Garantili SEO Gerçek mi? (Ve SEO Yatırımı Ne Zaman Kâra Döner?)

Garantili SEO gerçekten mümkün mü? #1 sıra vaatleri neden risklidir ve SEO yatırımı ne zaman kâra döner? Bu rehberde garanti edilebilenleri, kırmızı bayrakları ve break-even modelini veri odaklı bir yaklaşımla açıklıyoruz.
Garantili SEO Gerçek mi (Ve SEO Yatırımı Ne Zaman Kâra Döner)

“Garantili SEO” ifadesi kulağa güvenli geliyor. Belirsizliğin ortasında net bir söz gibi.

Ama burada dürüst olalım:

Eğer organik trafik, toplam web trafiğinin ortalama %46,98’ini oluşturuyorsa ve Google’da #1 sıradaki sonuç, #10’daki sonuca göre yaklaşık 10 kat daha fazla tıklanıyorsa, kim #1’i garanti etmek istemez?

İşin psikolojisi çok net.

  • Trafiğin neredeyse yarısı organikten geliyor.
  • İlk sıradaysan pastanın en büyük dilimini alıyorsun.
  • Reklam bütçesi yakmadan müşteri kazanıyorsun.

Bu tabloda “1. sıra garantisi” kulağa mantıklı geliyor.Hatta rasyonel bile görünüyor.

Ama sorun şu:

Google sıralaması bir ürün değildir. Bir sonuçtur.

Algoritma, rakip davranışı, teknik altyapı, içerik kalitesi, marka otoritesi, kullanıcı davranışı, hatta LLM ve AI arama yüzeylerindeki görünürlük… Hepsi dinamik bir sistemin parçasıdır.

Bu yüzden “garantili SEO” araması yapan kullanıcı aslında şunu sorar:

“Ben risk almak istemiyorum. Paramı yatırdığımda karşılığını ne zaman ve nasıl alacağım?”

Piyasadaki içeriklerin çoğu burada durur.
“1. sıra garanti edilemez.”
“Black hat risklidir.”
“Google kimseye söz vermez.”

Doğru. Ama eksik.

Asıl cevaplanması gereken soru şu:

  • Garanti edilemeyen şey ne?
  • Garanti edilebilen şey ne?
  • Ve en önemlisi: SEO yatırımı ne zaman kâra döner?

Çünkü mesele sadece sıralama değil. Mesele kâra dönüş.

Trafik artabilir. Pozisyon yükselebilir. Ama dönüşüm yoksa, pipeline yoksa, CAC düşmüyorsa… sıralama bir metrikten ibarettir.

2026’da “garanti” tartışması artık sadece Google sırası değil. AI aramaları, LLM önerileri, marka güven sinyalleri ve kullanıcı niyeti kümeleri de oyunun içinde.

Bu yazıda:

  • “Garantili SEO” söylemini parçalayacağız.
  • Gerçek riskleri netleştireceğiz.
  • Garanti edilebilir olanı tanımlayacağız.
  • Ve SEO’nun ne zaman break-even noktasına geldiğini modelleyeceğiz.

Biz Brandaft olarak İstanbul merkezli, veri odaklı bir SEO ajansıyız. Sıra satmıyoruz. Sistem kuruyoruz.

Teşhis. Önceliklendirme. Ölçüm. Kâra dönüş modeli. Şimdi başlayalım. “Garantili SEO” gerçekten neyi ifade ediyor?

“Garantili SEO” Neyi İfade Ediyor? (İnsanlar Aslında Ne Satın Alıyor?)

“Garantili SEO” araması yapan biri genellikle teknik bir cevap aramaz.
Bir duygu arar: güvence.

Çünkü SEO; zaman, bütçe ve sabır gerektirir.
Ve belirsizlik içerir.

