici kargo ücreti sürprizidir. Ürün sayfasında görünmeyen ya da belirsiz bırakılan kargo maliyeti, sepette aniden ortaya çıktığında kullanıcıda “oyunun kuralları değişti” hissi yaratır. Bu his, fiyatın kendisinden bağımsız olarak sepet terkini tetikler. Sorun pahalı olması değil, sonradan öğrenilmesidir.

Teslimat süresi de teklif ekonomisinin kritik bir parçasıdır. Aynı fiyat seviyesinde iki alternatif varken, kullanıcı daha hızlı ve daha net teslimat sunan seçeneğe yönelir. Belirsiz ya da uzun teslimat süreleri, özellikle acil ihtiyaç kategorilerinde satın alma kararını doğrudan bozar.

Ödeme tarafında ise taksit ve BNPL (Buy Now, Pay Later) gibi esneklikler, birçok sektörde kaybı kurtaran kaldıraç görevi görür. Kullanıcı ürünü almak ister ama toplam tutarı tek seferde ödemek istemez. Bu noktada sunulmayan her ödeme opsiyonu, görünmez bir “hayır” cevabı anlamına gelir.

Son olarak fiyat eşik stratejileri, sepet davranışını yönlendiren güçlü araçlardır. Ücretsiz kargo barı gibi basit ama dinamik çözümler, kullanıcıyı sepette tutar ve ortalama sepet tutarını artırır. Buradaki kritik nokta, eşiğin net ve motive edici biçimde gösterilmesidir.

Brandaft yaklaşımında teklif ekonomisi şu soruyla değerlendirilir:
“Kullanıcının zihnindeki toplam bedel, sunduğumuz değerle dengeli mi?”
Sepet terkini düşüren markalar, yalnızca fiyatı değil; fiyatın nasıl algılandığını optimize edenlerdir.

Sepeti Terk Ettiren En Yaygın 10 Neden

(Ama “Ne Yapacağın” ile Birlikte)

Sepet terkini gerçekten düşüren içerikler, yalnızca “nedenleri” saymaz; hangi sinyalle anlayacağını ve neyi düzelteceğini birlikte verir. Aşağıdaki 10 başlık, en sık karşılaşılan problemleri neden → teşhis sinyali → hızlı aksiyon formatında ele alır.

(Not: Globalde sepet terk oranlarının yüksek seyrettiği bilinir; ancak sektör, fiyat bandı ve trafik kaynağına göre ciddi farklar oluşur.)

