Marka Araması (Branded Search) Nasıl Artırılır?

Marka araması, pazarlamanın en dürüst göstergesi. Search Console ve Google Trends ile nasıl ölçülür, share of search neyi önceden haber verir, talep tarafında hangi kaldıraçlar çalışır.
Marka araması nasıl ölçülür ve nasıl artırılır? Search Console kurulumu, share of search, Google Trends takibi, 6 kaldıraç ve 90 günlük ölçüm planı.

Bu içeriği farklı bir yapay zeka aracında özetle:

“Reklamları kestik, trafik bir ayda yarıya düştü.”

Bu cümle bir bütçe sorunu gibi duyuyor ama değil. Reklam kapandığında geriye kalan şey markanın kendi talebidir ve o talebin büyüklüğü tek bir yerde görünür: insanların sizi adınızla arayıp aramadığında. Marka araması bu yüzden bir pazarlama çıktısı değil, pazarlamanın karnesidir.

Ölçülebilir olması da buradan geliyor. Bilinirlik anketle sorulur, marka adıyla yapılan aramalar sayılır. Institute of Practitioners in Advertising’in 2020 EffWorks konferansında Les Binet’in sunduğu çalışma, markanın arama payının (share of search) pazar payını önceden haber veren bir gösterge olduğunu ortaya koydu; otomotivde bu öncülük bir yıla kadar çıkıyor ve süreklilik taşıyan reklam yatırımlarında aramaların %60’ı uzun vadeli etkiden, %40’ı kısa vadeli etkiden geliyor (IPA, Ekim 2020). Bu gösterge bugünü değil, önümüzdeki çeyrekleri anlatıyor.

Biz Brandaft olarak İstanbul merkezli, ölçüm odaklı bir dijital pazarlama ajansıyız ve bu konuda duruşumuz net: marka çalışmasını “ölçülemez” kabul etmiyoruz. Sıralama garantisi vermiyoruz ama hangi ayda hangi göstergenin kıpırdaması gerektiğini baştan yazıyoruz. Tarot kartları satan bir Shopify markası olan Calmoura’da yürüttüğümüz içerik ve backlink çalışması, Amerika pazarında marka adıyla yapılan aramaları %200 artırdı — çalışmanın ayrıntısı vaka çalışmalarımız arasında duruyor.

Bu rehberde şunları ele alacağız:

  • Marka sorgusunun ne olduğu ve neden bir sonuç değil gösterge olduğu
  • Search Console’da doğru kurulum ve ölçümün gizli tuzağı
  • Share of search hesabı ve pazar payıyla ilişkisi
  • Google Trends’in ne söylediği, ne söylemediği
  • Talep tarafında gerçekten çalışan altı kaldıraç
  • Marka SERP’inizin kontrolü ve artışı satışa çeviren yapı
  • Ölçümde en sık yapılan beş hata ve 90 günlük plan

İçindekiler

Marka Araması Nedir? (Ve Neden Bir Sonuç Değil, Bir Göstergedir?)

Marka araması, kullanıcının bir ihtiyacı tanımlayarak değil, doğrudan markanızın adını yazarak yaptığı aramadır. “Tarot kartı satın al” bir kategori sorgusudur; “Calmoura tarot” bir marka sorgusudur. Aradaki fark kelime sayısı değil, niyetin yönü: birincisinde kullanıcı bir çözüm arıyor, ikincisinde çözümü zaten seçmiş, sizi bulmaya çalışıyor.

Bu ayrım ticari olarak kritik, çünkü iki sorgu tipi hunide farklı yerlerde duruyor. Kategori sorgusunda rakiplerinizle aynı sayfada yarışırsınız; marka sorgusunda sayfa büyük ölçüde sizindir. Bu yüzden buradan gelen trafiğin dönüşüm oranı tipik olarak kategori trafiğinin üzerinde seyreder ve müşteri edinme maliyeti düşer.

Göstergeye dönüşmesi de bu noktada başlıyor. Marka sorgusu hacmi, yaptığınız hiçbir SEO çalışmasıyla doğrudan artmaz. Artması için insanların markanızı bir yerde görmüş, duymuş ya da hatırlamış olması gerekir. Yani bu sayı SEO’nun değil, tüm pazarlama sisteminin çıktısıdır.