Bu yüzden kullanıcı aslında şunu satın almak ister:

  • Riskin minimize edilmesini
  • Sürecin kontrol altında olmasını
  • Yatırımın ölçülebilir olmasını
  • Ve sonunda kâra dönüşü

Ancak piyasada “garanti” kelimesi çoğu zaman yanlış çerçevelenir. Burada iki kavramı net ayırmak gerekir:

“Sıralama Garantisi” ile “Süreç Güvencesi” Arasındaki Fark

Sıralama garantisi, sonucu vaat eder.
Ama sonucu belirleyen tüm değişkenler ajansın kontrolünde değildir.

Algoritma güncellenir. Rakip yatırım yapar. Sektör değişir. Marka itibarı etkilenir.

Bu nedenle “#1 sıra garanti” söylemi teknik olarak savunulamaz bir iddiadır.

Süreç güvencesi ise farklıdır.

Bu yaklaşım şunu der:

  • Hangi analiz yapılacak?
  • Hangi öncelik sırasıyla ilerleyeceğiz?
  • Hangi KPI’lar takip edilecek?
  • Hangi sürede hangi çıktılar üretilecek?

Yani sonuç değil, metodoloji garanti edilir. Gerçek profesyonel SEO yaklaşımı burada başlar.

Piyasadaki 3 Tip “Garanti” Söylemi

Sektörde genellikle üç ana vaat modeli görürüz:

1️⃣ #1 Sıra / İlk Sayfa Garantisi

En agresif söylem budur.

Genellikle iki yolla çalışır:

  • Rekabeti düşük, ticari değeri zayıf anahtar kelimeler seçilir.
  • Kısa vadeli, riskli backlink taktikleri uygulanır.

Kâğıt üzerinde söz tutulur. Ama gelir tarafında anlamlı bir etkisi olmaz.

2️⃣ Trafik Artışı Garantisi

Burada sıralama değil, “ziyaretçi artışı” vaat edilir.

Ancak kritik soru şudur:

  • Hangi trafik?
  • Hangi niyet?
  • Hangi dönüşüm oranı?

Informational içeriklerle trafik şişirilebilir. Ama satış gelmeyebilir.

Trafik artışı =SEO başarısı değildir. Nitelikli trafik = potansiyel gelir demektir.

3️⃣ Para İadesi / Ücretsiz Çalışma Garantisi

Bu modelde ajans “olmazsa ücret almam” der.

Yüzeyde güven verici görünür.
Ancak genellikle:

  • Başarı kriteri belirsizdir.
  • Ölçüm metrikleri ajans tarafından tanımlanır.
  • Sözleşme detaylarında gri alanlar vardır.

Gerçek soru şudur:

Başarı neye göre ölçülüyor?

Sıralama mı?
Trafik mi?
Lead mi?
SQL mi?
Kârlılık mı?

Bu net değilse, garanti söylemi sadece pazarlama cümlesidir.

Özetle: İnsanlar “garantili SEO” satın aldıklarını düşünür. Ama çoğu zaman satın aldıkları şey;
tanımı yapılmamış bir başarı vaadidir.

Bir sonraki bölümde daha kritik soruya geçiyoruz: Google’da 1. sıra garantisi neden teknik olarak mantıksız?

Google’da 1. Sıra Garantisi Neden Mantıksız?

Google’da 1. sırayı garanti etmek kulağa net bir vaat gibi gelir. Ölçülebilir, somut, iddialı. Ancak teknik gerçeklik bundan çok daha karmaşıktır. Çünkü arama sonuçları sabit bir pano değildir; sürekli değişen, çok değişkenli bir sistemdir.

Bir anahtar kelimede bugün 3. sırada olabilirsiniz. Yarın algoritma güncellenir. Rakip yatırım yapar. Yeni bir oyuncu pazara girer. Sektörde haber olur. Kullanıcı davranışı değişir. SERP yapısı dönüşür (video, SGE, LLM cevapları, featured snippet). Aynı kelimenin ticari değeri bile zamanla farklılaşabilir.

