Dijital pazarlamada bütçe harcamak artık zor değil.
Zor olan, bu harcamanın gerçekten müşteri getirip getirmediğini net biçimde görebilmek.
Bugün markalar reklam yatırımlarının büyük bölümünü birkaç ana platformta topluyor. ABD’de toplam dijital reklam harcamalarının yaklaşık %38,6’sı Google, %19,9’u ise Meta üzerinden gerçekleşiyor. Rekabetin bu kadar yoğunlaştığı bir ortamda asıl farkı yaratan şey daha fazla harcamak değil, harcamayı doğru okumaktır. Çünkü trafik artabilir, tıklama maliyetleri düşebilir ya da dönüşüm sayısı yükselebilir; ancak müşteri edinmenin gerçek maliyeti bilinmiyorsa pazarlama performansı doğru değerlendirilemez.
Tam da bu nedenle CPA, yani Edinme Başına Maliyet, dijital pazarlamada kârlılığı anlamanın en kritik göstergelerinden biridir. Brandaft olarak performansı yalnızca trafik veya dönüşüm sayısıyla değil, ölçülebilir kârlılık ve sürdürülebilir büyüme üzerinden değerlendiren veri odaklı bir dijital pazarlama yaklaşımı benimsiyoruz. Bu rehberde CPA’yı yalnızca tanım düzeyinde değil, karar verme perspektifiyle ele alacağız.
CPA (Cost Per Action / Acquisition), belirlediğiniz bir dönüşüm başına ödediğiniz ortalama maliyeti ifade eder. Bu dönüşüm satın alma, form doldurma, demo talebi veya üyelik gibi iş hedefiyle doğrudan ilişkili bir aksiyon olabilir. CPA, pazarlama performansını kârlılık açısından yorumlamayı sağlar; ancak “iyi CPA” tek bir sayıyla tanımlanamaz. Marj, müşteri yaşam boyu değeri (LTV) ve dönüşümün nasıl tanımlandığı CPA’nın doğru yorumlanmasını belirler.
Formül:
CPA = Toplam Harcama / Dönüşüm Sayısı
İçindekiler
Toggle- CPA Ne Demek? (Kavramı Kafada Oturtan 2 Örnek)
- CPA Hangi Aksiyonları Kapsar?
- CPA Nasıl Hesaplanır?
- CPA, CPC, CPM, CPL ve CAC Arasındaki Farklar
- “İyi CPA Kaçtır?” Sorusu Neden Yanlış Sorudur?
- CPA Nerede Kullanılır? (Kanala Göre Kısa Ama Keskin)
- CPA’yı Düşürmek İçin 8 Kaldıraç
- CPA Takibi Hangi Araçlarla Yapılır? (Pratik Kurulum Check-List)
- CPA Neden Yükselir?
- CPA ile İlgili Sık Sorulan Sorular
CPA Ne Demek? (Kavramı Kafada Oturtan 2 Örnek)
CPA, yani Cost Per Action (Edinme Başına Maliyet), belirlediğiniz bir aksiyonun size ortalama kaç liraya mal olduğunu gösterir. Bu aksiyon çoğu zaman satın alma, form doldurma veya demo talebi gibi iş hedefiyle doğrudan ilişkili bir dönüşümdür. CPA’yı doğru anlamanın en kolay yolu ise gerçek senaryolara bakmaktır.
E-ticaret Örneği: Satın Alma Başına Maliyet
Bir e-ticaret markasının reklamlar için 50.000 TL harcadığını ve bu harcamadan 500 adet satış elde ettiğini düşünelim.
Bu durumda:
CPA = 50.000 / 500 = 100 TL
Yani marka, her bir müşteri edinimi için ortalama 100 TL ödemiştir.
Ancak burada kritik bir detay vardır: CPA’nın düşük olması her zaman kârlı olduğunuz anlamına gelmez.