Neden GA4 / Davranış Sinyali En Hızlı Aksiyon Etkilenen Katman
Sürpriz maliyetler (özellikle kargo) begin_checkout var, purchase düşüyor; checkout’ta toplam tutar artınca exit yükseliyor Ürün sayfasında kargo + tahmini toplam maliyeti önden göster; sepette maliyet kırılımını netleştir Teklif
Mobil ödeme hataları Cihaz kırılımında mobil begin_checkout → purchase oranı belirgin düşük; ödeme adımında drop-off yoğun Ödeme adımını cihaz bazında test et; hata mesajlarını sadeleştir; 3D akışını kontrol et Friction
Zorunlu üyelik Yeni kullanıcı segmentinde begin_checkout sonrası terk yüksek; login/register ekranında düşüş Misafir ödeme aç; üyeliği satın alma sonrasına taşı Friction
Uzun ve karmaşık checkout Checkout adımları ilerledikçe drop-off artıyor; form etkileşimi yüksek ama purchase düşük Adım sayısını azalt; gereksiz alanları kaldır; tek sayfa / sade akış uygula Friction
Belirsiz teslimat süresi Teslimat/kargo seçimi adımında drop-off; sepette bekleme süresi artıyor Tahmini teslimat tarihini net ve görünür göster; ürün sayfasına taşı Trust
Güven sinyallerinin görünür olmaması Checkout’ta exit rate yükseliyor; iade/teslimat/iletişim sayfalarına gidip geri dönmeyen oran artıyor İade–değişim özetini checkout’a yaklaştır; görünür destek (WhatsApp/canlı) ekle Trust
Sınırlı ödeme seçenekleri Sepet tutarı yükseldikçe purchase oranı düşüyor; ödeme yönteminde terk artıyor Taksit/BNPL/alternatif ödeme ekle (uygunsa); yaygın sağlayıcıları görünür yap Teklif
Mobil form & klavye uyumsuzluğu Mobilde form doldurma süresi uzun; hata/geri dönme oranı yüksek Doğru input type kullan; otomatik doldurma & adres tamamlama ekle Friction
Sosyal kanıt eksikliği Ürün görüntüleme ve add_to_cart var; purchase düşük; kullanıcı “karar” anında daha çok tereddüt ediyor Checkout’a yakın, dozunda puan/yorum/UGC yerleştir Trust
Yanlış trafik – düşük niyet Kaynak/medium kırılımında belirli kampanya trafiği add_to_cart yüksek ama purchase düşük Trafiği segmentle; sepet terk analizini niyetli kitle üzerinden yap; kreatif/landing vaadini hizala Niyet
  1. Sürpriz maliyetler (özellikle kargo)
    → Sepet/checkout’ta toplam tutar aniden yükseliyor
    → Ürün sayfasında kargo ücreti ve tahmini toplam maliyeti önden göster
  2. Mobil ödeme hataları
    → begin_checkout var, purchase yok; mobil dönüşüm oranı düşük
    → Ödeme adımını cihaz bazında logla, hata mesajlarını sadeleştir
  3. Zorunlu üyelik
    → Checkout’a giren yeni kullanıcıların büyük kısmı çıkıyor
    → Misafir ödeme seçeneğini aç, üyeliği satın alma sonrasına taşı
  4. Uzun ve karmaşık checkout akışı
    → Form abandon oranı yüksek, adım ilerledikçe düşüş artıyor
    → Gereksiz alanları kaldır, adım sayısını azalt
  5. Belirsiz teslimat süresi
    → Sepette bekleme süresi artıyor, çıkışlar teslimat adımında yoğunlaşıyor
    → Tahmini teslimat tarihini net ve görünür biçimde göster
  6. Güven sinyallerinin görünür olmaması
    → Checkout’ta exit rate artıyor, kullanıcı geri dönmüyor
    → İade, teslimat ve iletişim bilgilerini ödeme adımına yaklaştır
  7. Sınırlı ödeme seçenekleri
    → Sepet tutarı yükseldikçe satın alma oranı düşüyor
    → Taksit, BNPL veya alternatif ödeme yöntemleri ekle
  8. Mobil form ve klavye uyumsuzluğu
    → Mobilde form doldurma süresi uzun, hata oranı yüksek
    → Doğru input type kullan, otomatik doldurma ve adres tamamlama ekle
  9. Sosyal kanıt eksikliği
    → Ürün görüntüleyen çok, satın alma düşük
    → Checkout’a yakın, dozunda yorum/puan/UGC gösterimi ekle
  10. Yanlış trafik – düşük niyetli kullanıcılar
    → Kampanya trafiği sepete ekliyor ama satın almıyor
    → Trafiği segmentle, sepet terk analizini niyetli kitle üzerinden yap

Bu nedenlerin hiçbiri tek başına “genel doğrular” değildir. Aynı problem bir sitede kritik kayıp yaratırken, başka bir sitede neredeyse etkisiz olabilir. Farkı yaratan şey, hangi sinyalin nerede kırıldığını doğru okumaktır. Sepet terkini düşürmek, listeyi ezberlemek değil; doğru nedeni doğru aksiyonla eşleştirmektir.

Terk Edilmiş Sepetleri Geri Kazanma

(E-posta / SMS / Push / Ads) — Ama Spam Değil, Sistem

Terk edilmiş sepetleri geri kazanmak, tek seferlik “hatırlatma mesajları” atmak değildir. Yanlış kurgulandığında bu akışlar dönüşüm üretmez; markaya olan güveni aşındırır. Doğru kurgulandığında ise, satın alma niyeti zaten var olan kullanıcıyı doğru anda, doğru gerekçeyle geri getirir. Buradaki fark; kanal değil, zamanlama ve segmentasyon disiplinidir.

