Son aylarda SEO tarafında aynı cümleyi daha sık duyuyoruz:
“Galiba negatif SEO yapıyorlar…”
Google Search Console’da garip backlinkler, GA4’te anlamsız trafik dalgaları, sıfır etkileşimli oturumlar… Ardından refleks geliyor: disavow dosyası, panik temizliği, sert müdahaleler.
Ama burada durup net bir şey söylemek gerekiyor:
Anti-SEO her şüpheli veride karşımıza çıkan bir saldırı türü değildir.
Bugün “anti SEO”, “negatif SEO”, “bot trafik saldırısı” gibi kavramlar çoğu içerikte aynı sepete atılıyor. Oysa gerçek hayatta bu sinyallerin büyük bölümü ya ölçüm kirliliği, ya zararsız bot aktivitesi, ya da yanlış okunan veri anomalileridir. Ve ironik biçimde, en büyük zarar çoğu zaman saldırıdan değil, yanlış müdahaleden gelir.
Google’ın algoritmaları 2010’ların başındaki kadar kırılgan değil. Ama bu şu anlama da gelmiyor: “Google zaten her şeyi görmezden gelir.” Gerçek risk, zayıf bir teknik yapı, bozuk davranış sinyalleri ve yanlış teşhislerin aynı anda devreye girmesiyle ortaya çıkar.
Bu rehberin amacı tam olarak burada başlıyor:
- Anti SEO nedir, ne değildir?
- Bot trafik ile gerçek negatif SEO nasıl ayırt edilir?
- Hangi sinyal panik sebebidir, hangisi değildir?
- Disavow gerçekten ne zaman gerekir — ne zaman daha fazla zarar verir?
Brandaft’ta anti-SEO konusunu hiçbir zaman “spam backlink listesi” üzerinden okumadık. Çünkü sahada gördüğümüz şey şuydu:
Aynı veriye bakan iki farklı ekipten biri paniklerken, diğeri hiçbir şey yapmadan yoluna devam edebiliyordu — ve çoğu zaman haklı olan ikinci ekipti.
Bu içerikte, Google Search Console, GA4 ve sunucu loglarını birlikte okuyarak anti-SEO iddialarını nasıl ayıklayacağınızı, gerçek saldırı senaryolarını nasıl tanıyacağınızı ve en önemlisi ne zaman hiçbir şey yapmamanın en doğru hamle olduğunu net biçimde göreceksiniz.
Anti-SEO vardır.
Ama nadirdir. Ve doğru teşhis edilmediğinde, kendi kendine verilen hasar kadar tehlikelidir.
İçindekiler
Toggle- Anti-SEO (Negatif SEO) Nedir?
- Anti-SEO ile Bot Trafiği Aynı Şey Değil
- Anti-SEO Yapıldığını Nasıl Anlarsınız?
- En Yaygın Anti-SEO Teknikleri
- Google Negatif SEO’ya Karşı Ne Kadar Dayanıklı?
- Anti-SEO’ya Karşı Korunma Stratejisi
- Ne Zaman Profesyonel Müdahale Gerekir?
- Kısa Özet: Anti-SEO Panikle Değil, Veriyle Yönetilir
- Anti SEO ile İlgili Sık Sorulan Sorular
Anti-SEO (Negatif SEO) Nedir?
Anti-SEO (negatif SEO), bir web sitesinin sıralama veya güven sinyallerini site sahibinin kontrolü dışında, dış aktörler aracılığıyla bozmayı hedefleyen girişimlerin genel adıdır. Ama pratikte bu kavram, çoğu zaman olduğundan daha geniş ve yanlış kullanılır.
Anti-SEO;
- rakipler,
- otomasyon ağları,
- spam sistemleri
tarafından yapılan kasıtlı sinyal manipülasyonu denemelerini kapsar. Ancak her şüpheli veri, her anomali veya her kötü backlink anti-SEO anlamına gelmez.
Genelde aynı ailede anılan kavramlar şunlardır:
- Negatif SEO (genel üst kavram)
- Google Bowling (eski dönem “rakibi cezalandırtma” yaklaşımı)
- Bot manipülasyonu (davranış veya tarama sinyaliyle oynama)
Bunlar isim olarak farklı görünse de, amaç aynıdır: algoritmanın siteyi olduğundan daha riskli veya alakasız algılamasını sağlamak.