Bilinirlik bir algıdır. / Marka araması o algının sayılabilir hali.

Bu çerçeve oturduktan sonra, neden bu metriği diğerlerinin önüne koyduğumuza bakalım.

Marka Araması Neden En Dürüst Metriktir?

Pazarlama metriklerinin çoğu manipüle edilebilir. Gösterim satın alınabilir, tıklama satın alınabilir, takipçi satın alınabilir. Marka sorgusu satın alınamaz, çünkü bir kişinin klavyeye sizin adınızı yazması için önce sizi hatırlaması gerekir.

İkinci dürüstlük kaynağı, metriğin gecikmesiz olması. Marka sağlığı anketleri çeyrekte bir yapılır, pahalıdır ve küçük örneklemle çalışır. Arama tarafı ise haftalık, ücretsiz ve nüfusun tamamı üzerinden ölçülür. Binet’in çalışmasının en pratik yanı da bu: verinin kendisi 2004’ten beri Google Trends üzerinde haftalık olarak zaten duruyor.

Üçüncüsü, bu metrik kötü haberi de söylüyor. Reklam bütçesi artarken marka sorguları yatay kalıyorsa, satın aldığınız şey talep değil sadece trafiktir. Bu tespit rahatsız edici ama karar değiştiricidir; hangi metriklerin gerçekten karar tetiklediğini pazarlama metrikleri tarafında ayrıca ele alıyoruz.

Metriğin değeri anlaşıldıysa sıra onu doğru kurmaya geliyor — ve burada çoğu kurulum daha ilk adımda bozuluyor.

Marka Araması Nasıl Ölçülür? (Search Console Tarafındaki Gizli Tuzak)

Ölçümün başlangıç noktası Google Search Console’un performans raporu. Sorgu tablosunda marka adınızı içeren sorguları filtreleyip toplam gösterim ve tıklamayı okumak, işin görünen kısmı. Search Console kurulumu tarafını ayrıca anlattığımız için burada doğrudan marka ölçümüne özgü kısma giriyorum.

Asıl mesele şu: Google, kullanıcı gizliliğini korumak için bazı sorguları rapordan çıkarıyor. Bunlara anonimleştirilmiş sorgu deniyor ve Google’ın kendi dokümantasyonu bu sorguların grafik toplamlarına dahil edildiğini, ancak bir sorgu filtresi uygulandığında dahil edilmediğini açıkça yazıyor (Google Search Console Yardım). Yani “marka adımı içeren sorgular” filtresini uyguladığınız anda, ölçtüğünüz sayı sistematik olarak eksiktir.

Bunun pratik sonucu iki tanedir. Birincisi, filtreli toplamı filtresiz site toplamına bölüp “trafiğimin yüzde kaçı marka” diye hesaplamak yanlıştır; pay eksik, bölen tam olduğu için oran olduğundan küçük çıkar. İkincisi, mutlak sayıyı hedef yapmak yerine aynı filtreyle ölçülen zaman serisini takip etmek gerekir. Eksiklik her ayda benzer şekilde davrandığı için trend güvenilir kalır, seviye kalmaz.

Doğru kurulum şöyle işliyor:

  • Marka sorgu listesini yazın. Marka adı, yaygın yazım hataları, marka + kategori ve marka + yorum kalıpları. Bu liste bir dosyada durur, her ay aynı liste kullanılır.
  • Ölçümü sabit filtreyle alın. Filtre değiştiğinde seri kırılır; kıyaslanabilirlik biter.
  • Marka ve marka dışı trafiği ayrı raporlayın. Birleşik organik trafik grafiği, marka tarafındaki düşüşü kategori artışıyla maskeleyebilir.
  • Seviyeyi değil eğimi hedefleyin. Hedef “ayda 10.000 marka gösterimi” değil, “marka gösteriminin çeyrek bazında yukarı eğimli olması”.