Ajans yaklaşımında terk edilmiş sepet otomasyonu, checkout optimizasyonunun yerine geçmez; onu tamamlar. Önce sürtünme ve güven problemleri çözülür, ardından bu sistem geri kazanım kaldıraçı olarak çalıştırılır.

Zamanlama Playbook’u (Örnek)

Terk sonrası iletişimde amaç ikna etmek değil, kararı kolaylaştırmaktır. Bu yüzden mesajların sırası ve içeriği kritiktir.

  • İlk 30 dakika
    Kısa bir hatırlatma. Ürün, sepet içeriği ve “kaldığın yer” vurgusu.
    Bu aşamada indirim verilmez; çoğu kullanıcı sadece dikkati dağıldığı için çıkmıştır.
  • 6–12 saat sonra
    Güven ve netlik odaklı mesaj.
    Teslimat süresi, iade/değişim koşulları ve iletişim kanalları açık biçimde hatırlatılır.
    “Risk yok” algısı güçlendirilir.
  • 24–48 saat sonra
    Sınırlı ve kontrollü teşvik.
    Herkese otomatik indirim değil; gerçekten fiyat hassasiyeti olan segmentlere yönelik bir teklif.
    Amaç alışkanlık yaratmak değil, kararsızlığı kırmak.

Segment Bazlı Mesaj

Terk edilmiş sepet akışlarının en büyük hatası, herkese aynı mesajı göndermektir. Oysa terk sebepleri farklıdır ve mesaj da buna göre değişmelidir.

  • Yeni kullanıcı vs returning kullanıcı
    Yeni kullanıcılar daha fazla güven ve açıklama ister. Returning kullanıcılar için hız ve kolaylık ön plandadır.
  • Yüksek sepet tutarı vs düşük sepet tutarı
    Yüksek tutarlı sepetlerde güven, teslimat ve ödeme esnekliği daha kritiktir.
    Düşük tutarlı sepetlerde sürtünmeyi kaldırmak genellikle yeterlidir.
  • Kargo sebebiyle çıkanlar (proxy sinyal)
    Sepette kargo adımında çıkış yapan kullanıcılar, fiyat değil kargo algısı nedeniyle vazgeçmiştir.
    Bu segmente gönderilen mesajlarda teslimat ve kargo netliği öne çıkarılmalıdır.

Sistemli geri kazanım, daha fazla mesaj göndermek değil; daha az ama daha isabetli mesaj göndermektir.

Ölçüm: “Sepet Terk Oranı” Tek Başına KPI Değil

Sepet terk oranı, problemi fark ettirir; ama çözümü ölçmez. Gerçek optimizasyon, oranı değil akışı izlemekle yapılır. Bu yüzden ajans tarafında sepet terk, tek başına bir hedef değil; daha derin metriklere açılan kapıdır.

İzlenecek Asıl Metrikler

Sepet terkini gerçekten anlamlandırmak için şu metrikler birlikte izlenmelidir:

  • add_to_cart → begin_checkout dönüşüm oranı
  • begin_checkout → purchase dönüşüm oranı
  • Cihaz bazlı dönüşüm oranları (mobil / desktop)
  • Ödeme adımı hata oranı
  • Kargo ve teslimat seçimi dağılımı
  • İade politikası sayfasını görüntüleyip satın almaya dönen kullanıcı oranı

Bu pazarlama metrikleri, sepet terk oranının neden yükseldiğini gösterir. Oran düşse bile bu sinyaller iyileşmiyorsa, problem yalnızca ertelenmiştir.

GA4’te Kurulum: Funnel Exploration ile Drop-off Haritası

Bu analizi sağlıklı yapmak için Google Analytics 4’te event’lerin Google standardına uygun şekilde çalışması şarttır.
Funnel Exploration raporları sayesinde kullanıcıların:

  • Hangi adımda,
  • Hangi cihazda,
  • Hangi kaynakla geldikten sonra

checkout’tan koptuğu net biçimde görülebilir. Ajans farkı tam olarak burada ortaya çıkar:
Sepet terkini “yüksek” ya da “düşük” diye etiketlemek yerine, drop-off’ın tam yerini ortaya koymak.