Eğer ürünün brüt kârı 80 TL ise, 100 TL’lik CPA aslında zarar yazdırır. Tam tersine, ürün başına kâr 300 TL ise aynı CPA oldukça sağlıklı olabilir.
Brandaft perspektifinde CPA hiçbir zaman tek başına yorumlanmaz. Gerçek soru şudur: Bu CPA ile gerçekten para kazanıyor muyum?
B2B / SaaS Örneği: Demo veya Lead Başına Maliyet
B2B ve SaaS tarafında CPA çoğu zaman doğrudan satış değil, demo talebi veya lead üzerinden ölçülür.
Örneğin bir yazılım şirketi 30.000 TL reklam harcamasıyla 150 demo talebi elde etmiş olsun:
CPA = 30.000 / 150 = 200 TL
Burada her demo talebinin maliyeti 200 TL’dir. Ancak demo talebi henüz müşteri değildir; yalnızca satış sürecine giren bir fırsattır.
Bu noktada CPA ile CPL (Cost Per Lead) kavramı birbirine karışabilir. Lead başına maliyet düşük görünebilir, fakat demo → müşteri dönüşüm oranı zayıfsa gerçek müşteri edinme maliyeti çok daha yüksek olur.
Bu nedenle B2B pazarlamada CPA’yı doğru okumak için yalnızca reklam verisine değil, CRM’deki satış kapanış oranlarına da bakmak gerekir.
CPA Hangi Aksiyonları Kapsar?
CPA, yalnızca satın alma işlemini değil, işletmenin hedef olarak tanımladığı her türlü anlamlı dönüşümü kapsayabilir. Bu nedenle CPA’yı doğru yorumlayabilmek için önce “hangi aksiyonun ölçüldüğü” net biçimde belirlenmelidir. Özellikle farklı dijital pazarlama kanallarında çalışan markalar ve birden fazla kampanya yöneten sosyal medya ajansı ekipleri için, aksiyon tanımındaki küçük bir belirsizlik bile performansın yanlış okunmasına neden olabilir.
Uygulamada CPA genellikle aşağıdaki dönüşüm türleri üzerinden ölçülür:
- Satın alma: E-ticaret ve doğrudan satış odaklı kampanyalarda en net ve en değerli aksiyondur.
- Form doldurma (lead): Teklif alma, iletişim bırakma veya içerik indirme gibi satış öncesi fırsat yaratma adımlarını kapsar.
- Demo talebi: Özellikle B2B ve SaaS modellerinde satış sürecinin başlangıcını temsil eder.
- Üyelik / abonelik: Platforma kayıt olma veya ücretli aboneliğe geçiş gibi uzun vadeli değer üreten aksiyonlardır.
- Sepete ekleme: Genellikle mikro dönüşüm kabul edilir; doğrudan gelir yaratmadığı için CPA yorumlanırken dikkat gerektirir.
- Telefon araması veya WhatsApp tıklaması: Yüksek niyet göstergesi olabilir, ancak doğru ölçüm için çağrı ve tıklama takibinin eksiksiz kurulması şarttır.
Brandaft yaklaşımında CPA analizi, ölçüm aracından önce iş hedefi tanımıyla başlar. Çünkü aksiyon netleşmeden hesaplanan bir CPA, teknik olarak doğru görünse bile stratejik olarak yanıltıcı olabilir.
CPA Nasıl Hesaplanır?
CPA hesaplama formülü (net):
CPA = Harcama / Dönüşüm
Bu formül basit görünse de yorumlama kısmı kritiktir. Çünkü CPA’nın anlamını belirleyen şey yalnızca harcama tutarı değil, hangi dönüşümün sayıldığıdır. Satın alma yerine form doldurma ölçülüyorsa ortaya çıkan CPA tamamen farklı bir iş sonucunu temsil eder. Bu nedenle CPA’yı doğru okumak için matematik kadar dönüşüm tanımının stratejik doğruluğu da önemlidir.
