SEO Teklifi Nasıl Değerlendirilir? 10 Kırmızı Bayrak (2026)

Elinizde üç SEO teklifi var ve üçü de farklı şey vaat ediyor. SEO tekliflerini karşılaştırılabilir hale getiren kriterler, Google'ın kendi uyardığı kırmızı bayraklar ve teklif alırken sormanız gereken 12 soru.
Üç SEO teklifi, üç farklı vaat. Teklifleri karşılaştırılabilir hale getiren kriterler, Google'ın uyardığı kırmızı bayraklar ve sorulması gereken 12 soru.

Bu içeriği farklı bir yapay zeka aracında özetle:

“Üç SEO teklifi aldım, üçü de tamamen farklı şeyler söylüyor. Hangisi doğru?”

Bu soruyu soran kişi genellikle karar vermeye hazırdır. Bütçe ayrılmıştır, ihtiyaç netleşmiştir, sıra ajans seçmeye gelmiştir. Fakat masaya konan üç SEO teklifi birbirini tutmaz: biri anahtar kelime sayısı verir, biri aylık içerik adedi sıralar, üçüncüsü doğrudan sıralama vaat eder.

Fiyatlar da öyle. Aynı işi anlattığını sandığınız üç doküman, birbirinin üç katı rakam söyler.

Bu noktada çoğu kişi en makul görünen ortadaki teklifi seçer. Anlaşılabilir bir refleks ama yanlış bir yöntem. Çünkü asıl sorun tekliflerin farklı olması değil, karşılaştırılabilir olmaması.

Ve şunu açıkça söylemek gerekiyor: bu karşılaştırılamazlık tesadüf değil. Kapsamı belirsiz bırakan bir SEO teklifi, sonradan neyin dahil olup olmadığını tartışma hakkını kendinde tutar. Belirsizlik satıcının işine yarar.

Sizin işinize yarayan tek şey ise şudur: teklifleri aynı forma sokmak.

Bu rehberde bunu yapacağız. Neyi karşılaştıracağınızı, bir SEO teklifinde hangi bölümlerin mutlaka bulunması gerektiğini, Google’ın kendi belgelerinde uyardığı kırmızı bayrakları, teklif dilini okumayı ve sahada gördüğümüz beş tuzağı ele alacağız. Yazının sonunda üç teklifi yan yana koyup tek bakışta değerlendirebileceğiniz bir tablonuz olacak.

Biz Brandaft olarak İstanbul merkezli bir SEO ajansıyız ve teklif hazırlayan taraftayız. Bu yazıda kendi teklifimizi savunmuyoruz; alıcının elini güçlendiren kriterleri yazıyoruz. Sebebi basit: sabit paket satmıyoruz, her projeye özel yol haritası çıkarıyoruz — ve kapsamı net olmayan bir işin sonunda iki taraf da kaybeder. Aşağıdaki kriterlerle bizim teklifimizi de değerlendirmenizi bekliyoruz.

Neden Üç SEO Teklifi Birbirini Tutmuyor?

Teklifler farklı görünür çünkü farklı şeyler satıyorlardır. Aynı başlık altında, aynı hizmet adıyla, birbirinden tamamen ayrı üç iş modeli önünüze gelebilir. Bunları ayırt etmeden yapılan her karşılaştırma yanıltıcıdır.

Girdi satan SEO teklifi. Aylık şu kadar içerik, şu kadar bağlantı, şu kadar uzman saati. Ölçmesi kolaydır çünkü sayılabilir. Ama sayılan şeyin sonuçla bağı kurulmamıştır. On içerik üretilir, hiçbiri sıralanmaz, iş yine de “yapılmış” sayılır. Bu modelde ajans emeğini satar, sonucunu değil.

Çıktı satan SEO teklifi. Şu kelimede ilk sayfa, şu kadar trafik artışı. Kulağa daha güvenli gelir çünkü doğrudan sonuç vaat eder. Ancak vaat edilen sonucun büyük kısmı ajansın kontrolünde değildir: algoritma değişir, rakip yatırım yapar, sektör kayar. Bu tip vaatlerin nasıl tutulduğu da genellikle hoş değildir — rekabeti düşük, ticari değeri olmayan kelimeler seçilir, kâğıt üzerinde söz tutulur, gelir tarafında hiçbir şey değişmez. Bu mekanizmayı ve sıra garantisi veren tekliflerin neden teknik olarak savunulamaz olduğunu ayrı bir yazıda ele almıştık; oradaki ayrım burada da geçerli: sonuç garanti edilemez, süreç güvence altına alınabilir.