Özetle; sepet terk oranı bir sonuçtur. Gerçek optimizasyon ise, bu sonucun hangi adımda üretildiğini okumakla başlar.

17 Test Edilebilir Sepeti Terk Etme Oranı İyileştirme Stratejisi

(Öncelik Sırasıyla)

Bu bölüm, sepet terkini gerçekten düşüren kısımdır. Çünkü burada “iyi fikirler” değil, test edilebilir ve ölçülebilir aksiyonlar var. Her madde, kısa sürede etkisi görülebilecek şekilde sıralanmıştır. Önce en hızlı kazanım sağlayanlardan başlıyoruz.

A) Checkout Sürtünmesini Azalt

(En hızlı kazanım)

Checkout sürtünmesini azaltmak, sepet terkini düşürmenin en kısa yoludur. Çünkü bu aşamadaki kullanıcı zaten satın almaya yakındır. Yapılan her sadeleştirme, doğrudan begin_checkout → purchase oranına etki eder.

  1. Misafir ödeme seçeneğini aç
    Zorunlu üyelik, özellikle ilk kez gelen kullanıcılar için ciddi bir bariyerdir. Misafir ödeme, niyeti bölmez ve satın alma kararını hızlandırır. Üyelik, ödeme sonrasına taşınabilir.
  2. Tek sayfa ya da sadeleştirilmiş checkout akışı kullan
    Fazla adım, fazla terk demektir. Kullanıcının “neredeyim?” sorusunu sormadığı, net ve kısa bir akış dönüşüm oranını artırır.
  3. Form alanlarını buda (gereksiz bilgileri kaldır)
    TC kimlik numarası, doğum tarihi gibi satın alma için zorunlu olmayan alanlar sürtünme yaratır. Her ek alan, kullanıcıdan fazladan bir karar ister.
  4. Otomatik adres tamamlama ekle
    Manuel adres girişi, özellikle mobilde kullanıcıyı yorar. Otomatik tamamlama, form doldurma süresini kısaltır ve hata oranını düşürür.
  5. Mobil input optimizasyonu yap
    Sayı girilecek alanlarda sayısal klavye açılması gibi küçük detaylar, mobil dönüşümü doğrudan etkiler. Yanlış input type kullanımı, fark edilmeden sepet terkini artırır.
  6. Hata mesajlarını “insan gibi” yaz
    “Geçersiz değer” gibi teknik uyarılar yerine, kullanıcıya neyi nasıl düzelteceğini söyleyen net mesajlar kullan. Kullanıcı hatayı anlamazsa, düzeltmek yerine çıkar.

Bu başlıktaki her madde ayrı ayrı test edilebilir. Brandaft yaklaşımında amaç hepsini aynı anda yapmak değil; önce en büyük sürtünmeyi yaratan noktayı bulup oradan başlamaktır. Çünkü checkout’ta yapılan küçük bir iyileştirme bile, sepet terk oranında anlamlı bir fark yaratabilir.

B) Fiyat & Teslimat Şeffaflığı

(Sürprizi sıfırla)

Fiyat ve teslimat konusundaki belirsizlikler, sepet terkini tetikleyen en güçlü faktörlerden biridir. Kullanıcı, ürün fiyatını kabul etmiş olabilir; ancak toplam maliyeti ve teslimat şartlarını son anda öğrenmek, satın alma kararını bozar. Bu başlıktaki stratejiler, fiyatı düşürmeye değil; fiyat algısını netleştirmeye odaklanır.