Hesaplama Yaparken En Sık Yapılan 5 Hata
CPA çoğu zaman yanlış hesaplandığı için değil, yanlış bağlamda yorumlandığı için yanıltıcı olur. Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Dönüşümü yanlış tanımlamak: Satın alma yerine sepete ekleme gibi mikro dönüşümlerle CPA raporlamak performansı olduğundan iyi gösterebilir.
- Sadece platform verisine bakmak: Google Ads veya Meta verilerini, GA4 ya da CRM verileriyle doğrulamamak gerçek tabloyu gizleyebilir.
- iOS, çerez ve attribution etkisini yok saymak: Ölçüm kayıpları CPA’nın yapay biçimde yükselmesine veya düşmesine neden olabilir.
- Offline dönüşümleri ölçmemek: Telefonla gelen satışlar, mağaza ziyaretleri veya satış ekibi kapanışları hesaba katılmadığında CPA eksik görünür.
- Toplam CPA ile kanal/kampanya CPA’sını karıştırmak: Genel ortalama, hangi kanalın gerçekten verimli olduğunu gizleyebilir.
Doğru bir CPA analizi, yalnızca formülü uygulamak değil; ölçüm altyapısını, dönüşüm tanımını ve kanal kırılımlarını birlikte değerlendirmek anlamına gelir.
CPA, CPC, CPM, CPL ve CAC Arasındaki Farklar
Dijital pazarlamada performansı doğru okumayı zorlaştıran en büyük nedenlerden biri, benzer görünen metriklerin aynı şeyi ölçtüğünün sanılmasıdır. Oysa CPA, CPC, CPM, CPL ve CAC farklı aşamaları temsil eder ve her biri yalnızca doğru bağlamda kullanıldığında anlamlıdır. Bu ayrımı netleştirmek, özellikle birden fazla dijital pazarlama kanalı yöneten ekipler ve performans odaklı bir sosyal medya ajansı için kritik bir karar adımıdır.
Temel farkları kısa ve net biçimde özetleyelim:
- CPC (Cost Per Click): Tıklama başına ödenen maliyeti gösterir. Trafik verimliliğini anlamak için kullanılır; ancak tek başına satış veya kârlılık hakkında bilgi vermez.
- CPM (Cost Per Mille): 1.000 gösterim başına maliyeti ifade eder. Marka bilinirliği ve erişim kampanyalarında anlamlıdır; performans ölçümü için yeterli değildir.
- CPL (Cost Per Lead): Elde edilen her bir lead’in maliyetini gösterir. B2B ve form odaklı kampanyalarda önemlidir; fakat lead kalitesi düşükse yanıltıcı olabilir.
- CPA (Cost Per Action / Acquisition): Önceden tanımlanmış bir aksiyon başına maliyeti ölçer. Bu aksiyon lead de olabilir satın alma da; bu nedenle aksiyon tanımı net değilse CPA yorumu da net değildir.
- CAC (Customer Acquisition Cost): Gerçek müşteri edinme maliyetidir. Yalnızca reklam harcamalarını değil, satış ve pazarlama toplam giderlerini yeni müşteri sayısına böler.
| Metric | Ne ölçer | Ne zaman kullanılır | Yanlış kullanım riski |
| CPC | Tıklama başına maliyet | Trafik verimliliğini analiz ederken | Satışla karıştırılırsa yanıltır |
| CPM | 1.000 gösterim maliyeti | Biliinirlik ve erişim kampanyalarında | Performans metriği sanılabilir |
| CPL | Lead başına maliyet | B2B ve form toplama süreçlerinde | Lead kalitesi göz ardı edilirse |
| CPA | Tanımlı aksiyon başına maliyet | Dönüşüm odaklı kampanyalarda | Aksiyon tanımı net değilse |
| CAC | Gerçek müşteri edinme maliyeti | Kârlılık ve büyüme analizinde | Sadece reklam maliyeti sanılırsa |
CPA ≠ CAC.