Dolayısıyla “#1 sıra garantisi” demek, kontrol edemediğiniz değişkenler üzerinden söz vermek demektir.

Kontrol Edilemeyen Değişkenler

Bir ajans şunları tamamen kontrol edemez:

  • Google algoritma güncellemeleri
  • Rakiplerin bütçe ve içerik yatırımı
  • Markanızın dış itibar sinyalleri
  • Teknik altyapı kaynaklı ani problemler (hosting, güvenlik, site hataları)
  • Arama sonuç sayfasının format değişimi

SEO; optimizasyon yapılabilen ama dış dünyaya açık bir sistemdir. Bu nedenle kesin sıralama garantisi, teknik olarak sürdürülebilir bir vaat değildir.

“Garanti” Verenler Genelde Ne Yapar?

Peki buna rağmen bazı ajanslar nasıl garanti verir?

Genellikle üç riskli pattern devreye girer.

İlki, ucuz backlink paketleridir. Kısa sürede otorite sinyali üretmek için düşük kaliteli, alakasız, çoğu zaman otomatik oluşturulmuş bağlantılar satın alınır. İlk etapta sıçrama olabilir. Uzun vadede ise manuel ceza veya algoritmik düşüş riski artar.

İkincisi, anlamsız anahtar kelime seçimi. Rekabeti düşük, ticari değeri zayıf kelimeler hedeflenir. “İlk sayfa” sözü tutulur. Ancak bu sıralama, gelir üretmeyen bir pozisyon olabilir. Rapor güzel görünür, ciro değişmez.

Üçüncüsü ise kısa vadeli şişirme taktikleridir. Trafik artırmak için informational içerik bombardımanı yapılır, marka dışı niyet kümeleri hedeflenir. Grafik yükselir ama dönüşüm oranı düşer. Birkaç ay sonra sistem doğal dengesine döner.

Buradaki temel problem şudur: Garanti edilen şey sıralamadır. Oysa işletmenin ihtiyacı kârlılıktır.

SEO, bir pozisyon oyunu değil; niyet, güven ve dönüşüm mimarisidir. Bir sonraki bölümde, “garanti” yerine gerçekten sözleşmeye yazılabilecek şeyin ne olduğunu netleştireceğiz.

Brandaft’ın Duruşu: “Garantili SEO” Değil, “Güvenceli SEO” 

(Sözleşmeye Yazılabilen Şeyler)

Buraya kadar netleştirdik:  #1 sıra garanti edilemez.

Ama bu, hiçbir şey garanti edilemez demek değildir. SEO’da sonuç garanti edilemez. Sistem garanti edilebilir.

Brandaft olarak durduğumuz yer tam burası.

Biz sıralama satmıyoruz.
Belirsiz vaatler sunmuyoruz.
“Bekleyelim görelim” demiyoruz.

Biz şunu yapıyoruz: Kontrol edebildiğimiz her şeyi sözleşmeye yazıyoruz.

Çünkü güven, soyut bir söylem değil; operasyonel bir disiplindir. Bu nedenle “garantili SEO” yerine bir Güvence Sistemi tanımlarız. Net, ölçülebilir, izlenebilir maddelerle.

Şimdi, garanti edilebilen 7 şeyi tek tek netleştirelim.

Brandaft’ın Garanti Ettiği 7 Şey 

Arama motorlarında ilk sırayı garanti edemeyiz. Ama süreci, metodolojiyi ve karar disiplinini garanti edebiliriz.

Çünkü bunlar bizim kontrol alanımızda.

Brandaft Güvence Sistemi; belirsiz vaatler yerine sözleşmeye yazılabilen, denetlenebilen ve ölçülebilen 7 operasyondan oluşur. Her biri, “çalışıyoruz” demek için değil; kâra giden yolu sistematik olarak inşa etmek için vardır.