  1. Ürün sayfasında kargo ve teslimat tahminini göster
    Kargo ücreti ve tahmini teslimat süresi, sepette değil; ürün sayfasında görülmelidir. Kullanıcı toplam maliyeti baştan bildiğinde, checkout’ta vazgeçme ihtimali ciddi biçimde azalır.
  2. Sepette “toplam maliyeti” net biçimde göster
    Ara toplam, kargo, vergi ve ödenecek tutar açık şekilde ayrıştırılmalıdır. Kullanıcı “sonradan bir şey çıkacak mı?” diye düşünüyorsa, sepeti terk eder.
  3. Dinamik ücretsiz kargo eşiği barı kullan
    “Ücretsiz kargoya X TL kaldı” gibi net mesajlar, kullanıcıyı sepette tutar ve sepet tutarını artırır. Buradaki kritik nokta, barın gerçek zamanlı ve anlaşılır olmasıdır.
  4. İade ve değişim özetini checkout’a yaklaştır
    Uzun politika metinleri yerine, kısa ve net bir özet yeterlidir. Kullanıcı ödeme yapmadan hemen önce, “geri dönüşüm kolay mı?” sorusuna hızlı cevap almak ister.

Bu adımların ortak amacı şudur:
Kullanıcı, ödeme ekranına geldiğinde hiçbir yeni bilgiyle karşılaşmamalıdır.
Sürprizler ortadan kalktığında, sepet terk oranı doğal olarak düşer.

C) Güven Katmanı

(Checkout’ta ikna değil, risk azaltma)

Checkout aşamasında kullanıcıyı ikna etmeye çalışmak genellikle ters teper. Çünkü bu noktada kullanıcı zaten karar vermeye yakındır; ihtiyacı olan şey daha fazla vaat değil, riskin azaldığını hissetmektir. Güven katmanı, tam olarak bu hissi güçlendirmek için çalışır.

  1. “Kolay iade” mikro metni ve linki ekle
    Uzun iade politikaları yerine, net ve kısa bir ifade yeterlidir. “14 gün içinde kolay iade” gibi mikro metinler, ödeme adımına yakın konumlandığında etkisini gösterir.
  2. Canlı destek veya WhatsApp erişimi sun
    Özellikle ödeme adımında görünen bir destek kanalı, kullanıcıya “yalnız değilim” hissi verir. Kullanıcı yazmasa bile, bu görünürlük sepet terkini azaltır.
  3. İnceleme, puan veya UGC’yi dozunda göster
    Checkout, vitrin alanı değildir. Az ama güven veren sosyal kanıtlar, kullanıcıyı “doğru yerdeyim” noktasında tutar. Abartılı kullanımlar dikkat dağıtır.
  4. Ödeme sağlayıcısı ve 3D adımını açıklayan mikro kopya ekle
    3D doğrulamanın neden yapıldığını kısa bir cümleyle anlatmak, kullanıcıdaki endişeyi azaltır. Amaç güvenlik göstermek değil, belirsizliği kaldırmaktır.

Bu başlıktaki her dokunuş, kullanıcıyı ikna etmeye değil; vazgeçmemesi için gerekçeleri güçlendirmeye yöneliktir.

D) Ödeme Esnekliği

(Kaybı kurtaran kaldıraç)

Bazı sepetler, her şey doğru olmasına rağmen yalnızca ödeme koşulları nedeniyle kaybedilir. Bu noktada ödeme esnekliği, sepet terkini düşüren son ama güçlü kaldıraç olarak devreye girer.

  1. Daha fazla ödeme yöntemi sun
    Kullanıcının alışık olduğu yöntemi bulamaması, sessiz bir “hayır”dır. Kredi kartı, havale, dijital cüzdan gibi alternatifler, bu sessiz reddi azaltır.
  2. Taksit veya BNPL seçenekleri ekle (sektöre uygunsa)
    Özellikle orta ve yüksek tutarlı sepetlerde, toplam bedeli bölmek satın alma kararını kolaylaştırır. Bu bir kampanya değil, erişilebilirlik aracıdır.
  3. Kart saklama seçeneğini güvenle sun
    Kart saklama, tekrar satın almayı hızlandırır. Ancak mutlaka güven açıklamasıyla birlikte verilmelidir; kullanıcı neyin nerede saklandığını bilmek ister.