Sistem satan SEO teklifi. Teşhis, önceliklendirme, uygulama, ölçüm ve karar ritmi. Değerlendirmesi en zor olanıdır çünkü ilk bakışta somut bir sayı vermez. Oysa gerçekte satın aldığınız şey budur: her ay neye bakılacağını, hangi eşikte müdahale edileceğini ve hangi hipotezin test edileceğini bilmek.

Bir cümleyle özetlersek:

Girdi teklifi ne yapacağını söyler. Çıktı teklifi ne olacağını söyler. Sistem teklifi neye göre karar verileceğini söyler.

Üçünü aynı tabloda karşılaştırmaya çalışırsanız elmayla armut toplarsınız. Yapılması gereken, hepsini aynı sorulara cevap vermeye zorlamaktır. Bir sonraki bölümde bunun ilk adımını, yani teklif istemeden önceki hazırlığı ele alıyoruz.

SEO Teklifi İstemeden Önce Sizin Hazırlamanız Gerekenler

Kötü tekliflerin önemli bir kısmı kötü brief’ten doğar. Ajans neyi çözeceğini bilmiyorsa elindeki standart paketi gönderir; o paket de büyük ihtimalle size uymaz. Bu, ajansın kötü niyetli olduğu anlamına gelmez — bilgi verilmemiş bir soruya genel geçer cevap verilmesi doğaldır.

Teklif istemeden önce şu beş maddeyi yazılı hale getirin. Yarım sayfa yeterlidir ve gelen tekliflerin kalitesini gözle görülür biçimde değiştirir.

Ticari hedef. SEO’dan ne bekliyorsunuz? Daha çok teklif formu mu, e-ticaret satışı mı, bayi başvurusu mu, marka bilinirliği mi? “Trafik artışı” bir hedef değildir, aracıdır. Hedefi ticari terimlerle yazdığınızda ajansın önerisi de o terimlere göre şekillenir.

Mevcut durum. Aylık ziyaretçi sayısı, dönüşüm adedi, trafiğin hangi kanaldan geldiği. Bu veriler elinizde yoksa bu da değerli bir bilgidir ve teklifin ilk maddesi ölçüm kurulumu olmalıdır. Ölçüm kurulmadan başlayan bir SEO çalışmasının sonunda neyin işe yaradığı bilinemez.

Kısıtlar. Site hangi altyapıda çalışıyor? İçerik yayınlamak için kaç kişiden onay geçiyor? Geliştirici desteğiniz var mı? Bir ajansın teknik önerisi, sizin yapınızda uygulanamıyorsa değersizdir. Kısıtları baştan söylemek, uygulanabilir bir plan almanın en kısa yoludur.

Bütçe aralığı. Bütçeyi saklamak pazarlık avantajı sanılır; pratikte tam tersini yapar. Aralık verdiğinizde ajans o aralığa uygun bir kapsam kurgular ve önceliklendirme yapar. Vermediğinizde ise kendi standart paketini gönderir, siz de kapsamı olmayan bir rakamla baş başa kalırsınız.

Karar takvimi. Ne zaman karar vereceksiniz ve kim karar verecek? Bu bilgi, ajansın teklifi kimin okuyacağına göre yazmasını sağlar. Teknik ekibin okuyacağı teklifle yönetim kurulunun okuyacağı teklif aynı dilde yazılmaz.

Aynı brief’i üç ajansa vermek, üç SEO teklifini karşılaştırılabilir kılmanın en kolay ve en ucuz yoludur. Brief ortaklaştığında farklar da anlamlı hale gelir.

SEO’da kalıcı sonuç alın

Teknik altyapıdan içerik stratejisine kadar bütünsel SEO yönetimiyle organik trafiğinizi büyütelim.

SEO TEKLİFİ AL

Bir SEO Teklifinde Bulunması Gereken 7 Bölüm

Kapsamlı bir SEO teklifi şu yedi başlığı içerir. Bu bir formalite listesi değil; eksik olan her başlık, ilerleyen aylarda tartışma konusu olacak bir gri alandır. Teklifleri okurken kaç başlığın dolu olduğunu işaretlemek, tek başına iyi bir eleme yöntemidir.