1) Teşhis Haftası (Audit + Fırsat Haritası)

İlk 7 gün reklam ölçeklemesi ya da içerik üretimiyle geçmez.
Önce teşhis yapılır.

  • Teknik SEO taraması
  • Mevcut içerik ve niyet analizi
  • Rakip haritalaması
  • Otorite boşluklarının tespiti
  • Gelir üreten sayfaların performans analizi

Çıktı nettir: Önceliklendirilmiş bir fırsat haritası. SEO sezgiyle değil, veriyle başlar.

2) Önceliklendirme Sistemi (Impact x Effort)

Her yapılacak iş aynı değeri üretmez.

Bu nedenle tüm aksiyonlar “etki x efor” matrisine göre sıralanır.
En yüksek gelir potansiyeline sahip, en hızlı uygulanabilir adımlar önce gelir.

Bu, rastgele içerik üretimi değil; kontrollü büyüme planıdır.

3) Teslimat Netliği (Teknik + İçerik + Otorite)

“SEO yapıyoruz” muğlak bir ifadedir.
Bizde her ayın teslimatı nettir:

  • Hangi teknik iyileştirme yapıldı?
  • Hangi sayfa üretildi veya optimize edildi?
  • Hangi otorite sinyali inşa edildi?

SEO bir checklist değil; disiplinli üretim sürecidir.

4) Ölçüm Altyapısı (GA4 + GSC + CRM Hedefleri)

Sıralama tek başına KPI değildir.

Bu yüzden ölçüm altyapısı kurulur ve kalibre edilir:

  • GA4 dönüşüm hedefleri
  • Search Console niyet kümeleri
  • Lead kalitesi takibi
  • CRM entegrasyonu (MQL → SQL → satış)

Trafik değil, gelir akışı izlenir.

5) Şeffaf Raporlama (Ne Yaptık / Ne Oldu / Sıradaki Hipotez)

Rapor; link sayısı ya da kelime pozisyonu listesi değildir.

Her rapor üç soruya cevap verir:

  1. Bu ay ne yaptık?
  2. Bunun etkisi ne oldu?
  3. Bir sonraki deney/hipotez ne?

SEO statik değil; iteratif bir sistemdir.

6) Risk Yönetimi (Spam Link Taraması + Technical Monitoring)

Büyüme kadar korunma da önemlidir.

  • Zararlı backlink takibi
  • Teknik hata izleme
  • Ani trafik düşüşü alarm sistemi
  • Algoritma güncelleme analizi

Amaç sadece yükselmek değil; düşmemektir.

7) Karar Ritmi (30 / 60 / 90 Gün Plan + Revizyon)

SEO sabır gerektirir ama belirsizlik gerektirmez.

Her 30 günde bir sistem gözden geçirilir. 60. günde yön netleşir. 90. günde stratejik revizyon yapılır.

Bu ritim, “bekleyelim” yaklaşımını ortadan kaldırır. Yerine veri temelli karar döngüsü koyar.

Özetle:

Garanti edemediğimiz şey: #1 sıra.
Garanti edebildiğimiz şey: Sistem.

Ve doğru kurulan sistem, uzun vadede sıralamadan daha değerli bir şey üretir:
Öngörülebilir büyüme.

SEO Yatırımı Ne Zaman Kâra Döner? (Break-Even Modeli)

“SEO kaç ayda sonuç verir?” sorusu aslında yanlış sorudur. Doğru soru şudur: SEO yatırımı ne zaman kendini amorti eder ve kâra geçer? Çünkü sıralama bir ara metriktir; işletmenin ihtiyacı nakit akışıdır. Break-even noktası, SEO’dan gelen gelirin yapılan toplam yatırıma eşit olduğu andır. Bu noktadan sonra SEO maliyet değil, varlık üretir.