Bu 17 stratejinin tamamı, GA4 event bazlı ölçümle anlam kazanır.

Önemli olan “ne ekledik” değil; hangi değişikliğin begin_checkout → purchase dönüşümünü artırdığıdır. Test edilmeden uygulanan her iyileştirme, sadece varsayımdır. Ajans farkı ise varsayımı değil, etkiyi ölçmektir.

30 / 60 / 90 Günlük Brandaft Yol Haritası

Sepet terkini düşürmek tek hamlelik bir iş değildir. Kalıcı sonuç, ölçüm → teşhis → test → ölçekleme sırasıyla ilerleyen bir süreçle gelir. Bu yüzden ajans tarafında çalışmalar günü kurtarmak için değil, sürdürülebilir dönüşüm artışı yaratmak için planlanır. Aşağıdaki yol haritası, sepet terkini sistematik biçimde ele almak isteyen markalar için referans bir çerçevedir.

  • İlk 30 Gün — Teşhis ve Hızlı Kazanımlar
    Ölçüm altyapısı doğrulanır, GA4 event’leri ve funnel akışı kontrol edilir.
    Drop-off noktaları netleştirilir ve en büyük kaybı yaratan adımlar tespit edilir.
    Misafir ödeme, form sadeleştirme, görünür kargo bilgisi gibi quick win müdahaleler uygulanır.
  • 60 Gün — Yapısal İyileştirme ve Testler
    Checkout akışı yeniden ele alınır; ödeme ve kargo seçenekleri optimize edilir.
    Kritik adımlar için A/B testleri başlatılır ve cihaz bazlı performans izlenir.
    Amaç, yalnızca oranı düşürmek değil; hangi değişikliğin işe yaradığını netleştirmektir.
  • 90 Gün — Ölçekleme ve Sistem Kurulumu
    Kullanıcılar niyet ve davranışlarına göre segmente edilir.
    Terk edilmiş sepet otomasyonları, segment bazlı çalışacak şekilde kurgulanır.
    Sürekli test edilecek bir CRO backlog sistemi oluşturularak optimizasyon süreklilik kazanır.

Bu yol haritasının gücü, yapılacak işlerin listesinden değil; doğru sırayla yapılmasından gelir. Sepet terkini gerçekten düşüren markalar, her şeyi aynı anda yapanlar değil; önce neyin para yaktığını bulanlardır.

Özet + Uygulanabilir Checklist

Sepet terkini düşürmek için onlarca şey yapılabilir; ama sonuç üreten işler sınırlıdır. Aşağıdaki checklist, bu rehberin tamamını aksiyona döken net bir özet sunar. Hepsi uygulanabilir, ölçülebilir ve test edilebilir adımlardır.

  • GA4 funnel’ı doğru şekilde kur
  • Cihaz (mobil / desktop) kırılımını mutlaka ayrı izle
  • Sepette ortaya çıkan sürpriz maliyetleri kaldır
  • Misafir ödeme seçeneğini aktif et
  • Teslimat tarihini net ve görünür hale getir
  • İade ve değişim politikasını checkout’a yaklaştır
  • Ödeme yöntemlerini kullanıcı beklentisine göre genişlet
  • En az 2–3 öncelikli A/B test planla
  • Terk edilmiş sepet otomasyonlarını segment bazlı kurgula

Bu adımların tamamı tek bir hedefe hizmet eder:
Oranı düşürmek değil, drop-off’ın nerede oluştuğunu kontrol altına almak.

“Veri var ama teşhis yoksa, sorun sepet oranında değil; drop-off’ın nerede olduğundadır. İsterseniz 30 dakikada (Brandaft’ın e-ticaret SEO ajansı ekibiyle) GA4 funnel + cihaz/kaynak kırılımıyla “önce ne”yi birlikte çıkaralım…”

Bu noktada farkı yaratan şey araçlar değil; veriyi nasıl okuduğunuzdur.

Sepet Terk Etme Oranı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Sepet terk etme oranı nedir?