Search Console size kendi sitenizdeki talebi gösteriyor. Rakiplerle kıyas için başka bir araca geçmek gerekiyor.

Share of Search Nedir ve Pazar Payını Nasıl Haber Verir?

Share of search, kategorinizdeki toplam marka aramaları içinde sizin payınızdır. Hesabı basit: kendi marka sorgularınızı, siz ve rakiplerinizin marka sorgularının toplamına bölersiniz.

Metriğin değeri bu sadelikte değil, öncü olmasında. Binet’in IPA’da sunduğu çalışma otomotiv, enerji ve cep telefonu kategorilerinde arama payı ile pazar payının birbirine eşlik ettiğini, arama payının pazar payını önceden haber verdiğini ve bu öncülüğün otomotivde bir yıla kadar uzadığını gösterdi. Aynı çalışmada her markanın bir denge seviyesi olduğu, bu seviyenin altına inildiğinde arama payının iki yıl içinde tipik olarak gerilediği belirtiliyor.

Pratikte bunun anlamı şu: arama payınız düşerken satışlarınız hâlâ iyi görünüyorsa, iyi haber bugünün haberi, kötü haber gelecek çeyreğin habercisidir. Tersi de geçerli; pay kıpırdamaya başladığında satış tarafında henüz bir şey görünmese bile yatırım işe yarıyor demektir.

Hangi kanal gerçekten kazandırıyor?

Her kanalın getirisini ayrı ayrı ölçüp bütçenizi en çok dönen yere veriyoruz. Şansa değil veriye dayanan bir plan.

BİLGİ AL

Kısa vade satışı gösterir. / Arama payı sırayı gösterir.

Hesabı kurarken iki şeye dikkat ediyoruz. Rakip listesi gerçek rakiplerle sınırlı tutulmalı; kategorinin devini listeye koyduğunuzda payınız anlamsız biçimde küçülür ve seri duyarsızlaşır. Bir de kategori sorguları bu hesaba girmez, sadece marka sorguları girer.

Peki bu payı hangi veriyle hesaplıyoruz? Cevap Google Trends, ama Trends’in ne söylediğini bilmek şartıyla.

Google Trends ile Rakip Karşılaştırması Nasıl Yapılır?

Google Trends, arama payı hesabı için eldeki en erişilebilir kaynak. Ücretsiz, haftalık ve rakipleri aynı grafikte karşılaştırmaya izin veriyor.

Ama Trends mutlak arama hacmi vermiyor. Google’ın kendi dokümantasyonu, her veri noktasının ait olduğu bölge ve zaman aralığındaki toplam aramaya bölündüğünü, sonucun 0-100 aralığına ölçeklendiğini ve sayıların göreli ilgiyi gösterdiğini yazıyor; aynı sayfada aynı arama ilgisini gösteren iki bölgenin toplam arama hacminin farklı olabileceği de belirtiliyor (Google Trends Yardım). Yani Trends’ten çıkan 68 sayısı bir hacim değil, bir orandır.

Bu, arama payı için sorun değil — çünkü o da zaten bir orandır. Sorun, Trends çıktısını “ayda kaç kişi bizi aradı” diye okumaya çalışıldığında başlıyor.

Kurulumda uyguladığımız kurallar:

  • Marka adını “arama terimi” olarak sorgulayın, “konu” olarak değil. Konu seçimi Google’ın ilişkilendirdiği sorguları da içine katar ve sinyali bulanıklaştırır.
  • Coğrafyayı ve zaman aralığını sabitleyin. Aralık değiştiğinde ölçekleme yeniden hesaplanır, eski grafikle kıyas yapılamaz.
  • Beş yıllık pencereyle bakın. Aylık dalgalanma trendi gizler; yıllık eğim gizlemez.
  • Marka adı jenerik bir kelimeyse Trends kullanılamaz. Bu durumda Search Console serisi ve doğrudan trafik tek gösterge olarak kalır.

Ölçüm kurulduğunda sıra asıl soruya geliyor: bu sayı nasıl yukarı gider.