Burada kritik bir ayrım var. Google’ın sıkça tekrarladığı “kötü niyetli sinyallerin büyük ölçüde görmezden gelindiği” söylemi tek başına yanlış değildir, ama eksiktir. Google çoğu zaman tekil spam sinyalleri tolere eder; ancak birden fazla zayıf nokta aynı anda zorlandığında, algoritmik dalgalanmalar ortaya çıkabilir.
Önemli olan şu cümledir:
Anti-SEO genellikle tek bir sinyalle değil, birkaç zayıf noktanın aynı anda zorlanmasıyla etki eder.
Bu yüzden anti-SEO, tek başına “spam backlink listesi” veya “garip trafik” üzerinden teşhis edilmez. Asıl mesele, bu sinyallerin mevcut yapıyı nasıl etkilediğidir.
Bir sonraki bölümde bu karışıklığın en büyük kaynağını netleştireceğiz: Anti-SEO ile bot trafiği neden aynı şey değildir?
Anti-SEO ile Bot Trafiği Aynı Şey Değil
Anti-SEO tartışmalarında en sık yapılan hata, her anormal trafiği “saldırı” olarak etiketlemektir. Oysa bot trafiği, internetin doğal bir parçasıdır ve büyük bölümü SEO açısından zararsızdır. Sorun, botun varlığı değil; hangi sinyali bozduğu ve nerede göründüğüdür.
Bot trafiği, temel olarak otomatik sistemlerin siteye veya veriye erişmesidir. Bu erişim;
- arama motorlarının siteyi taraması,
- veri scraping işlemleri,
- spam ağları,
- sahte oturum (fake session) üretimi
gibi çok farklı amaçlarla gerçekleşebilir. Hepsi aynı sepete atılamaz.
SEO’ya zarar vermeyen botlar genellikle şunlardır:
- Googlebot ve diğer arama motoru crawler’ları
- Doğrulama, izleme veya güvenlik botları
- İçerik tarayan ama davranış üretmeyen scraping botları
Bunlar indeksleme, görünürlük veya veri toplama amacı taşır; kullanıcı gibi davranmazlar ve davranış sinyallerini bozmazlar.
Sorun yaratan botlar ise kullanıcıyı taklit edenlerdir. Özellikle;
- çok kısa sürede girip çıkan,
- scroll yapmayan,
- etkileşim üretmeyen,
- benzer cihaz ve ekran çözünürlüğü paterni gösteren
botlar, GA4 tarafında davranış sinyallerini yapay biçimde aşağı çekebilir. Bu durum bazen “negatif SEO yapılıyor” algısı yaratır, ama her zaman öyle değildir.
Burada kritik bir ayrım daha var:
Negatif SEO botları ile reklam click-fraud botları aynı şey değildir.
- Negatif SEO botları, SEO sinyallerini (davranış, tarama, güven) bozmayı hedefler.
- Click-fraud botları ise sıralamayı değil, reklam bütçesini tüketmeyi amaçlar.
Etkileri, izleri ve müdahale biçimleri tamamen farklıdır.
Kafayı netleştirmek için basit bir ayrım çerçevesi:
- Crawl botu → indeksleme ve keşif
- Fake engagement botu → davranış sinyali bozma
- DDoS → erişilebilirlik ve performans problemi
- Click fraud → bütçe ve reklam sabotajı
Son olarak en çok gözden kaçan konuya değinelim.
Ghost spam ve referrer spam gibi bazı bot türleri sitenize hiç gelmez. Sadece GA4 verilerini kirletirler. Yani sunucuda, loglarda veya gerçek trafikte karşılığı yoktur.
Bu yüzden altını çizmek gerekiyor:
Verinin kirlenmesi, sitenin saldırı altında olduğu anlamına gelmez. Önce veriyi temizle, sonra sunucuya bak.
Bir sonraki bölümde bu ayrımı pratiğe dökeceğiz: Anti-SEO yapıldığını gerçekten nasıl anlarsınız?
Anti-SEO Yapıldığını Nasıl Anlarsınız?
Anti-SEO şüphesi genellikle tek bir ekrandan, tek bir metrikten ya da tek bir grafikten doğar. GA4’te bounce yükselir, GSC’de tıklamalar düşer ya da backlink tarafında “garip” linkler görünür. İşte tam bu noktada yapılan en büyük hata şudur: tek bir sinyale bakarak teşhis koymak.