CPA çoğu zaman reklam platformunda ölçülen bir dönüşüm maliyetidir; CAC ise işin tamamındaki gerçek müşteri edinme giderini ifade eder. CPA düşük görünebilir, fakat satış ekibi maliyetleri veya düşük kapanış oranı nedeniyle CAC yüksek kalabilir. Bu nedenle sürdürülebilir büyüme analizinde nihai karar metriği her zaman CAC ve kârlılık ilişkisidir. CPA ise bu sonuca giden yolun performans sinyalidir.
Doğru metrik, doğru soruya cevap verir.
Bu yüzden performans analizinde ilk adım, hangi kararı vermek istediğinizi netleştirmektir.
“İyi CPA Kaçtır?” Sorusu Neden Yanlış Sorudur?
Pazarlama toplantılarında en sık sorulan sorulardan biri şudur: “İyi CPA kaç olmalı?”
Ancak bu soru çoğu zaman yanlış bir başlangıçtır. Çünkü CPA tek başına anlam taşıyan sabit bir hedef değildir; iş modeline, kâr marjına, müşteri yaşam boyu değerine (LTV) ve satış sürecine göre değişir. Aynı CPA bir marka için sürdürülebilir büyüme anlamına gelirken, başka bir marka için doğrudan zarar anlamına gelebilir. Bu nedenle doğru analiz, ortalama bir sayı aramakla değil, kârlılık ilişkisini kurmakla başlar.
Doğru Soru: “Bu CPA ile Kârlı mıyım?”
Gerçek karar sorusu şudur: Bu CPA seviyesiyle para kazanıyor muyum?
Basit bir mantıkla ifade edersek, sürdürülebilir bir yapı için CPA’nın; brüt kâr, dönüşüm oranı ve LTV hedefiyle uyumlu olması gerekir. Başka bir deyişle, edinme maliyeti müşterinin üreteceği değerin altında kalmalıdır. Aksi durumda CPA düşük görünse bile büyüme sağlıklı değildir.
E-ticaret tarafında bu dengeyi belirleyen temel unsurlar brüt marj, iade oranı ve kargo maliyetidir. Reklam performansı iyi görünse bile yüksek iade oranı veya düşük marj, gerçek kârlılığı ortadan kaldırabilir.
B2B ve SaaS modellerinde ise kritik nokta lead → SQL → Closed Won dönüşüm zinciridir. Lead maliyeti makul olsa bile satışa dönüşüm oranı zayıfsa gerçek müşteri edinme maliyeti hızla yükselir.
3 Adımda CPA Hedefi Nasıl Belirlenir?
Doğru bir CPA hedefi belirlemek, platform önerilerine bakmaktan çok daha stratejik bir süreçtir. Temel olarak üç verinin netleşmesi gerekir:
- Kâr marjı ve LTV’yi bilmek: Müşterinin toplam değeri bilinmeden sağlıklı bir edinme maliyeti hedefi koyulamaz.
- Funnel oranlarını analiz etmek: Dönüşüm oranı, lead kalitesi ve satış kapanış yüzdesi CPA’nın gerçek etkisini belirler.
- Attribution penceresini tanımlamak: Satışın hangi temas noktasına yazıldığı net değilse CPA hedefi de yanıltıcı olur.
Sonuç olarak iyi CPA, evrensel bir sayı değil; iş modeline özel bir kârlılık eşiğidir.
Bu eşiği doğru tanımlayan markalar için CPA bir rapor metriği olmaktan çıkar, büyüme stratejisinin pusulasına dönüşür.
CPA Nerede Kullanılır? (Kanala Göre Kısa Ama Keskin)
CPA yalnızca reklam platformlarında görülen bir performans metriği değildir; doğru kurulduğunda farklı dijital pazarlama kanallarının gerçek iş çıktısını karşılaştırmayı sağlar. Bu nedenle CPA analizi, bütçenin nerede daha verimli çalıştığını anlamak için kritik bir karar aracıdır. Ancak her kanalda ölçüm yöntemi ve maliyet yapısı farklı olduğu için CPA’yı aynı mantıkla yorumlamak yanıltıcı olabilir.