1. Teşhis. Sitenin mevcut durumu: teknik sorunlar, içerik durumu, rakip konumu, mevcut sıralamalar. Teşhis yapmadan teklif veren bir ajans, neyi satacağını bilmeden fiyat vermiş demektir. Biz kendi sürecimizde buna teknik röntgen diyoruz ve teklif öncesi adımdır — çünkü teşhis konulmamış her hata, sonradan bütçeden eksilir.

2. Hedef tanımı. Neyin artması bekleniyor ve bu nasıl ölçülecek? Trafik mi, nitelikli trafik mi, form mu, satış mı? Hedef bölümü, teklifin geri kalanının neye hizmet ettiğini belirler. Burası boşsa aşağıdaki her madde havada kalır.

3. Kapsam ve teslimatlar. Hangi işler yapılacak, hangileri yapılmayacak. Teknik SEO, içerik üretimi, otorite çalışmaları, yerel SEO — her biri ayrı bir kalemdir ve her birinin dahil olup olmadığı ayrı ayrı yazılmalıdır. Kapsam dışı bırakılanların da yazılması, kapsam içindekiler kadar önemlidir.

4. Ölçüm çerçevesi. Hangi metrikler takip edilecek, hangi araçlarla, hangi eşikte müdahale edilecek. Bu bölüm yoksa aylık raporlama, ajansın o ay iyi görünen sayıları seçmesinden ibaret kalır. Hangi göstergenin ne zaman anlamlı olduğunu ve KPI ile metrik arasındaki farkı SEO başarısının nasıl ölçüleceği başlığı altında ayrıntılı ele almıştık.

5. Zaman çizelgesi. İlk 30, 60 ve 90 günde ne olacak? İlk sonuçların ne zaman beklendiği ve hangi işaretin “yolunda gidiyor” anlamına geldiği yazılı olmalıdır. Bu bölüm aynı zamanda beklenti yönetimidir: ne zaman sabretmeniz, ne zaman soru sormanız gerektiğini söyler.

6. Ekip ve iletişim. İşi kim yapacak, kiminle konuşacaksınız, ne sıklıkta? Satışı yapan kişiyle işi yapan kişinin farklı olması normaldir ve kötü bir şey değildir; kimin yapacağının yazılmaması ise sorundur. İsim ve rol düzeyinde netlik isteyin.

7. Ticari şartlar. Süre, fesih koşulları, fiyat artış mekanizması, veri ve hesap mülkiyeti. Son madde en çok atlanan ve en pahalıya patlayan maddedir; aşağıda ayrıca ele alacağız.

Yedi başlığın kaçının dolu olduğu size hızlı bir ön eleme sağlar. Üç teklifin ikisi beş başlığı boş bırakıyorsa, karşılaştırma zaten büyük ölçüde yapılmış demektir.

Google’ın SEO Teklifleri İçin Uyardığı Kırmızı Bayraklar

Bu bölüm özellikle önemli, çünkü kaynağı bir ajans yorumu değil, arama motorunun kendisi. Google, SEO hizmeti almayı düşünenler için ayrı bir belge yayımlıyor ve orada hem sorulması gereken soruları hem de kaçınılması gereken işaretleri açıkça sıralıyor. Bir teklifi değerlendirirken bu listeyi elinizin altında tutmak, tartışmayı görüş meselesi olmaktan çıkarır.

Google’ın resmi rehberinde uyardığı işaretler şunlar:

1. Davetsiz iletişim. Google, “size aniden e-posta gönderen SEO firmalarına, web danışmanlarına ve ajanslara karşı temkinli olun” diyor. Soğuk e-postayla gelen SEO teklifi sektörün en eski kırmızı bayrağıdır ve genellikle toplu gönderimin parçasıdır.

2. Sıralama garantisi. Google’ın ifadesi net: “Hiç kimse Google’da bir numara sıralamayı garanti edemez. Sıralama garantisi veren, Google ile ‘özel bir ilişkisi’ olduğunu iddia eden veya ‘öncelikli gönderim’ vaat eden SEO’lara karşı dikkatli olun.” Bu madde tek başına eleme sebebidir.

3. Şeffaflık eksikliği. “Bir şirket gizli davranıyorsa veya ne yapacağını net biçimde açıklamıyorsa dikkatli olun.” Yöntemini anlatmaktan kaçınan bir ajans, çoğu zaman anlatılabilir bir yöntemi olmadığı için kaçınır.