Marka Araması Nasıl Artırılır? Talep Tarafındaki 6 Kaldıraç

Bu sayı, insanların markayı hatırlamasının sonucu olduğu için buradaki kaldıraçların hepsi hafızayla ilgili. Aşağıdaki altı başlık, sahada ölçülebilir hareket ürettiğini gördüğümüz sırayla.

1. Kategori giriş noktalarında görünmek

İnsanlar markaları soyut olarak hatırlamıyor; bir ihtiyaç anına bağlı olarak hatırlıyor. Markanızın hangi ihtiyaç anlarında akla gelmesini istiyorsanız, o anları tanımlayan sorgularda görünür olmanız gerekir. Bu, kategori SEO’sunun dolaylı katkısıdır: bugünkü kategori görünürlüğü, üç ay sonraki marka sorgusudur.

Burada ölçü önemli. Tek bir yüksek hacimli sorguda birinci olmak, beş farklı ihtiyaç anında ilk sayfada olmaktan daha az talep üretiyor. Tanınma sıklıkla gelir, zirveyle değil.

2. Aynı adı her yerde aynı şekilde kullanmak

Bir markanın aranabilmesi, adının yazılabilmesini gerektirir. Adın sosyal medyada, faturada, reklamda ve sitede farklı yazıldığı durumlarda kullanıcı hatırladığı şeyi yazamaz. Tutarlılık burada estetik değil, ölçüm meselesidir.

Yaygın yazım hatalarını da sorgu listenize eklemek gerekiyor. Türkçe karakter içeren marka adlarında aramaların önemli kısmı hatalı yazımla geliyor ve bu sorgular filtreye girmediği sürece ölçüme de girmiyor.

3. Ücretli kanalı hatırlatma olarak kullanmak

Reklamın buradaki katkısı doğrudan satış değil, tekrar maruz kalmadır. Binet’in çalışmasındaki uzun vade ağırlığı tam olarak bunu anlatıyor: süreklilik taşıyan yatırımda etkinin büyük kısmı kampanya bittikten sonra da çalışmaya devam ediyor.

Pratik sonuç şu: sürekli düşük tempolu görünürlük, aralıklı yüksek tempolu kampanyalardan daha çok talep üretiyor. Bütçeyi üç aya sıkıştırmak yerine on iki aya yaymak, aynı parayla daha fazla hatırlanma anlamına geliyor.

4. Üçüncü taraf mecralarda görünmek

Kullanıcı markayı sizin sitenizde değil, başka bir yerde duyduğunda arıyor. Sektör yayınları, karşılaştırma içerikleri, podcast’ler, forumlar ve otoriter kaynaklardaki bahisler bu yüzden en güçlü tetikleyiciler arasında. Calmoura çalışmasında sonucu üç katına çıkaran şey de içerik üretimiyle birlikte yürütülen backlink ve otoriter kaynak iş birliği stratejisiydi.

Buradaki ölçüt link değeri değil, izleyici örtüşmesi. Yüksek otoriteli ama kitleniz olmayan bir mecradaki bahis, sayıyı kıpırdatmıyor.

5. Hatırlanacak bir farkla konumlanmak

Kimse hatırlamadığı şeyi aramaz. Markanın ne yaptığı kadar neyi farklı yaptığı da net değilse, maruz kalma hatırlanmaya dönüşmüyor. Bu yüzden bu çalışma konumlandırmadan bağımsız yürütülemiyor; marka kimliği tarafı zayıf kaldığında görünürlük yatırımı ölçümde karşılık bulmuyor.

6. Mevcut müşteriyi tekrar arayan kişiye dönüştürmek

Marka sorgularının azımsanmayacak kısmı yeni müşteriden değil, mevcut müşteriden gelir: siteye girmek için markayı aratan, destek arayan, tekrar sipariş veren kullanıcılar. Müşteri deneyimi ve satış sonrası iletişim bu yüzden doğrudan bir kaldıraç.

Bu altı kaldıraç talep üretiyor. Talep geldiğinde karşılayacak yapı yoksa artış boşa gidiyor.

Marka SERP’inizi Kim Yönetiyor?