Gerçek anti-SEO vakaları, kendini izole bir veri noktasıyla değil, farklı sistemlerde aynı anda ortaya çıkan tutarsızlıklarla belli eder. Yani mesele “bir şey oldu mu?” sorusu değil;
“birden fazla yerde, aynı anda anlamlı bir bozulma var mı?” sorusudur.
Bu yüzden anti-SEO teşhisi;
- yalnızca backlink listesine,
- yalnızca trafik grafiğine,
- ya da sadece Google’ın genel açıklamalarına
bakılarak yapılmaz.
Doğru okuma, GA4 (davranış), GSC (arama motoru sinyalleri) ve link profili verilerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Tek başına normal sayılabilecek bir sinyal, başka bir veriyle birleştiğinde anlam kazanır.
Aşağıda, gerçek anti-SEO vakalarında en sık birlikte görülen üç ana sinyal grubunu ayırarak inceleyeceğiz.
Ama şunu en baştan netleştirelim:
Tek başına spam backlink görmek, negatif SEO kanıtı değildir.
Şimdi önce en çok yanlış yorumlanan alandan başlayalım: Davranışsal sinyaller (GA4).
Davranışsal Sinyaller (GA4)
Anti-SEO şüphesinin en sık ortaya çıktığı alan, GA4 davranış verileridir. Çünkü bot kaynaklı manipülasyonlar, en hızlı izini kullanıcı davranışı gibi görünen metriklerde bırakır. Ancak aynı nedenle, burası en çok yanlış teşhis konan alandır.
Gerçek kullanıcı trafiği ile yapay oturumlar arasındaki fark, tekil metriklerde değil; zaman içinde tekrar eden veri paternlerinde anlaşılır. Bu noktada “bounce arttı” demek değil, neden ve nasıl arttığını okumak gerekir.
Dikkat edilmesi gereken davranışsal sinyaller şunlardır:
- Ani bounce artışı + sıfıra yakın scroll oranı : Özellikle içerik uzunluğuyla orantısız biçimde artan bounce ve scrollsuz oturumlar, gerçek kullanıcı davranışından sapma gösterir. Bu durum bazen bot trafiğinden, bazen de yanlış hedeflenmiş trafik kaynaklarından doğar.
- Tekrarlayan ekran çözünürlüğü ve cihaz kombinasyonları : GA4’te yüzlerce oturumun aynı cihaz, tarayıcı ve ekran çözünürlüğü paternini paylaşması, otomasyon ihtimalini güçlendirir. Gerçek kullanıcı dağılımı bu kadar homojen olmaz.
- 1–2 saniyelik oturum sürelerinde kümelenme : Oturum sürelerinin doğal bir dağılım yerine dar bir zaman aralığında toplanması, çoğu zaman kullanıcı niyetinden çok script tabanlı trafik üretimine işaret eder.
Bu noktada kritik olan şudur: Bu sinyallerin tamamı, tek başına anti-SEO kanıtı değildir. Ölçüm hataları, yanlış kampanya hedeflemeleri veya GA4 kurulum sorunları da aynı tabloyu yaratabilir.
Bu yüzden biz bu tür vakalarda önce “saldırı var mı?” sorusunu değil, “veri doğru mu ölçülüyor ve doğru okunuyor mu?” sorusunu sorarız.
Davranışsal sinyaller, ancak arama motoru verileri ve teknik ölçümlerle birlikte anlam kazanır. Zaten bu yüzden anti-SEO teşhisi, tek bir raporla değil; birden fazla veri katmanının birlikte okunmasıyla yapılır.
Bir sonraki adımda bu tabloyu Google Search Console sinyalleriyle çaprazlayacağız.
Arama Motoru Sinyalleri (Google Search Console)
Anti-SEO iddialarını gerçekten test edebileceğiniz yer, Google Search Console (GSC) verileridir. Çünkü burada gördüğünüz sinyaller, botların ya da üçüncü tarafların değil; Google’ın siteyi nasıl algıladığının doğrudan yansımasıdır.
Davranışsal veriler şüphe uyandırır, ama GSC bu şüphenin gerçek bir probleme dönüşüp dönüşmediğini gösterir.
Aşağıdaki sinyaller birlikte ortaya çıktığında dikkat edilmelidir:
- Gösterimler sabitken tıklamaların düşmesi : Eğer ana sorgularınızda gösterim kaybı yokken CTR sert biçimde düşüyorsa, bu durum genellikle sıralamadan çok algılanan alaka ve güven sorununa işaret eder. Tek başına negatif SEO değildir; ancak davranış sinyalleriyle birleştiğinde anlam kazanır.