4. Bağlantı şemaları. “Bağlantı popülaritesi şemaları” öneren veya sitenizi “binlerce arama motoruna göndermeyi” teklif eden hizmetlerden kaçınılması gerektiğini belirtiyor. Bu tip çalışmalar kısa vadede hareket yaratır, orta vadede risk biriktirir.

5. Google onaylı araç iddiası. Google, üçüncü taraf SEO araçlarını değerlendirmediğini ve onaylamadığını açıkça söylüyor. “Google onaylı araç” ifadesi geçen bir teklif, doğrulanamayacak bir iddia içeriyor demektir.

Bu beş madde bir filtredir. Elinizdeki tekliflerden biri bunlardan yalnızca birini bile taşıyorsa, fiyatına bakmanıza gerek kalmaz.

Sahada Gördüğümüz 5 Kırmızı Bayrak Daha

Google’ın listesi ağırlıklı olarak teknik ve etik tarafı kapsıyor. Ticari tarafta, teklif dokümanının kendisinde gördüğümüz beş işaret daha var. Bunlar yasak bir şey yapıldığını göstermez ama sonradan sorun çıkma ihtimalini ciddi biçimde artırır.

6. Teşhissiz teklif. Siteye hiç bakılmadan, yalnızca bir telefon görüşmesinin ardından gönderilen fiyat. Ne satıldığı belli değilse ne alındığı da belli olmaz. Böyle bir teklifte yazan rakam, bir fiyat değil bir tahmindir.

7. Kapsamı “vb.” ile biten maddeler. “Teknik SEO çalışmaları, içerik optimizasyonu vb.” Bu kısaltma masum görünür ama işlevi bellidir: sonradan “o bizim kapsamımızda değildi” diyebilmenin zeminini hazırlar. Kapsam maddeleri kapalı uçlu yazılmalıdır.

8. Rapor var, karar yok. Her ay kırk sayfalık PDF gönderen ama “bu ay ne değişti, neden değişti, sıradaki hipotez ne” sorusuna cevap vermeyen model. Rapor uzunluğu iş kalitesinin göstergesi değildir; çoğu zaman tersinin göstergesidir. İyi rapor kısa olur ve bir karar önerir.

9. Hesap mülkiyeti belirsizliği. Search Console, Analytics, reklam hesapları ve üretilen içerik kimin adına? Ajans kendi hesabını kullanıyorsa, yollarınız ayrıldığında veri geçmişiniz de gider. Yeni ajans sıfırdan başlar, siz de karşılaştırma imkânınızı kaybedersiniz. Bu maddenin sözleşmede açıkça yazılı olması gerekir.

10. Fiyatın neye göre belirlendiğinin söylenmemesi. Rakam var, gerekçe yok. Fiyatın hangi kalemlerden oluştuğunu soramıyorsanız, ilerleyen aylarda kapsam tartışmasını da yönetemezsiniz. Sektördeki aralıkları ve fiyatın neye göre değiştiğini aylık SEO ücretleri yazısında kalem kalem ayrıştırmıştık.

Aynı Maddenin İyi ve Kötü Yazılışı (Yan Yana)

Teklif dilini okumak öğrenilebilir bir beceridir ve öğrenmesi de sanıldığından kolaydır. Aşağıdaki karşılaştırma, aynı işin nasıl belirsiz ve nasıl denetlenebilir yazıldığını yan yana gösteriyor. Sol sütundaki ifadeler yanlış değildir — sadece hiçbir şey taahhüt etmezler.

Belirsiz yazım Denetlenebilir yazım
“Teknik SEO çalışmaları yapılacaktır.” “İlk ay teknik denetim raporu teslim edilir; tespit edilen sorunlar etki/efor matrisine göre önceliklendirilir, ilk 60 günde yüksek öncelikli maddeler kapatılır.”
“Aylık içerik üretimi.” “Ayda 4 içerik, her biri en az 1.500 kelime, brief onayınızdan sonra yazılır, yayın öncesi tarafınıza gönderilir.”
“Backlink çalışması yapılacaktır.” “Ayda 3-5 tematik bağlantı; kaynak siteler önceden onayınıza sunulur, satın alınmış bağlantı ağı kullanılmaz.”
“Aylık raporlama.” “Her ayın ilk haftası: ne yaptık, ne değişti, neden değişti, sıradaki hipotez. 30 dakikalık görüşmeyle sunulur.”
“Sonuç odaklı çalışıyoruz.” “90. gün sonunda hedef kelime kümesinde ortalama sıra ve organik dönüşüm sayısı, başlangıç değerleriyle karşılaştırılır.”
“SEO uyumlu içerik.” “İçerikler hedef sorgu, arama niyeti ve iç link planına göre yazılır; her içerik en az 2 iç link alır ve 2 iç link verir.”