Kullanıcı markanızı arattığında karşısına çıkan sayfa, markanız hakkındaki ilk izlenimi belirliyor. Bu sayfayı yönetmiyorsanız başkası yönetiyor: rakip reklamları, şikâyet siteleri, eski haberler ya da alakasız sosyal profiller.

Marka SERP’inin yönetimi üç iş kaleminden oluşuyor. Marka + kategori ve marka + yorum kalıplarındaki sorgular için kendi sayfalarınızın bulunması, kurumsal bilgilerin yapılandırılmış veriyle tutarlı biçimde verilmesi ve markaya ait profillerin güncel tutulması. Bu çalışmanın SEO tarafındaki çerçevesini marka SEO yazısında ayrıca açtık.

İkinci katman, rakip reklamları. Marka sorgunuzda rakip reklamı görünüyorsa talebinizin bir kısmı rakibe akıyor demektir. Bu durumda marka sorgularında savunma amaçlı reklam vermek genellikle en düşük maliyetli müdahale oluyor; teklif rekabeti olmadığı için tıklama ucuz kalıyor.

SERP kontrolü kurulduğunda artışın ticari karşılığını görmeye başlıyoruz.

Marka Araması Artışı Satışa Nasıl Dönüşür?

Marka araması artıyor ama satış aynı kalıyorsa, sorun genellikle talepte değil talebi karşılayan yapıda.

Marka sorgusuyla gelen kullanıcı, kategori sorgusuyla gelenden farklı bir şey arıyor: ikna değil doğrulama. Fiyat, teslim, iletişim ve referans bilgisi ön planda olmalı. Bu kullanıcıyı uzun bir anlatım sayfasına düşürmek, onu ikna edilmesi gereken biri gibi karşılamak demektir.

Ölçüm tarafında da ayrıştırma şart. Marka ve marka dışı trafiğin dönüşüm oranı ayrı ayrı raporlanmadığında, buradaki artış toplam dönüşüm oranını yukarı çeker ve kategori tarafındaki bir sorun görünmez hale gelir. Bu, ajans raporlarında en sık karşılaştığımız gizleme biçimi. Marka ile performans arasındaki bu ilişkinin daha geniş çerçevesini performans mı marka mı tartışmasında ele almıştık.

Yapı kurulduğunda geriye ölçümün kendi hatalarını elemek kalıyor.

Ölçümde En Sık Yapılan 5 Hata

1. Filtreli sayıyı filtresiz toplama bölmek

Anonimleştirilmiş sorgular filtre uygulandığında dışarıda kaldığı için bu oran her zaman olduğundan küçük çıkar. Marka payını bu şekilde hesaplayan her rapor, marka çalışmasını olduğundan zayıf gösterir.

2. Marka trafiğini organik başarı olarak raporlamak

Bu sayı SEO’nun çıktısı değil, pazarlamanın çıktısıdır. SEO raporunda marka trafiğini büyüme kanıtı olarak sunmak, kategori tarafındaki durgunluğu gizler.

3. Marka adı jenerikken Trends’e güvenmek

Adı bir kelimeyle örtüşen markalarda Trends serisi markayı değil kelimeyi ölçer. Bu durumda seri yükselse bile markayla ilgisi olmayabilir.

4. Aralığı ve filtreyi her raporda değiştirmek

Trends ölçeklemeyi seçilen aralığa göre yeniden hesaplar, Search Console ise filtre değiştiğinde farklı bir sorgu kümesi döndürür. Kıyaslanabilirlik, ölçümün kendisi kadar önemli.

5. İlk çeyrekte sonuç beklemek

Bu gösterge geç hareket eder. Binet’in çalışmasındaki denge seviyesi mantığı da bunu doğruluyor: seviyenin altına inen markalarda gerileme iki yıla yayılıyor. Yukarı yön de benzer şekilde sabır istiyor.

Bu hatalar elendiğinde takvim konuşulabilir hale geliyor.

Marka Araması Ne Kadar Sürede Artar?

Net bir aralık vermek gerekiyor, çünkü belirsiz cevap bütçe kararı üretmiyor.