- Crawl Stats raporunda anormal dalgalanmalar : Tarama sayısında ani artışlar, belirli URL gruplarının orantısız biçimde taranması veya crawl budget’ın verimsiz kullanılması, bot kaynaklı yüklenmelere ya da yapısal zayıflıklara işaret edebilir. Burada mesele saldırıdan çok, Google’ın neyle meşgul edildiğidir.
- Alakasız sorgularda görünmeye başlama : Site, hedeflemediği query’lerde görünmeye başlıyorsa; bu durum içerik, link profili veya bağlamsal sinyallerin bulanıklaştığını gösterir. Bu her zaman negatif SEO değildir, ancak sinyal kirliliğinin arttığını gösteren önemli bir uyarıdır.
Burada kritik nokta şudur:
GSC’de görülen bu sinyallerin hiçbiri tek başına “negatif SEO yapılıyor” demek değildir. Google çoğu zaman bu tür sapmaları algoritmik olarak tolere eder.
Asıl risk, bu sinyallerin;
- bozuk davranış verileriyle,
- zayıf teknik yapı ile
aynı anda görülmesidir.
Bu yüzden GSC verileri, tek başına karar vermek için değil; diğer veri katmanlarıyla birlikte çapraz kontrol etmek için kullanılır.
Sıradaki adımda, en çok panik yaratan ama en çok yanlış yorumlanan alana geçeceğiz: Link profili sinyalleri.
Link Profili Sinyalleri
Anti-SEO denildiğinde çoğu kişinin ilk baktığı yer backlink listesidir. Ani link artışları, alakasız anchor’lar veya yabancı dil sitelerden gelen bağlantılar hızlıca “negatif SEO yapılıyor” sonucuna götürür. Oysa link profili, en çok yanlış alarm üreten teşhis alanlarından biridir.
Gerçek hayatta sık karşılaşılan ama tek başına kanıt olmayan sinyaller şunlardır:
- Kısa sürede tematik dışı anchor patlaması : Özellikle marka ile ilgisiz anahtar kelimelerle gelen link artışları dikkat çeker. Ancak bu durum çoğu zaman spam ağlarının rastgele taramasıyla oluşur ve Google tarafından filtrelenir.
- Aynı IP veya subnet’ten gelen link kümeleri : Linklerin teknik olarak gruplanması, manipülasyon ihtimalini düşündürür. Fakat bu her zaman hedefli bir saldırı değildir; otomatik dizinler ve düşük kaliteli ağlar da benzer izler bırakır.
- Alakasız dil ve ülke kaynaklı backlinkler : Yerel bir siteye yabancı dil sitelerden gelen linkler panik yaratır. Ancak Google, bağlamsız linkleri uzun süredir sıralama sinyali olarak ciddiye almaz.
Burada altı çizilmesi gereken kritik nokta şudur: Tek başına spam backlink görmek, negatif SEO kanıtı değildir. Asıl tartışmalı konu ise genellikle buradan sonra başlar: Disavow.
Google, rehberlerinde disavow aracını hâlâ “gerekli durumlarda” kullanılabilir bir çözüm olarak sunar. Ancak pratikte, bu fonksiyonun ne kadar etkili çalıştığına dair ciddi belirsizlikler vardır. Kendi yürüttüğümüz projelerde ve kontrollü denemelerde, yoğun disavow uygulamalarının sıralama veya görünürlük üzerinde anlamlı ve tutarlı bir iyileşme yarattığını net biçimde söylemek zor.
Bu durum iki gerçeğe işaret eder:
- Google kötü linkleri zaten büyük ölçüde algoritmik olarak görmezden gelir.
- Algoritmanın gerçek karar mekanizması, rehberlerde anlatılanın çok ötesinde ve doğası gereği kapalıdır.
Google’ın neyi gerçekten dikkate aldığı, neyi sadece “yapabilirsiniz” diyerek sunduğu her zaman birebir örtüşmez. Zaman zaman site sahiplerini aksiyon almaya teşvik eden, ama etkisi sınırlı araçlar sunulduğu da sahada gözlemlenebiliyor.
Bu yüzden link profili tarafında en büyük risk, saldırıdan çok şudur: yanlış yorum + acele müdahale.
Bir backlink listesini temizlemek, problemi çözmekten çok yeni belirsizlikler yaratabilir. Link sinyalleri, ancak davranışsal ve arama motoru verileriyle aynı yönde bozuluyorsa anlam kazanır.