Sepet terk etme oranı, bir kullanıcının sepete ürün eklemesine rağmen satın alma işlemini tamamlamadan siteyi terk etme yüzdesini ifade eder. Bu oran, e-ticarette potansiyel gelirin nerede kaybedildiğini gösteren önemli bir sinyaldir. Ancak tek başına bir performans yargısı değil, teşhis için başlangıç noktasıdır.

Sepet terk etme oranı nasıl hesaplanır?

En yaygın formül şu şekildedir: (Sepete ekleme yapan kullanıcı sayısı − Satın alma yapan kullanıcı sayısı) / Sepete ekleme yapan kullanıcı sayısı × 100. Bu hesabın doğru sonuç vermesi için add_to_cart ve purchase event’lerinin eksiksiz ve doğru çalışması gerekir. Aksi halde oran, gerçeği yansıtmaz.

Sepet terk etme oranı kaç olmalı?

Bu sorunun tek bir doğru cevabı yoktur. Global benchmark’larda oranlar genellikle yüksek görünür; ancak sektör, fiyat seviyesi, cihaz dağılımı ve trafik kaynağı bu değeri ciddi biçimde değiştirir. Asıl önemli olan “kaç olduğu” değil, hangi adımda ve neden yükseldiğidir.

Misafir ödeme sepet terkini düşürür mü?

Evet, özellikle ilk kez gelen kullanıcılar için misafir ödeme sepet terkini anlamlı biçimde düşürür. Zorunlu üyelik, satın alma niyetini bölen bir bariyer oluşturur. Birçok projede misafir ödeme açıldığında begin_checkout → purchase dönüşümünde net artış görülür.

Mobilde sepet terk oranı neden daha yüksek olur?

Mobilde ekran küçük, klavye kullanımı zor ve dikkat süresi daha kısadır. Uzun formlar, yanlış input type kullanımı ve ödeme adımındaki teknik sorunlar mobil terk oranını yükseltir. Bu yüzden mobil sepet terkleri çoğu zaman niyet değil, sürtünme kaynaklıdır.

Kargo ücreti sepet terkini nasıl etkiler?

Kargo ücretinin kendisi kadar, ne zaman ve nasıl gösterildiği de önemlidir. Ürün sayfasında görünmeyen kargo maliyetinin sepette sürpriz olarak çıkması, kullanıcıda güven kaybı yaratır. Şeffaf kargo bilgisi, sepet terkini doğrudan azaltır.

GA4’te sepet terkini nasıl takip ederim?

Google Analytics 4’te view_item, add_to_cart, begin_checkout ve purchase event’leri doğru kurulduğunda sepet terk akışı net biçimde izlenebilir. Funnel Exploration raporlarıyla kullanıcıların hangi adımda ve hangi cihazda koptuğu analiz edilir. Bu yaklaşım, oranı değil drop-off noktasını görünür kılar.

Terk edilmiş sepet e-postası veya SMS işe yarar mı, nasıl kurgulanmalı?

Doğru kurgulandığında işe yarar; yanlış kurgulandığında spam olur. Etkili bir sistem, zamanlama ve segmentasyona dayanır. İlk mesaj hatırlatma, ikinci mesaj güven ve netlik, üçüncü mesaj ise sınırlı ve hedefli bir teşvik içermelidir. Herkese aynı indirim göndermek yerine, terk sebebine göre iletişim kurulmalıdır.

Picture of Brandaft Dijital Pazarlama Ajansı

Brandaft Dijital Pazarlama Ajansı

Brandaft, her projeye özgün ve verimli çözümler sunarak, markaların dijital dünyadaki görünürlüğünü artırmayı hedefler. SEO stratejileri, içerik üretimi ve dijital pazarlama kampanyalarında sektördeki en güncel teknikleri kullanarak, müşterilerimize yüksek kaliteli sonuçlar sağlayan bir dijital pazarlama ajansıyız.
Facebook
Twitter
LinkedIn

Bültenimize abone olarak içeriklerden ilk siz haberdar olun.

Yayınladığımız içeriklerden ilk siz haberdar olmak için e posta bültenimize abone olun.

Son eklenen yazılar