Sahada gördüğümüz ritim şöyle: üçüncü taraf görünürlük ve kategori SEO’su birlikte yürütüldüğünde marka sorgu gösteriminde ilk kıpırdama 2-4 ay, arama payı tarafında okunabilir bir eğim 4-8 ay, marka trafiğinin toplam organik içindeki payında kalıcı bir değişim ise genellikle üçüncü çeyrekten sonra görünüyor. Yeni kurulan markalarda bu aralıkların her biri uzuyor, çünkü hatırlanma için önce yeterli maruz kalma birikmesi gerekiyor.

Bu takvimin en önemli özelliği asimetrik olması. Sayı yavaş yükseliyor ama yatırım kesildiğinde hemen düşmüyor; bir süre platoda kalıp sonra geriliyor. Bu, kısa vadede rahatlatıcı, uzun vadede yanıltıcı bir durum: reklam kesildikten sonraki iki ay iyi görünen tablo, dördüncü ayda gerçeği söylüyor.

Süre bir vaat değil. / Süre, sürekliliğin fonksiyonu.

Brandaft Perspektifi: Marka Araması Bir Kampanya Hedefi Değil, Sistem Çıktısıdır

Bir markanın panosuna baktığımızda ilk sorduğumuz şey “adınızla aranıyor musunuz, artıyor mu” oluyor. Çünkü bu tek soru, diğer bütün metriklerin ne kadar gerçek olduğunu test ediyor. Gösterim artıyor ama marka sorguları yatay kalıyorsa satın alınan şey dikkat değil envanterdir.

Bunu bir kampanya KPI’sına indirgemiyoruz. Kampanya bazlı hedef koyulduğunda ekip, metriği kısa vadede kıpırdatacak şeye yöneliyor — genelde marka sorgularına reklam vererek kendi trafiğini satın alıyor. Bu, sayıyı büyütür, talebi büyütmez.

Hazır paket de satmıyoruz. Her çalışma mevcut durumun ölçülmesiyle başlıyor: sorgu listesi çıkarılıyor, Search Console serisi geriye dönük okunuyor, rakiplerle arama payı hesaplanıyor. Bu üçü olmadan hangi kaldıracın çalıştığı hiçbir zaman bilinemiyor. Bağlayıcı uzun taahhüt ve erken fesih cezası yok; kurulan ölçüm düzeni ve üretilen içerikler müşteride kalıyor.

Bilinirliği artıracak taktiklerin geniş listesi ayrı bir konu; onu marka bilinirliğini artırma tarafında ele aldık. Bu yazının işi o taktiklerin işe yarayıp yaramadığını nasıl göreceğinizi anlatmak.

90 Günlük Ölçüm ve Artış Planı

İlk 30 gün — ölçümü kur. Marka sorgu listesi yazılır (ad, yazım hataları, marka + kategori, marka + yorum). Search Console’da bu filtreyle geriye dönük 16 aylık seri alınır ve bir tabloya işlenir. Rakip listesi belirlenir, Google Trends üzerinde beş yıllık arama payı hesaplanır. Marka ve marka dışı trafik ayrı raporlanacak şekilde panoya ayrılır. Marka SERP’i elle incelenir: rakip reklamı var mı, hangi sayfalar görünüyor.

31-60 gün — açıkları kapat. Marka + kategori ve marka + yorum sorguları için eksik sayfalar açılır. Kurumsal bilgiler ve profiller tutarlı hale getirilir. Marka sorgularında rakip reklamı varsa savunma kampanyası kurulur. Kategori tarafında, markanın akla gelmesini istediğiniz ihtiyaç anlarını tanımlayan sorgular önceliklendirilir.

61-90 gün — talebi besle. Üçüncü taraf görünürlük çalışması başlar: kitle örtüşmesi yüksek mecralar seçilir, karşılaştırma ve inceleme içeriklerinde markanın bulunması sağlanır. Ücretli kanal, aralıklı kampanya yerine sürekli düşük tempoya çekilir. Gösterimdeki ilk hareket bu dönemde okunmaya başlar.