Bu noktada teşhisi koyarken şu soruyu sormak gerekir:
Bu linkler gerçekten bir etki yaratıyor mu, yoksa sadece rahatsız edici mi görünüyor?
Bir sonraki bölümde, bu sinyallerin arkasındaki en yaygın anti-SEO tekniklerini ve pratikte ne kadar işe yaradıklarını net biçimde ele alacağız.
En Yaygın Anti-SEO Teknikleri
Anti-SEO genellikle tek bir yöntemle yapılmaz; farklı zayıf noktaları aynı anda zorlamayı hedefleyen birden fazla taktiğin birleşimidir. Ancak bu tekniklerin büyük bölümü, sanıldığı kadar etkili değildir. Google’ın bugün geldiği noktada, çoğu yöntem ya tolere edilir ya da sınırlı ve geçici etki üretir.
Aşağıda sahada en sık karşılaşılan anti-SEO tekniklerini, ne yaptıkları, gerçekten işe yarayıp yaramadıkları ve Google’ın bunlara nasıl davrandığı çerçevesinde özetliyoruz.
- Spam / toxic backlink bombardımanı : Amaç, siteyi düşük kaliteli linklerle ilişkilendirerek güven sinyalini zayıflatmaktır. Güncel algoritmalar bu tür linkleri büyük ölçüde görmezden gelir. Ancak zaten zayıf bir link profili varsa, geçici dalgalanmalar görülebilir.
- Bot trafik ile davranış sinyali bozma : Sahte oturumlar üreterek bounce, scroll ve etkileşim metriklerini düşürmeyi hedefler. Tek başına kalıcı bir sıralama kaybı yaratmaz; ancak bozuk ölçüm, yanlış optimizasyon kararlarına yol açabilir. Google davranış sinyallerini tek başına ceza aracı olarak kullanmaz.
- İçeriğin indexlenmeden kopyalanması : Yeni yayınlanan içeriğin hızla kopyalanıp farklı sitelerde çoğaltılması, özgünlük sinyalini bulandırmayı amaçlar. Google çoğu zaman kaynağı doğru tespit eder; sorun genellikle indeksleme hızı yavaş olan sitelerde ortaya çıkar.
- Sahte marka şikayetleri ve itibar saldırıları : Forumlar, şikâyet siteleri veya yorum alanları üzerinden marka algısını zedelemeyi hedefler. SEO etkisi dolaylıdır ve genellikle sınırlıdır. Google bu tür sinyalleri tek başına sıralama kriteri olarak kullanmaz.
- Hacklink ve gizli yönlendirmeler : Siteye izinsiz link veya yönlendirme eklenmesi, en riskli senaryolardan biridir. Bu durum gerçek bir güvenlik problemidir ve SEO’dan çok site bütünlüğü meselesidir. Google bu tür vakalarda teknik müdahaleyi bekler.
- DDoS ve site yavaşlatma girişimleri : Site erişilebilirliğini ve performansı bozmayı hedefler. Geçici sıralama dalgalanmaları görülebilir; ancak etkisi süreklilik kazanmadıkça algoritmik ceza oluşmaz.
- Click fraud (SEO değil, büyüme sabotajı) : Reklam bütçelerini tüketmeye yönelik bir taktiktir. Doğrudan SEO’yu hedeflemez; ancak pazarlama performansını dolaylı olarak zayıflatır. Google Ads ekosistemi içinde değerlendirilir.
Bu tabloya bakıldığında net bir gerçek ortaya çıkar: Negatif-SEO tekniklerinin çoğu, tek başına ve kısa vadede kalıcı zarar üretmez. Etki oluşuyorsa, bu genellikle mevcut yapısal zayıflıkların tetiklenmesi ile ilgilidir.
Bir sonraki bölümde, Google’ın bu tür girişimlere ne kadar dayanıklı olduğunu ve neden çoğu zaman beklenen “ceza”nın gelmediğini ele alacağız.
Google Negatif SEO’ya Karşı Ne Kadar Dayanıklı?
Negatif SEO’nun gerçekten işe yarayıp yaramadığı sorusunun cevabı, büyük ölçüde Google’ın bu tür sinyallere nasıl davrandığıyla ilgilidir. Bu noktada hâlâ dolaşan birçok efsane var. Gerçek tablo ise daha soğukkanlı ve daha az dramatiktir.