Uygulamada CPA en sık şu kanallarda kullanılır:
- Google Ads (Search / PMAX): Satın alma niyeti yüksek trafiği ölçmek ve ana dönüşüm maliyetini görmek için temel referans noktasıdır.
- Meta Ads: Talep yaratma ve yeniden hedefleme süreçlerinde kreatif, kitle ve funnel etkisini CPA üzerinden okumayı sağlar.
- Affiliate: Komisyon bazlı çalıştığı için doğrudan edinme maliyetiyle ilişkilidir ve genellikle en net CPA ölçümlerinden birini sunar.
- Influencer: Kupon kodu, UTM veya özel landing page ile ölçüldüğünde gerçek müşteri edinme maliyeti hesaplanabilir.
- İçerik pazarlaması: Organik kanalda medya harcaması yoktur; bu nedenle CPA, içerik üretim maliyetinin elde edilen dönüşümlere bölünmesiyle hesaplanır.
Önemli bir nokta şudur: CPA yalnızca ücretli medya metriği değildir. Organik ve sahip olunan kanallarda da hesaplanabilir; ancak bu alanlarda maliyet yapısı farklı olduğu için yorumlama metodolojisi de değişir.
CPA’yı Düşürmek İçin 8 Kaldıraç
CPA’yı düşürmek çoğu zaman tek bir kampanya ayarıyla değil, uçtan uca çalışan bir sistem optimizasyonuyla mümkün olur. Kreatiften hedeflemeye, landing deneyiminden satış sürecine kadar her adım edinme maliyetini doğrudan etkiler. Bu nedenle sürdürülebilir iyileşme, dağınık taktiklerden ziyade birbiriyle bağlantılı kaldıraçları birlikte yönetmeyi gerektirir.
CPA’yı yapısal biçimde iyileştiren temel kaldıraçlar şunlardır:
- Dönüşüm oranını artırmak (Landing + teklif + UX):
Sayfa hızı, reklam mesajı ile içerik uyumu ve net bir CTA, çoğu zaman ek bütçe harcamadan CPA’yı düşüren en güçlü üç etkendir. - Hedeflemeyi düzeltmek (kitle / niyet):
Arama niyetine uygun anahtar kelime seçimi, negatif kelime kullanımı ve düşük kaliteli yerleşimlerin temizlenmesi gereksiz harcamayı azaltır. - Kreatif ve mesajı iyileştirmek (özellikle Meta):
Performans odaklı kampanyalarda ikna edici söylemden çok gerçek kanıt (proof) öne çıkar. Sosyal kanıt, kullanıcı deneyimi ve sonuç gösteren içerikler CPA üzerinde belirleyici olur. - Funnel’ı kısaltmak ve sürtünmeyi azaltmak:
Uzun formlar, gereksiz adımlar veya karmaşık checkout süreçleri dönüşümü düşürerek CPA’yı yükseltir. Sürecin sadeleştirilmesi doğrudan maliyeti etkiler. - Retargeting’i doğru kurgulamak:
Siteyi ziyaret eden, sepete ekleyen veya geri dönen kullanıcıların ayrı segmentlerde yönetilmesi, en yüksek niyetli kitlede daha düşük CPA sağlar. - Teklif stratejisi ve bütçe dağıtımını optimize etmek:
Düşük performanslı kampanyaları durdurmak ve bütçeyi verimli alanlara kaydırmak, toplam CPA’nın hızla iyileşmesine yardımcı olur. - Lead kalitesini ve satış döngüsünü iyileştirmek (B2B):
MQL–SQL ayrımının net yapılması ve CRM’den pazarlamaya geri bildirim akışı sağlanması, görünürde aynı CPA ile daha fazla müşteri kazanılmasını sağlar. - Ölçüm altyapısını güçlendirmek:
GA4 dönüşüm event’leri, enhanced conversions ve server-side tracking gibi kurulumlar veri kaybını azaltarak CPA’nın doğru görülmesini sağlar.