Sağ sütundaki cümlelerin ortak özelliği şu: her biri sonradan kontrol edilebilir. Ay sonunda “yapıldı mı, yapılmadı mı” sorusunun tek bir doğru cevabı vardır.

Sol sütundaki cümlelerin ortak özelliği ise hepsinin “biz bunu şöyle anlamıştık” tartışmasına açık olmasıdır.

Teklif okurken kullanabileceğiniz pratik bir test var: her maddeyi okuduktan sonra kendinize sorun — “Bu maddenin yapılmadığını nasıl kanıtlarım?” Cevabınız yoksa o madde belirsizdir ve düzeltilmesini istemek hakkınızdır. İyi bir ajans bu talebi savunmaya geçmeden karşılar; çünkü kendi işini denetlenebilir kılmak onun da lehinedir.

Ajans, Danışman, Freelancer: SEO Teklifi Tipleri Farklıdır

Üç teklif farklı yapılardan geliyorsa, aynı kriterlerle okunmaları doğru olmaz. Her modelin kendine göre bir gücü ve kendine göre bir riski var; doğru seçim, sizin iç kapasitenize bağlı.

Ajans teklifi ekip kapasitesi satar. Avantajı süreklilik ve çoklu uzmanlık: teknik, içerik ve otorite çalışmaları aynı çatı altında yürür, bir kişinin ayrılması işi durdurmaz. Riski ise sizin projenizin ekip içinde kaçıncı öncelikte olduğudur. Bu yüzden “işi kim yapacak, ne kadar zaman ayrılacak” sorusu ajans tekliflerinde en kritik sorudur.

Danışman teklifi yön satar; uygulama genellikle sizde kalır. Kendi ekibiniz varsa ve eksik olan şey strateji ise en verimli model budur, üstelik maliyeti de düşüktür. Riski, uygulama kapasiteniz yoksa önerilerin raporda kalmasıdır. Bu ihtimali baştan konuşmak gerekir; danışmanlık modelinin ne zaman doğru seçim olduğunu ayrıca yazmıştık.

Freelancer teklifi belirli bir işi satar. Dar kapsamlı ve net tanımlı işlerde en uygun maliyetli seçenektir. Riski, kapsam büyüdüğünde tek kişinin yetişememesi ve devamlılığın tamamen kişiye bağlı olmasıdır.

Üçünü aynı tabloda karşılaştırırken şunu unutmayın: aylık maliyeti en düşük olan, toplam maliyeti en düşük olan değildir. Uygulama kimde kalıyorsa, o tarafın zamanı ve maliyeti de hesaba girer.

Fiyat Nasıl Karşılaştırılır? (Önce Kapsam, Sonra Süre)

Fiyat karşılaştırması, teklifler aynı kapsama getirilmeden yapılamaz. Bu sırayı atlamak, en sık yapılan ve en pahalıya mal olan hatadır. Doğru sıra şudur:

Önce kapsamı eşitleyin. Her ajansa aynı soruyu sorun: “Şu üç iş kalemi sizin teklifinizde var mı?” Yoksa o kalemin fiyatını ayrıca isteyin. Kapsamlar eşitlenmeden yapılan fiyat kıyaslaması, farklı ürünlerin etiketlerini karşılaştırmaktan ibarettir.

Sonra süreyi eşitleyin. Altı aylık bir teklifle on iki aylık bir teklif aynı tabloda karşılaştırılmaz; uzun süreli anlaşmalar genellikle aylık maliyeti düşürür ama esnekliği azaltır. Hepsini aylık maliyete indirgeyin, sonra süre farkını ayrı bir kalem olarak değerlendirin.