Penguin güncellemesinden bu yana Google’ın temel yaklaşımı nettir:
kötü niyetli linkleri cezalandırmak yerine, etkisizleştirmek.
Yani çoğu spam, toxic veya alakasız backlink, algoritma tarafından doğrudan sıralama sinyali olarak hesaba katılmaz. Bu da “rakibim bana link attı, düştüm” anlatısının neden çoğu zaman gerçeği yansıtmadığını açıklar.
Ancak burada genellikle atlanan bir detay vardır. Google tek bir sinyali izole şekilde değerlendirmez. Davranışsal bozulmalar, teknik problemler ve bağlamsal zayıflıklar aynı anda ortaya çıktığında, algoritmik dalgalanmalar yaşanabilir. Bu durum bir “ceza” değildir; daha çok sistemin, siteyi eskisi kadar güçlü görmemesidir.
Bu yüzden şu ayrımı net yapmak gerekir:
- Manual action, Google’ın insan incelemesiyle uyguladığı açık bir yaptırımdır ve nadirdir.
- Algoritmik düşüş, çoğu zaman sinyal dengesinin bozulmasından kaynaklanır ve otomatik gerçekleşir.
Negatif SEO vakalarının büyük bölümü, manual action ile sonuçlanmaz. Ama bu, hiçbir risk olmadığı anlamına gelmez.
Disavow konusu da bu noktada devreye girer. Google rehberlerinde disavow, hâlâ “kullanılabilir” bir araç olarak yer alır. Ancak pratikte, yanlış veya aceleyle hazırlanan disavow dosyaları sorunu çözmek yerine derinleştirebilir. Çünkü algoritmanın zaten görmezden geldiği linkleri reddetmek, bazen site sahibinin kendi sinyal setini zayıflatmasına yol açar.
Buradaki çelişki şudur:
Google neyi gerçekten dikkate aldığını, neyi sadece “opsiyonel” olarak sunduğunu hiçbir zaman tamamen açıklamaz. Rehberler yön gösterir, ama algoritmanın gerçek ağırlıkları bilinçli olarak kapalı tutulur. Bu da site sahiplerini bazen gereksiz aksiyonlara iter.
Bu bölümün özeti tek bir cümlede toplanabilir:
Google kötü linkleri genelde görmezden gelir; kötü veriyi yanlış yorumlayan site sahiplerini değil.
Bu yüzden negatif SEO’ya karşı en güçlü savunma, refleks müdahaleler değil; doğru veri okuması ve doğru önceliklendirmedir.
Bir sonraki bölümde, bu yaklaşımı pratiğe dökeceğiz: Anti-SEO’ya karşı nasıl korunmalı ve ne zaman müdahale etmelisiniz?
Anti-SEO’ya Karşı Korunma Stratejisi
Anti-SEO’ya karşı en etkili yaklaşım, sürekli panikte olmak değil; düzenli ve ölçülü kontrol sağlamaktır. Aşağıdaki adımlar, gerçek riskleri erken yakalamak için yeterlidir — fazlası genellikle gereksiz müdahaleye yol açar.
- Sürekli backlink takibi (refleks disavow yok) : Ahrefs, Semrush veya GSC Linkler raporu ile yeni ve sıra dışı linkleri izlemek yeterlidir. Amaç “temizlik” yapmak değil, patern değişimini fark etmektir. Tekil spam linkler için disavow refleksi çoğu zaman gereksizdir.
- GA4 + GSC birlikte okunmalı : Davranışsal bozulma iddiaları, mutlaka GSC performans ve tarama verileriyle çaprazlanmalıdır. GA4’te görülen her anomali, arama motoru tarafında bir karşılık bulmaz.
- Crawl budget ve sunucu log kontrolü : Crawl Stats raporu (GSC) ile tarama yoğunluğu izlenmeli; gerekirse sunucu logları üzerinden bot davranışı doğrulanmalıdır. Buradaki amaç saldırı aramak değil, Googlebot’un zamanını neye harcadığını görmektir.
- İçerik yayınlama → hızlı indeksleme : Yeni içeriklerin gecikmeden indekslenmesi, kopyalama kaynaklı riskleri azaltır. WordPress sitelerde RankMath Instant Indexing gibi çözümler bu süreci hızlandırmak için yeterlidir.
- Güvenlik, WAF ve rate limit : Cloudflare gibi WAF çözümleriyle anormal istekler sınırlandırılabilir. Bu, SEO’dan çok altyapı sağlığı için kritik bir koruma katmanıdır.