Sonuç olarak CPA’yı düşürmek, tek bir metrik optimizasyonu değil; trafikten gelire uzanan tüm yapının birlikte iyileştirilmesi anlamına gelir. Bu sistem bakışı kurulduğunda CPA yalnızca düşmez, aynı zamanda daha öngörülebilir ve sürdürülebilir hale gelir.
CPA Takibi Hangi Araçlarla Yapılır? (Pratik Kurulum Check-List)
CPA’nın doğru hesaplanabilmesi, yalnızca kampanya performansına değil ölçüm altyapısının doğruluğuna bağlıdır. Eksik kurulan takip sistemleri, gerçekte iyi giden bir kampanyayı kötü gösterebilir ya da tam tersine verimsiz harcamaları gizleyebilir. Bu nedenle sağlıklı bir CPA analizi, reklam yönetiminden önce veri analitiği temelli bir kurulum disiplini gerektirir. Özellikle performans odaklı çalışan ekipler ve veri ajansı yaklaşımını benimseyen yapılar için ölçüm kalitesi, optimizasyonun temelidir.
Pratik bir bakışla CPA takibini mümkün kılan minimum kurulum bileşenleri şunlardır:
- GA4 dönüşüm event’leri: Gerçek iş çıktısını temsil eden aksiyonların doğru tanımlanması CPA’nın temelini oluşturur.
- Google Ads conversion takibi ve enhanced conversions: Platform içi verinin doğruluğunu artırarak eksik ölçümü azaltır.
- Meta Pixel ve CAPI entegrasyonu: Tarayıcı kısıtlarının etkisini azaltır ve dönüşüm verisinin daha tutarlı aktarılmasını sağlar.
- UTM standardı: Trafik kaynağını netleştirerek kanal bazlı CPA analizini mümkün kılar.
Daha ileri seviyede ise CPA’nın yalnızca reklam verisiyle değil, iş sonuçlarıyla birlikte okunmasını sağlayan kurulumlar devreye girer:
- CRM entegrasyonu (ör. HubSpot veya Salesforce): Lead’den müşteriye uzanan süreci görünür kılar ve gerçek edinme maliyetini analiz etmeyi sağlar.
- Offline conversion takibi: Telefonla kapanan satışlar, mağaza ziyaretleri veya satış ekibi sonuçları CPA hesaplamasına dahil edilir.
- Attribution modeli seçimi: Satışın hangi temas noktasına yazıldığını belirleyerek kanal performansını daha doğru yorumlamayı mümkün kılar.
Doğru kurulan bir ölçüm altyapısı yalnızca CPA’yı göstermekle kalmaz; hangi kararın büyüme getirdiğini de ortaya çıkarır. Veri analitiğinin asıl değeri burada başlar: sezgiye dayalı optimizasyonu bırakıp, ölçülebilir ve tekrarlanabilir performans üretmek.
CPA Neden Yükselir?
CPA’daki artış çoğu zaman tek bir nedenden kaynaklanmaz. Performans düşüşleri genellikle kreatiften hedeflemeye, kullanıcı deneyiminden ölçüm altyapısına kadar birden fazla faktörün aynı anda bozulmasıyla ortaya çıkar. Bu nedenle CPA yükseldiğinde yalnızca bütçeyi kısmak değil, sistemin hangi noktasının zayıfladığını doğru tespit etmek gerekir.
Uygulamada CPA artışına en sık yol açan beş temel başlık şunlardır:
- Kreatif yorgunluğu: Aynı reklamların uzun süre gösterilmesi etkileşimi ve dönüşüm oranını düşürür.