Kâra dönüş basit ama disiplinli bir modele dayanır. Dört değişken zincir gibi birbirine bağlıdır:

  • Organik ziyaretçi sayısı (doğru niyetle gelen trafik)
  • Dönüşüm oranı (ziyaretçinin lead’e dönüşme oranı)
  • Lead → satış oranı (MQL/SQL kalitesi)
  • Ortalama sepet tutarı veya CLV (müşteri yaşam boyu değeri)

Formül yalındır:
Organik Trafik x Dönüşüm Oranı x Satış Oranı x Ortalama Gelir = SEO Geliri.

Örneğin aylık 5.000 nitelikli organik ziyaret alıyorsanız, %3 dönüşüm oranı ile 150 lead üretirsiniz. Bu lead’lerin %20’si satışa dönüyorsa 30 müşteri kazanırsınız. Ortalama 10.000 TL gelir üretiyorsanız aylık 300.000 TL’lik potansiyel oluşur. SEO yatırımınız aylık 80.000 TL ise break-even noktasını geçmişsiniz demektir. Model budur. Net. Ölçülebilir.

Ancak her sektör aynı hızda kâra dönmez. Bu yüzden üç senaryo üzerinden düşünmek gerekir:

  • Konservatif senaryo: Trafik artışı yavaş, dönüşüm oranı düşük, satış döngüsü uzun. Break-even 6–9 ayı bulabilir.
  • Gerçekçi senaryo: Niyet kümeleri doğru seçilmiş, landing sayfaları optimize edilmiş, satış ekibi hazır. Break-even genellikle 4–6 ay bandındadır.
  • Agresif senaryo: Mevcut marka talebi vardır, teknik altyapı güçlüdür, money page’ler hazırdır. Doğru anahtar kelime kümeleriyle 3–4 ayda yatırım kendini amorti edebilir.

Burada kritik olan süre değil; kaldıraçtır. Kâra dönüş süresini hızlandıran üç ana kaldıraç vardır:

  • Money-page optimizasyonu (landing + teklif): Trafiği bloga değil, gelir üreten sayfalara akıtmak. Teklif net değilse trafik boşa gider.
  • CRO çalışmaları (form, CTA, trust layer): Aynı trafikle daha fazla lead üretmek, break-even süresini dramatik şekilde kısaltır. Video testimonial, vaka analizi ve güven sinyalleri dönüşüm oranını çarpan etkisiyle artırır.
  • Doğru niyet kümeleri (informative → commercial → money): Sadece bilgi arayan trafiği büyütmek yerine, satın almaya yakın aramaları hedeflemek gelir eğrisini öne çeker.

SEO’nun kâra dönüşü zamanla değil, mimariyle ilgilidir. Yanlış niyet + zayıf landing + ölçümsüz sistem = geç veya hiç gelmeyen ROI. Doğru niyet + optimize edilmiş money page + ölçülebilir funnel = öngörülebilir break-even.

SEO bir sabır oyunu değildir. Doğru kurulduğunda bir matematik oyunudur.

“Garantili SEO” Diye Satılan Şeyin 10 Kırmızı Bayrağı

SEO yatırımı yaparken en büyük risk, kötü sonuç almak değildir. En büyük risk, yanlış şeyi satın almaktır. Çünkü bazı vaatler kulağa profesyonel gelir ama yapısal olarak sürdürülemezdir. “Garantili SEO” söylemi çoğu zaman teknik değil, pazarlama odaklıdır. Bu nedenle karar vermeden önce aşağıdaki kırmızı bayraklara dikkat etmek gerekir.