- Marka ve mention takibi (social listening) : Marka adı, ürün ve alan adı mention’ları düzenli izlenmelidir. Bu süreç genellikle social listening olarak adlandırılır ve itibar kaynaklı sinyal bozulmalarını erken fark etmeyi sağlar.
Bu adımların ortak amacı şudur: Saldırı aramak değil, veri düzenini korumak. Bir sonraki bölümde en kritik soruya geçiyoruz: Ne zaman gerçekten profesyonel müdahale gerekir?
Ne Zaman Profesyonel Müdahale Gerekir?
Anti-SEO şüphesi olan her durumda profesyonel müdahaleye gerek yoktur. Çoğu vakada doğru hamle, hiçbir şey yapmamak ve veriyi bir süre izlemektir. Ancak bazı durumlar vardır ki, bireysel yorum yerine deneyimli bir dış göz gerekir.
Özellikle şu senaryolarda profesyonel destek anlamlı hale gelir:
- Trafik düşüşü var ama veriler birbiriyle çelişiyorsa : GA4, GSC ve sunucu tarafında farklı hikâyeler anlatıyorsa, sorun çoğu zaman görünenden daha derindedir.
- Birden fazla sinyal aynı anda bozuluyorsa : Davranış, tarama, görünürlük ve link profili birlikte sapma gösteriyorsa, tekil açıklamalar yetersiz kalır.
- “SEO yaptım ama neden düştüm?” noktasına gelindiyse : Burada problem çoğu zaman saldırı değil, yanlış teşhis veya yanlış önceliklendirilmiş optimizasyonlardır.
Bu noktada önemli bir hatırlatma yapmak gerekir:
Anti-SEO çoğu zaman saldırı değil, yanlış okunan veri problemidir.
Bu yüzden teşhis, optimizasyondan önce gelir.
Brandaft olarak, İstanbul merkezli kurumsal bir SEO ajansı olarak bu tür vakalarda önce “müdahale” değil, teşhis yaparız. SEO danışmanlığı yaklaşımımız; tek bir metriğe değil, GA4, GSC ve teknik verilerin birlikte okunmasına dayanır. Amaç, hızlı aksiyon almak değil; yanlış aksiyondan kaçınmaktır.
Kısa Özet: Anti-SEO Panikle Değil, Veriyle Yönetilir
- Anti-SEO vardır, ancak sanıldığından çok daha nadirdir.
- Bot trafik, çoğu zaman haksız yere suçlanır.
- Google, tek bir sinyalle ceza vermez.
- En büyük risk saldırı değil, yanlış müdahaledir.
Doğru yaklaşım; panik, refleks ve varsayım değil, veri, bağlam ve doğru okumadır.
Anti SEO ile İlgili Sık Sorulan Sorular
Anti SEO nedir ve negatif SEO ile aynı anlama mı gelir?
Anti SEO, bir sitenin sıralama veya güven sinyallerini dış müdahalelerle bozma girişimidir. Negatif SEO ise bu yaklaşımın yaygın kullanılan adıdır; pratikte aynı kavramı ifade eder.
Negatif SEO gerçekten Google sıralamalarını düşürebilir mi?
Negatif SEO tek başına ve kısa vadede kalıcı sıralama kaybı yaratmaz. Ancak davranış sinyalleri, teknik sorunlar ve zayıf yapı ile birleştiğinde algoritmik dalgalanmalara neden olabilir.
Bot trafik anti SEO olarak değerlendirilir mi?
Her bot trafik anti SEO değildir. Negatif SEO kapsamına giren botlar, kullanıcıyı taklit ederek davranış sinyallerini bozmayı amaçlar; crawl botları veya veri toplayıcılar genellikle zararsızdır.
Spam backlink almak negatif SEO kanıtı mıdır?
Hayır, tek başına spam backlink görmek negatif SEO kanıtı değildir. Google çoğu kötü niyetli linki algoritmik olarak görmezden gelir ve sıralama sinyali olarak dikkate almaz.
Anti SEO şüphesinde disavow kullanmak gerekir mi?
Anti SEO şüphesinde disavow çoğu zaman gerekli değildir ve yanlış kullanıldığında daha zararlı olabilir. Negatif SEO teşhisi, refleks müdahaleden önce veri analiziyle doğrulanmalıdır.