90. günden sonra. Aylık okuma rutine girer: marka gösterim eğimi, arama payı, marka ve marka dışı dönüşüm oranı ayrı ayrı. Çeyrekte bir sorgu listesi güncellenir, yeni çıkan yazım varyasyonları ve marka + kategori kalıpları eklenir.

Takip Kontrol Listesi

  • [ ] Marka sorgu listesi yazıldı ve bir dosyada duruyor
  • [ ] Search Console serisi aynı filtreyle, sabit aralıkla alınıyor
  • [ ] Filtreli sayının filtresiz toplama bölünmediği doğrulandı
  • [ ] Marka ve marka dışı trafik panoda ayrı raporlanıyor
  • [ ] Rakip listesi gerçek rakiplerle sınırlı, kategori devi listede değil
  • [ ] Google Trends sorgusu “arama terimi” olarak, sabit coğrafya ve aralıkla kurulu
  • [ ] Marka adı jenerikse Trends’e güvenilmediği not edildi
  • [ ] Marka SERP’i incelendi, rakip reklamı kontrol edildi
  • [ ] Marka + kategori ve marka + yorum sorguları için sayfa var
  • [ ] Marka trafiğinin dönüşüm oranı ayrı ölçülüyor
  • [ ] Hedef seviye değil eğim olarak tanımlandı

Marka Araması ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Marka araması ile doğrudan trafik aynı şey mi?

Hayır, ikisi farklı davranışlar. Doğrudan trafik adres çubuğuna site adresini yazan ya da yer imini kullanan kullanıcıdır; marka sorgusu ise arama motoruna markanın adını yazan kullanıcıdır. İkisi de marka gücünün göstergesi sayılır ama arama tarafı daha ölçülebilirdir, çünkü doğrudan trafik etiketi pratikte kaynağı belirlenemeyen birçok ziyareti de içine alır. Panoda ikisini birlikte izlemek, tek birine bakmaktan daha güvenilir bir okuma veriyor.

Marka sorgularına reklam vermek bu sayıyı artırır mı?

Artırmaz; zaten var olan talebin bir kısmını ücretli kanala taşır. Bunun meşru bir kullanımı vardır: marka sorgunuzda rakip reklamı görünüyorsa savunma amaçlı reklam, trafiği rakibe kaptırmamanın en ucuz yolu olur. Ama bu bir artış stratejisi değil, koruma önlemidir. Talebin kendisini büyüten şey, marka sorgusunun dışında kalan maruz kalmadır.

Search Console’daki gösterim sayısı neden tutarsız görünüyor?

Çünkü Google, kullanıcı gizliliğini korumak için bazı sorguları rapordan çıkarıyor ve bir sorgu filtresi uygulandığında bu anonimleştirilmiş sorgular toplama dahil edilmiyor. Bu yüzden marka filtresiyle aldığınız toplam, aynı dönemin filtresiz toplamıyla matematiksel olarak uyuşmaz. Doğru kullanım, mutlak sayıyı değil aynı filtreyle ölçülen zaman serisinin eğimini takip etmektir. Eksiklik dönemler arasında benzer davrandığı için trend okunabilir kalıyor.

Share of search hesabı için kaç rakip almalıyım?

Gerçekten aynı müşteri için yarıştığınız 3-5 marka genellikle yeterli. Listeyi büyütmek metriği daha doğru yapmıyor, aksine duyarsızlaştırıyor: kategorinin en büyük oyuncusunu listeye eklediğinizde payınız çok küçük bir sayıya iniyor ve kendi hareketiniz grafikte görünmez hale geliyor. Amaç kategorinin tamamını haritalamak değil, kendi konumunuzun yönünü görmek.

Küçük bir markada bu ölçüm yapılabilir mi?

Search Console tarafında evet, Google Trends tarafında genellikle hayır. Trends düşük hacimli terimlerde veri döndürmüyor ya da çok gürültülü bir seri veriyor. Bu durumda ölçüm Search Console serisi, doğrudan trafik ve marka adının geçtiği sorgu çeşitliliği üzerinden kurulur. Sorgu çeşitliliğinin artması, hacim henüz küçükken bile markanın tanınmaya başladığının iyi bir erken göstergesi.