  • “30 günde ilk sayfa” vaadi
    Rekabet seviyesi, sektör dinamikleri ve mevcut otorite göz ardı ediliyorsa bu iddia gerçekçi değildir. SEO’da hız mümkündür ama mutlak süre garantisi teknik olarak savunulamaz.
  • “Google Partner’ız” diyerek SEO satılması
    Google Partner rozeti Google Ads içindir, SEO için değildir. Bu iki alanın karıştırılması uzmanlık bulanıklığına işaret eder.
  • Backlink paketleri / PBN kullanımı
    Toplu ve kalitesiz link satın almak kısa vadeli sıçrama yaratabilir ama uzun vadede algoritmik risk üretir. Otorite inşası nicelik değil bağlam meselesidir.
  • Anahtar kelimeleri sadece ajansın seçmesi (ticari değer analizi olmadan)
    Rekabeti düşük ama gelire katkısı olmayan kelimelerde sıralama almak kolaydır. Asıl soru: Bu kelime satış getiriyor mu?
  • Şeffaf raporlama olmaması
    “Çalışıyoruz” denir ama hangi aksiyonun hangi metriği etkilediği net değildir. Veri yoksa güven de yoktur.
  • “Kaç link attık” raporu var ama lead/satış yok
    Aktivite metrikleri sonuç metriklerinin yerini alamaz. Link sayısı artabilir, ciro artmayabilir.
  • Uzun taahhüt + erken fesih cezası
    Performans net değilken ağır bağlayıcı sözleşmeler risk yaratır. Güven, kilitleyerek değil değer üreterek sağlanır.
  • Search Console erişiminin verilmemesi
    Ajans veriyi paylaşmıyorsa şeffaflık yoktur. Arama performansı markanın varlığıdır, üçüncü tarafın değil.
  • İçerikte kaynak / yazar / uzman bilgisinin olmaması
    Özellikle 2026’da EEAT sinyalleri kritik. Uzmanlık ve otorite sinyali taşımayan içerik uzun vadede sürdürülebilir değildir.
  • Teknik SEO’nun yok sayılması
    Sadece içerik üretmek yeterli değildir. Tarama bütçesi, indeksleme, site hızı ve teknik yapı göz ardı edilirse büyüme kırılgan olur.

Bu kırmızı bayrakların ortak noktası şudur: Hepsi yüzeysel başarı metriklerine odaklanır. Oysa sürdürülebilir SEO; teknik sağlamlık, doğru niyet mimarisi ve ölçülebilir kârlılık üzerine kurulur.

Garantili SEO Ajansı Seçim Checklisti

(Arkana Bakmadan Kaç)

SEO ajansı seçmek, teklif karşılaştırmak değildir. Model karşılaştırmaktır. Eğer bir ajans “garantili SEO yapıyoruz” diyorsa, çok net söyleyelim: Ya kavramı bilmiyordur ya da pazarlama diliyle teknik gerçeği karıştırıyordur. Çünkü kimse Google sıralamasını garanti edemez. Edebileceğini söyleyen yer, en iyi ihtimalle eksik konuşuyordur; en kötü ihtimalle bilinçli olarak yanıltıyordur.

Gerçek ajans; sıralama değil sistem anlatır. Başarıyı hangi metriklerle tanımladığını netleştirir (sıralama mı, trafik mi, lead mi, SQL mi, ciro mu?). Money page stratejisini açıklar; blog trafiğiyle mi büyüyecek, yoksa ticari niyet kümeleriyle mi? İlk 30 günde neyi düzelteceğini somut söyler; teknik mi, içerik mi, dönüşüm mü? Backlink’i nasıl aldığını şeffaf şekilde anlatır; paket mi, PR mı, içerik bazlı otorite mi? Rapor örneği gösterir; sadece “kaç link attık” değil, “ne değişti ve sıradaki hipotez ne” der. Ve en kritik soru şudur: Kâra dönüşü nasıl hesaplıyorsun?

Bu soruya net bir modelle cevap veremeyen ajans, aslında sıralama satıyordur. Oysa işletmenin ihtiyacı pozisyon değil, kârlılıktır. SEO ajansı; grafik büyüten değil, break-even noktasını öngörebilen ajanstır.

Sonuç: Garanti Yok — Ama Sistem Var

Google’da #1 sıra garanti edilemez; çünkü sıralama bir vaat değil, doğru kurulan sistemin sonucudur.