En son toplam sahip olma maliyetine bakın. Ajans ücreti tek kalem değildir. İçerik üretimi, araç lisansları, geliştirici saati, tasarım desteği — bunların hangisi dahil, hangisi ek? Ucuz görünen bir teklif, ek kalemlerle en pahalı seçenek haline gelebilir. Bu kalemleri teklif aşamasında sormak, altı ay sonra sürprizle karşılaşmaktan iyidir.

SEO Teklifi Alırken Sormanız Gereken 12 Soru

Google’ın kendi rehberi de teklif alırken soru sormayı öneriyor ve birkaç örnek soru veriyor. Aşağıdaki liste o soruları kapsıyor ve ticari tarafla genişletiyor. Bu soruları e-posta ile toplu göndermek en pratik yöntemdir; üç ajansın aynı sorulara verdiği cevaplar, tekliflerin kendisinden daha ayırt edicidir.

  1. Bu teklifi hazırlamadan önce sitede ne tür bir inceleme yaptınız?
  2. Bizim sektörümüzde daha önce çalıştınız mı? Örnek gösterebilir misiniz?
  3. İlk 90 günde tam olarak ne yapacaksınız?
  4. Hangi metrikleri takip edeceğiz ve hangi eşikte müdahale edeceğiz?
  5. Sitede yapacağınız her değişikliği bizimle paylaşacak mısınız?
  6. İçerik üretimi dahil mi? Kaç adet, hangi uzunlukta, kim yazacak?
  7. Otorite çalışması yapıyor musunuz? Yapıyorsanız hangi yöntemle?
  8. İşi kim yapacak? Bu görüşmedeki kişi mi, başka biri mi?
  9. Raporlama ne sıklıkta ve hangi soruları cevaplıyor?
  10. Search Console ve Analytics hesapları kimin adına açılacak?
  11. Sözleşme süresi ne, erken çıkış koşulu var mı?
  12. Ne zaman “bu iş yürümüyor” diyeceğiz? Başarısızlık kriteri ne?

Son soru en çok işe yarayanıdır ve en çok kaçınılanıdır. Başarısızlık kriterini yazmaktan çekinmeyen bir ajans, başarı kriterini de ciddiye alıyor demektir. Cevabın “öyle bir durum olmaz” olması ise başlı başına bir cevaptır.

Karşılaştırma Tablosu: Üç Teklifi Yan Yana Koyun

Üç teklifi aşağıdaki tabloya dökün. Tabloyu doldurmak yarım saatinizi alır ve altı aylık bir kararı çok daha sağlam zemine oturtur. Boş kalan her hücre, sorulmamış bir soru demektir — ve o soruyu şimdi sormak, dört ay sonra sormaktan çok daha ucuzdur.

Kriter Teklif A Teklif B Teklif C
Teşhis yapıldı mı?
Hedef net tanımlı mı?
Kapsam kalem kalem yazılı mı?
Kapsam dışı işler yazılı mı?
Ölçüm metrikleri belirtilmiş mi?
30/60/90 gün planı var mı?
İşi yapacak ekip belli mi?
Raporlama ritmi ve içeriği yazılı mı?
Hesap ve veri mülkiyeti kimde?
Sözleşme süresi ve çıkış koşulu
Aylık maliyet (eşitlenmiş kapsamda)
Kapsam dışı ek maliyetler
Başarısızlık kriteri tanımlı mı?

Tabloyu doldurduğunuzda çoğu zaman şu ortaya çıkar: en ucuz teklifin en çok boşluğu vardır. Bu bir tesadüf değildir. Belirsizlik, ucuza satmanın yoludur; boş bırakılan her hücre, sonradan faturalanabilecek bir alandır.

Ucuz SEO Teklifi Ne Zaman Pahalıya Patlar?

Düşük fiyat kendi başına kırmızı bayrak değildir. Bazı işler gerçekten daha az emek ister, bazı ajanslar da daha düşük maliyetle çalışır. Ucuz bir SEO teklifinin pahalıya patladığı üç senaryo şudur:

Riskli yöntem kullanıldığında. Satın alınmış bağlantı ağları kısa vadede hareket yaratabilir, orta vadede risk biriktirir. Toparlama maliyeti, işi baştan doğru yapmanın maliyetinden yüksektir ve toparlama süresi de cabasıdır.