Marka sorguları düşüyorsa ilk nereye bakmalıyım?

Önce ölçümün kendisine: filtre değişti mi, aralık değişti mi, marka adının yeni bir yazım varyasyonu mu ortaya çıktı. Ölçüm sağlamsa ikinci bakılacak yer süreklilik: son iki çeyrekte görünürlük yatırımı kesintiye uğradı mı. Üçüncüsü rekabet: rakiplerin arama payı artarken sizin payınız düşüyorsa bu bir kategori daralması değil, yer kaybıdır. Bu üç kontrol, düşüşün sebebini çoğu vakada daraltıyor.

Artış ne zaman ciroya yansır?

Aramalardaki artış genellikle ciroya aynı çeyrekte yansımıyor; arada satın alma döngüsü kadar bir gecikme oluyor. B2B’de bu gecikme teklif ve müzakere süreci kadar, e-ticarette ise değerlendirme süresi kadar uzuyor. Binet’in çalışmasındaki öncülük mantığı da bunu destekliyor: arama payı, pazar payından önce hareket ediyor. Bu yüzden bu metriği gecikmeli bir satış göstergesi değil, öncü bir talep göstergesi olarak okumak gerekiyor.

Sonuç: Marka Araması, Pazarlamanın Kendi Kendine Yazdığı Karne

Pazarlama panolarındaki metriklerin çoğu ne kadar çalıştığınızı gösterir. Marka araması ne kadar hatırlandığınızı gösterir ve satın alınamadığı için yalan söylemez.

Bu yüzden ölçümü kurmak, artırmaya çalışmaktan önce gelir. Sorgu listesi yazılmadan, anonimleştirilmiş sorgu tuzağı bilinmeden ve rakiplerle arama payı hesaplanmadan yapılan her marka çalışması, sonucu görünmeyen bir yatırım olarak kalır. Ölçüm kurulduğunda ise sıra sabıra geliyor: bu gösterge yavaş hareket eder ama yön değiştirdiğinde uzun süre o yönde kalır.

Son 16 ayda ne olduğunu ve rakiplerinize göre nerede durduğunuzu birlikte okumak isterseniz, ilk görüşme ücretsiz: bizimle iletişime geçin.

Picture of Brandaft Dijital Pazarlama Ajansı

Brandaft Dijital Pazarlama Ajansı

Brandaft, her projeye özgün ve verimli çözümler sunarak, markaların dijital dünyadaki görünürlüğünü artırmayı hedefler. SEO stratejileri, içerik üretimi ve dijital pazarlama kampanyalarında sektördeki en güncel teknikleri kullanarak, müşterilerimize yüksek kaliteli sonuçlar sağlayan bir dijital pazarlama ajansıyız.
Facebook
Twitter
LinkedIn

Bültenimize abone olarak içeriklerden ilk siz haberdar olun.

Yayınladığımız içeriklerden ilk siz haberdar olmak için e posta bültenimize abone olun.

Bütünleşik Pazarlama & ROI Stratejisi

Bütçeniz mi Eriyor,
Yoksa İşiniz mi Büyüyor?

Dijital pazarlama kaosu içinde kaybolmayın. Reklam, SEO ve içeriği tek bir büyüme motoruna dönüştürelim.

Brandaft ile tanışıp markanızı büyütelim mi?

Şahan
Benay
Brandaft ekibiyle strateji konuşun.
EVET, TANIŞALIM Hayır, mevcut kaostan memnunum.
Bütünleşik Pazarlama & ROI Stratejisi

Bütçeniz mi Eriyor,
Yoksa İşiniz mi Büyüyor?

Dijital pazarlama kaosu içinde kaybolmayın. Reklam, SEO ve sosyal medyayı tek bir büyüme motoruna dönüştürelim.

Bütçenizi ciroya dönüştürmek için tanışalım mı?

Şahan
Benay
Şahan ve Benay ile strateji konuşun.
EVET, TANIŞALIM Formu doldurun, 24 saat içinde size dönüş yapalım. Hayır, mevcut kaostan memnunum.