Kâra dönüş; ölçüm altyapısı, doğru niyet kümeleri, optimize edilmiş money page’ler ve güçlü güven sinyallerinin birlikte çalışmasıyla mümkündür.

Brandaft olarak biz sıralama satmıyoruz; teşhis, veri ve sürdürülebilir büyüme üzerine kurulu bir sistem inşa ediyoruz.

Garantili SEO ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

Garantili SEO yasal mı?

“Garantili SEO” ifadesi tek başına yasa dışı değildir; ancak yanıltıcı vaat içeriyorsa hukuki risk doğurabilir. Özellikle “#1 sıra garanti” gibi teknik olarak kontrol edilemeyen sonuçların kesinmiş gibi sunulması tüketiciyi yanıltma kapsamına girebilir. Profesyonel yaklaşım, sonucu değil süreci ve metodolojiyi taahhüt etmektir.

“İlk sayfa garantisi” veren ajans nasıl yapıyor?

Genellikle iki yöntem kullanılır: Rekabeti düşük ve ticari değeri sınırlı anahtar kelimeler seçilir ya da kısa vadeli, riskli backlink taktikleri uygulanır. Kağıt üzerinde söz tutulabilir ancak bu sıralama çoğu zaman anlamlı gelir üretmez. Asıl soru şu olmalıdır: Bu kelime işletmeye satış getiriyor mu?

SEO’da minimum kaç ayda sonuç görürüm?

Bu sektör, rekabet seviyesi ve mevcut otoriteye bağlıdır. Teknik sorunlar hızlı düzeltilirse ilk sinyaller 1–3 ay içinde görülebilir; anlamlı trafik ve lead artışı ise genellikle 3–6 ay bandında oluşur. Ancak gerçek başarı, kâra dönüş noktasına ulaşmaktır; sadece sıralama artışı değil.

SEO yatırımının kâra döndüğünü nasıl hesaplarım?

Basit bir model yeterlidir: Organik trafik × dönüşüm oranı × satış oranı × ortalama müşteri değeri. Bu çarpım, SEO’dan gelen geliri gösterir. Bu gelir, toplam SEO maliyetini geçtiği anda break-even noktasına ulaşılmış olur. Ölçüm altyapısı kurulmadan ROI hesaplanamaz.

Trafik arttı ama satış yoksa sorun SEO mu?

Her zaman değil. Sorun çoğu zaman dönüşüm oranında, teklif netliğinde veya satış sürecindedir. Yanlış niyet kümeleri hedeflenmiş olabilir ya da money page yeterince ikna edici değildir. Trafik artışı tek başına başarı göstergesi değildir; nitelikli trafik ve dönüşüm birlikte değerlendirilmelidir.

Sıralama yerine hangi KPI’ları takip etmeliyim?

Sıralama bir ara metriktir; tek başına yeterli değildir. Takip edilmesi gereken ana KPI’lar şunlardır: organik lead sayısı, lead kalitesi (MQL/SQL), dönüşüm oranı, müşteri edinme maliyeti (CAC) ve müşteri yaşam boyu değeri (CLV). SEO’nun başarısı, pozisyon değil kârlılıkla ölçülmelidir.

Picture of Şahan Muratoğlu

Şahan Muratoğlu

10 yılı aşkın SEO ve dijital pazarlama deneyimiyle dijital dünyayı bir entelektüel derinlikte yorumlayan Şahan’ın tutkusu SEO Stratejileridir. Global ve yerel ölçekte rekabetin en sert olduğu pazarlarda kanıtlanmış başarılara sahip olan Şahan, aynı zamanda çeşitli konferanslarda sektöre yön veren yetkin bir konuşmacıdır.
Facebook
Twitter
LinkedIn

Bültenimize abone olarak içeriklerden ilk siz haberdar olun.

Yayınladığımız içeriklerden ilk siz haberdar olmak için e posta bültenimize abone olun.

Son eklenen yazılar