Kapsam sonradan tartışıldığında. Her ay yeni bir “bu ek iş” faturası çıkıyorsa, başlangıçtaki fiyat gerçek fiyat değildi. Bu durum genellikle kötü niyetten değil, kapsamın baştan yazılmamasından doğar — ama sonuç aynıdır.

Ölçüm kurulmadığında. Altı ay çalışılır, sonunda neyin işe yaradığı bilinmez. Burada kaybedilen şey yalnızca bütçe değil, altı aylık zamandır. Bütçe yeniden ayrılabilir; o altı ay geri gelmez.

Buna karşılık pahalı teklif de otomatik olarak iyi değildir. Yüksek fiyatın karşılığı, yukarıdaki yedi başlığın dolu olmasıdır. Dolu değilse pahalı belirsizlik satın alıyorsunuz demektir ve bu, ucuz belirsizlikten daha iyi bir durum değildir.

Sonuç: SEO Teklifini Değil, Kapsamı Karşılaştırın

Elinizdeki üç doküman aslında üç fiyat değil, üç farklı tanım. Aynı işi farklı anlatıyor gibi görünürler; gerçekte farklı işleri anlatıyorlardır.

Bu yüzden doğru hamle teklifleri okumak değil, hepsini aynı sorulara cevap vermeye zorlamaktır. Sorular netleştiğinde fiyat kendiliğinden karşılaştırılabilir hale gelir.

Ucuz teklif belirsizlik satar. Pahalı teklif her zaman netlik satmaz. Karşılaştırılabilir teklif ise kararı size bırakır.

Bir ajansın size sunabileceği en değerli şey, kendi işini denetlenebilir hale getirmesidir. Sabit paket yerine projeye özel bir yol haritası, kapalı kapsam yerine kalem kalem yazılmış teslimatlar ve rapor yerine karar üreten bir ölçüm ritmi — teklif dokümanında aradığınız şey bunlardır.

SEO Teklifi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

SEO teklifinde sıralama garantisi verilmesi normal mi?

Hayır, normal değildir ve Google’ın kendi rehberi bu konuda açıktır: hiç kimse birinci sıralamayı garanti edemez. Garanti veren, Google ile özel bir ilişkisi olduğunu iddia eden veya öncelikli gönderim vaat eden hizmetlere karşı temkinli olunması gerektiği doğrudan Google tarafından belirtiliyor. Burada önemli bir ayrım var: sonuç garanti edilemez ama süreç güvence altına alınabilir. Yani ajans size hangi analizleri yapacağını, hangi sırayla ilerleyeceğini ve hangi çıktıları ne zaman teslim edeceğini taahhüt edebilir; sıralamayı taahhüt edemez.

Kaç SEO teklifi almalıyım?

Üç teklif genellikle yeterlidir ve pratikte en verimli sayıdır. Daha fazlası karşılaştırmayı kolaylaştırmaz, aksine zorlaştırır çünkü her teklif farklı bir kapsam tanımıyla gelir ve hepsini eşitlemek zaman alır. Önemli olan teklif sayısı değil, üçünün de aynı brief’e ve aynı sorulara cevap vermiş olmasıdır. Aynı bilgiyi almamış üç ajansın teklifleri, on teklif de olsa karşılaştırılamaz.

Teklifler arasındaki fiyat farkı neden bu kadar açık olabiliyor?

Çünkü çoğu zaman farklı işler satılıyordur. Biri yalnızca içerik üretimi kapsıyordur, diğeri teknik SEO ve otorite çalışmasını da içeriyordur, üçüncüsü ölçüm altyapısı kurulumunu da fiyata katmıştır. Buna bir de çalışma modeli farkı eklenir: ajans, danışman ve freelancer maliyetleri doğal olarak farklıdır. Kapsamı eşitlemeden fiyat farkı yorumlanamaz; eşitledikten sonra çoğu zaman fark beklediğinizden küçük çıkar.

En ucuz SEO teklifini seçmek yanlış mı?

Kendi başına yanlış değildir; bazı işler gerçekten daha az emek gerektirir. Ancak ucuz teklifler genellikle kapsamı belirsiz bırakarak ucuz görünür, sonra ek kalemlerle gerçek fiyatına ulaşır. Karşılaştırma tablosunu doldurun ve en ucuz teklifin kaç hücresinin boş kaldığına bakın. Boş hücre sayısı yüksekse aradaki fiyat farkı gerçek bir fark değil, ertelenmiş bir maliyettir.