- Hedefleme bozulması: Genişleyen kitleler, hatalı anahtar kelimeler veya düşük kaliteli yerleşimler maliyeti yükseltir.
- Landing page performans düşüşü: Yavaşlama, mesaj uyumsuzluğu veya UX sorunları dönüşüm oranını azaltır.
- Tracking kaybı: Çerez kısıtları, eksik event kurulumu veya veri aktarım hataları CPA’nın hatalı görünmesine neden olabilir.
- Rekabet ve medya maliyetlerindeki artış: Aynı kitleye daha fazla marka ulaştıkça edinme maliyeti doğal olarak yükselir.
Bu başlıkların her biri CPA’yı farklı bir mekanizma üzerinden etkiler.
Detaylı nedenleri ve çözüm yollarını adım adım ele aldığımız rehbere buradan ulaşabilirsiniz:
👉 “CPA Neden Yükseliyor? Reklam Bütçenizi Eriten 5 Hata”
CPA ile İlgili Sık Sorulan Sorular
CPA nedir?
CPA (Cost Per Action / Acquisition), belirlenen bir dönüşüm başına ödenen ortalama maliyeti ifade eder. Bu dönüşüm satın alma, form doldurma veya demo talebi gibi iş hedefiyle ilişkili bir aksiyon olabilir. CPA, pazarlama performansını kârlılık açısından değerlendirmeye yardımcı olan temel metriklerden biridir.
CPA ne demek?
CPA, “edinme başına maliyet” anlamına gelir ve bir müşteriyi ya da hedeflenen aksiyonu kazanmak için harcanan ortalama tutarı gösterir. Dijital pazarlama kampanyalarının verimliliğini ölçmek için kullanılır. Ancak tek başına değil, marj ve LTV ile birlikte yorumlanmalıdır.
CPA açılımı nedir?
CPA’nın açılımı Cost Per Action veya Cost Per Acquisition şeklindedir. Her iki kullanım da belirli bir dönüşüm başına maliyeti ifade eder. Hangi aksiyonun ölçüldüğü, CPA’nın gerçek anlamını belirler.
Edinme başına maliyet nasıl hesaplanır?
CPA, toplam reklam harcamasının elde edilen dönüşüm sayısına bölünmesiyle hesaplanır.
Formül: CPA = Harcama / Dönüşüm.
Doğru sonuç için dönüşüm tanımının net yapılması ve verinin doğru ölçülmesi gerekir.
CPA ile CAC arasındaki fark nedir?
CPA genellikle reklam platformunda ölçülen dönüşüm maliyetidir. CAC ise satış ve pazarlama dâhil tüm giderlerin yeni müşteri sayısına bölünmesiyle hesaplanan gerçek müşteri edinme maliyetidir. Bu nedenle CPA düşük olsa bile CAC yüksek olabilir.
Meta CPA nedir?
Meta CPA, Facebook ve Instagram reklamlarında belirlenen dönüşüm başına ödenen ortalama maliyeti ifade eder. Genellikle satın alma, lead veya uygulama yükleme gibi aksiyonlar üzerinden ölçülür. Doğru yorum için Pixel ve CAPI kurulumunun eksiksiz olması önemlidir.
Google Ads CPA nedir?
Google Ads CPA, arama, görüntülü reklamlar veya Performance Max kampanyalarında elde edilen dönüşüm başına maliyeti gösterir. Satın alma niyetinin yüksek olduğu arama kampanyalarında kritik bir performans metriğidir. Enhanced conversions gibi özellikler ölçüm doğruluğunu artırır.
CPA mı CPC mi daha iyi?
Bu sorunun tek bir doğru cevabı yoktur. CPC trafik maliyetini, CPA ise gerçek dönüşüm maliyetini ölçer. Performans ve kârlılık odaklı değerlendirmelerde genellikle CPA daha anlamlı bir metriktir.