Sözleşmede mutlaka bulunması gereken madde hangisi?

Hesap ve veri mülkiyeti maddesi. Search Console, Google Analytics ve varsa reklam hesapları sizin adınıza açılmalı, ajansa yalnızca erişim verilmelidir. Üretilen içeriğin ve hazırlanan raporların hakları da size geçmelidir. Bu madde yoksa ajanstan ayrıldığınızda geçmiş veriniz de gider; yeni ajans sıfırdan başlar ve siz önceki dönemle karşılaştırma yapma imkânınızı tamamen kaybedersiniz.

Ajans teşhis yapmadan SEO teklifi verebilir mi?

Verebilir ama o teklif bir fiyat değil, bir tahmindir. Teşhis, ne satılacağını belirleyen adımdır; atlandığında hem fiyat hem kapsam sonradan değişmeye açık kalır ve bu değişiklikler genellikle sizin aleyhinize olur. Ciddi bir teklif, öncesinde en az bir teknik inceleme ve rakip bakışı içerir. Bu incelemenin ücretli olması da olağandır — ücretsiz teşhis beklentisi, çoğu zaman yüzeysel teşhisi getirir.

Başarısızlık kriteri sormak agresif bir soru mu?

Hayır, tam tersine en yararlı sorudur ve profesyonel bir ajans bu sorudan rahatsız olmaz. “Hangi durumda bu iş yürümüyor deriz?” sorusuna net cevap veren bir ajans, başarı tanımını da ciddiye alıyor demektir. Cevaptan kaçınılması ya da “öyle bir şey olmaz” denmesi ise başlı başına bir uyarı işaretidir. Bu soruyu sözleşme imzalanmadan önce sormak, altı ay sonra yaşanacak tartışmayı baştan önler.

SEO teklifi kaç sayfa olmalı?

Sayfa sayısı bir kalite göstergesi değildir; hatta uzun teklifler çoğu zaman genel geçer bilgi doldurularak şişirilir. Önemli olan yukarıdaki yedi başlığın hepsinin doldurulmuş olmasıdır. Beş sayfalık, her başlığı net yazılmış bir teklif, otuz sayfalık ama kapsamı “vb.” ile biten bir tekliften çok daha değerlidir. Teklifi sayfa sayısına göre değil, doldurulan hücre sayısına göre değerlendirin.


Elinizde teklifler var ve hangisinin ne sattığını çözemiyorsanız, üçünü aynı tabloya dökmenize yardımcı olalım. Kendi teklifimizi de aynı kriterlerle değerlendirmenizi bekliyoruz.

Picture of Brandaft Dijital Pazarlama Ajansı

Brandaft Dijital Pazarlama Ajansı

Brandaft, her projeye özgün ve verimli çözümler sunarak, markaların dijital dünyadaki görünürlüğünü artırmayı hedefler. SEO stratejileri, içerik üretimi ve dijital pazarlama kampanyalarında sektördeki en güncel teknikleri kullanarak, müşterilerimize yüksek kaliteli sonuçlar sağlayan bir dijital pazarlama ajansıyız.
Facebook
Twitter
LinkedIn

Bültenimize abone olarak içeriklerden ilk siz haberdar olun.

Yayınladığımız içeriklerden ilk siz haberdar olmak için e posta bültenimize abone olun.

Son eklenen yazılar
Veri Odaklı Büyüme Stratejisi

Siteniz Trafik mi Alıyor,
Yoksa Müşteri mi Kazanıyor?

SEO, anahtar kelime sıralamasından ibaret değildir; bir ciro artırma mekanizmasıdır. Sitenizi 2026’nın AI ve GEO standartlarına göre analiz edelim.

Şahan
Benay
Şahan ve Benay ile direkt görüşün.
Müşteri Kaybını Durdur & Analiz İste Hayır, mevcut cirom bana yetiyor.
Veri Odaklı Büyüme Stratejisi

Siteniz Trafik mi Alıyor,
Yoksa Müşteri mi Kazanıyor?

SEO, anahtar kelime sıralamasından ibaret değildir; bir ciro artırma mekanizmasıdır. Sitenizi 2026’nın AI ve GEO standartlarına göre analiz edelim.

Şahan
Benay
Şahan ve Benay ile direkt görüşün.
Ücretsiz Strateji Analizi Al Hayır, mevcut cirom bana yetiyor.